Fatih Erbakan’dan Saadet Partisi’ne; “FETÖ’ye savrulma yaşandı”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Saadet Partisi’ne yönelik çok konuşulacak açıklamalar yaptı. Erbakan, “Saadet Partisi’de Erbakan Hoca’nın vefatından sonra bir FETÖ’ye savrulma yaşandı” dedi.

Gülşah Yücel
Gülşah Yücel Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Kocaeli TV ve Bugün Kocaeli Gazetesi’nin yeni medya plazasına konuk olan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Saadet Partisi’ne yönelik çok konuşulacak açıklamalar yaptı. Erbakan, “Saadet Partisi’de Erbakan Hoca’nın vefatından sonra bir FETÖ’ye savrulma yaşandı. Genel Başkan bizzat kendisi, ‘FETÖ hareketi yani Fethullah Gülen hareketi dünyanın en hayırlı hareketidir’ dedi.

“BİR TÜRLÜ İZAH EDEMİYORLAR”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun, “Merhum Erbakan bugün yaşasaydı CHP'nin yanında yer alırdı” şeklindeki sözlerine yanıt veren Erbakan, “Kendi yanlış pozisyonlarına bir meşruiyet oluşturmaya çalışıyorlar. Ciddi şekilde kendi tabanlarında da teşkilatlarında da tepki var. Hatta zaman zaman söylüyorum. Sokağa çıkmakta zorlanıyorlar. Halka gitmekte zorlanıyorlar. Hatta gidemiyorlar. Çünkü büyük bir tepki var. Yani CHP ile bir de gizli ortak HDP’nin de olması orda tabi birlikte olmalarını bir türlü izah edemiyorlar. Burada böyle bir çırpınma içerisinde Erbakan Hoca’nın ismini kullanarak bir meşruiyet arayışı içine giriyorlar” diye konuştu.

“ASLA YER ALMAZDI”

“Erbakan Hoca, Kuran öğretimine çağ dışılık diyen, Ayasofya müze olarak kalsaydı diyen, toplumsal cinsiyet eşitliği, İstanbul Sözleşmesi diyen bir yapının içerisinde asla yer almazdı” diyerek açıklamalarına devam eden Erbakan, “Tabi Cumhur İttifakı’nda da yer almazdı. Aynen Yeniden Refah Partisi gibi kendisi mücadelesini yapardı diye orada söylemiştim. Bu da borç, faiz, ekonomisi dolayısıyla büyük bir ölçüde 520 milyar dolar bir faiz ödenmiş borç faizi. Şimdi önümüzdeki 3 senede bin 852 milyar lira da bir faiz ödenecek. Kaynak ihtiyacı borçla karşılanmış. Bundan dolayı faiz çıkmış. İmtiyazlı holdinglere kaynak aktarılması söz konusu ve kamuda israf söz konusu ve gelir kalemlerinde yeniden borçlanma, devlet varlıklarının satışı ve vatandaşa zamla vergi ile yük yüklemek. Böyle bir yapıda Erbakan Hoca tabi Cumhur İttifakı’nda da Millet İttifakı’nda da olmazdı dedik” dedi.

“FETÖ’YE SAVRULMA YAŞANDI”

Konuşmasının devamında Erbakan, “Saadet Partisi’de Erbakan Hoca’nın vefatından sonra bir FETÖ’ye savrulma yaşandı. Genel Başkan bizzat kendisi, ‘FETÖ hareketi yani Fethullah Gülen hareketi dünyanın en hayırlı hareketidir’ dedi. Saadet Partisi’nin o dönemdeki genel başkanı. Şimdi Erbakan Hoca, ‘FETÖ’ye giden çocuk siyonizme askeri olur, dış güçlerin maşası olur‘ derken Erbakan Hoca’nın koltuğunda oturup onun mirasını devralıp Saadet Partisi’nin başındaki insanın böyle bir şey söylemesini nasıl açıklayabilirsiniz, nereye koyabilirsiniz? Arkasından tabi Abdullah Gül’ün, Türkiye’nin başına gelmesi noktasında bir ısrarları oldu. Sayın Abdullah Gül, niye gelecek? Tayyip Bey gitsin diye. Tayyip Bey’in niye gidecek? Milli görüşe aykırı diye. Şunu deseler, ‘Tayyip bey şu şu sebeplerden dolayı milli görüşe aykırıdır. Onun için biz gelip milli görüşü uygulayacağız.’ Bunun bir mantığı var. Tayyip Bey gitsin onun yerine Abdullah Gül gelsin demenin nasıl bir mantığı olacak. Bunu milli görüşün neresine oturtacağız. Neden? Çünkü Tayyip Bey’de eleştirdikleriniz Abdullah Gül’de de var” şeklinde konuştu.

“HDP’NİN SİYASİ YOLLARLA MAĞLUP EDİLMESİ LAZIM”

“HDP kapatılmalı mı?” şeklindeki soruya da cevap veren Erbakan, “Kapatılması en çok PKK’nın işine yarar. Bizim bu konuda söylediğimiz hep o. HDP’nin siyasi yollarla mağlup edilmesi lazım. Yani ideolojik olarak, çizgi olarak maalesef yapı olarak o çekirdek kadro özellikle bizim tarihimizle, kültürümüzle, o bölge insanının inancıyla, temel değerleriyle bağdaşmayacak söylemleri, ideolojileri var. Komünizm var, sosyalizm var, ateizm var. Maalesef onlarda toplumsal cinsiyet eşitlikçi onlar da İstanbul Sözleşmesi diyor, onlar da LGBT diyor. Şimdi bunların doğudaki, güney doğudaki insanımızla doku uyuşmazlığı var” diye konuştu.

“HDP’NİN KAPATILMASININ UYGUN OLMAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”

Açıklamalarının devamında Erbakan, “Bunun yanlışlığını, HDP’ye gitmemeleri gerektiğini bizim siyasi yolla anlatmamız lazım. Kapattığınız zaman her seferinde daha da güçleniyor. Bugüne kadar 5-6 kere kapatıldı. Her seferinde daha çok örgütlendiler daha çok mağdur edebiyatı yaptılar. Bir diğeri de dediğim gibi PKK’nın ekmeğine yağ sürmek. Çünkü PKK diyecek ki, ‘Bak biz size yıllardır dedik ki kardeşim bu iş siyasetle olmaz. Dağa çıkalım, silahlı mücadele yapalım. Siz dediniz ki yok biz siyaset yapacağız al bak gördün mü belediyeyi kazanıyorsun kayyum atıyorlar. Meclise giriyorsun partini kapatıyorlar. Gelin öyleyse dağa çıkalım’ diyecekler. PKK’ya bu kozu vermemek lazım. Kapatılmasının uygun olmayacağını düşünüyoruz.

“HUKUKÇULARA BIRAKMAYI DAHA UYGUN BULUYORUZ”

Canan Kaftancıoğlu hakkında verilen karara başta CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer muhalefet partilerinin gösterdiği tepkileri de yorumlayan Erbakan, “Biz uymayacağız demek nereye kadar geçerli olacak. En son, ‘Elektrik faturamı ödemeyeceğim’ deyince elektriği de kesilmişti. Uymaması gibi bir durum söz konusu olmaz. Bu kaos oluşturur. Yargı kararına mecburen uyulması gerekir. Tabi yanlıştır, doğrudur o tartışma ayrı bir konu ama uyulması gerekecektir bir hukuk devleti içerisinde. Tabi Kaftancıoğlu’nun dosyasının içeriğini bilmiyoruz. Karar hukuki midir siyasi midir o konuda yorum yapmak son derece zor. Birçok kişi de zaten önyargı ile içeriğini bilmeden tepkiler gösterdiler. Siyasi düşünceleri ile siyasi tepkiler ve refleksler ile biz bu konuda çok fazla yorum yapmamayı, hukukçulara bırakmayı daha uygun buluyoruz” dedi.

“BİR AN ÖNCE GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASI LAZIM”

“Cumhur İttifakı Selahattin Demirtaş ile ilgili ‘terörist’ diyor. Millet İttifakı ise ‘siyasi suçlu, tahliye edilmeli’ diye çağırıda bulunuyor. Fatih Erbakan ne düşünüyor” şeklindeki soruya cevap veren Erbakan, “O da tabi hukuki bir konu. Bir an önce gerçeğin ortaya çıkması lazım. Terörle bir bağlantısı bir desteği varsa tabi ki bunun affedilecek tarafı olmaz. Bunun gereğinin yapılması lazım. Değilse o zaman da tabi ki hukukun yerini bulması lazım. Ama bu da hukuki bir konu ve ayrıntısına vakıf olmadığımız bir konu. Hukukçuların değerlendirmesi daha uygun olur. Yani doğrudan doğruya bizim siyasi reflekslerimize öyle uygun geldiği için bu siyasi bir karardır demekte doğru değil. Ama tam içini bilmeden hukukidir, adalet yerini bulmuştur demekte zor. Çünkü siyasi birtakım kararlar da oluyor Türkiye’de. O nedenle içeriğini bilip ona göre hukukçuların özellikle bir şey söylemesi lazım” diye konuştu.

“GEZİ OLAYLARINI TASVİP ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

Gezi Parkı davası kapsamında yargılanan Osman Kavala ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in konu hakkındaki tutumu üzerine de değerlendirmelerde bulunan Erbakan, “Bu Gezi olayları gibi hadiseleri özelikle ilk birkaç günden sonra rayından çıkmasından sonra tasvip etmek, benimsemek, desteklemek mümkün değil. Yani kamu malına zarar verilmesi, cumhurbaşkanlığı ofisinin basılmak istenmesi, darbe gibi, ihtilal gibi bir görüntünün verilmesi böyle bir amacın olması. Dışarıdan birtakım desteklerin olması. Medya yoluyla olsun beklide sermayenin de bunlara maddi destek verdiğine ilişkin de iddialar var. Dış kaynaklı birtakım işler de olduysa asla tasvip edilmesi mümkün değil. Biz her zaman seçimle gelen iktidarın seçimle gitmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Burada hukukun üstünlüğü, demokrasi ve tabi sandık en önemli konular. Gezi olaylarını tasvip etmemiz bunları organize edenleri tasvip etmemiz mümkün değil. Çünkü bu dediğim gibi çığrından çıktı. Bambaşka yerlere gitti. Bir askeri darbe gibi bunu da bir halk darbesi gibi bir noktaya götürmek istediler. Vandallıklar oldu, polislere zarar verildi, kamu malına zarar verildi. Bunun tasvip edilmesi tabi mümkün değil. O zaman da söylemiştik. Şimdi de aynı şeyi söylüyoruz” dedi.

“MİLLİ GÖRÜŞÜN KİTABINDA YAZMAZ”

“Milli görüşü hangi siyasi parti temsil ediyor ve Yeniden Refah Partisi’nin, AK Parti’den, Saadet Partisi’nden farkı ne?” şeklindeki soruyu da yanıtlayan Erbakan, “Biraz önce söylediğim bu gider ve gelir kalemleri önemli. İşte giderlerimiz bu kadar 100 milyarlarca lira faiz olduğu zaman. Faize bu paralar verildiği zaman, imtiyazlı holdinglere paylaşımda adalet ilkesine uymayacak şekilde kaynak aktarıldığı zaman ve kamudaki bu israf kalemleri olduğu zaman AK Parti’nin milli görüş çizgisi içinde iktidarı yürüttüğünü söylemek mümkün değil bizim açımızdan. Zaten böyle olsa ben hep söylüyorum. Yeniden Refah Partisi’ne gerek olmaz. Biz de gidip onlara destek olup veya dışarıdan destek olurduk.  Gelir kalemlerine bakıyoruz. Gelir kalemlerinin kaynak paketleri olması lazım. Milli görüş demek denk bütçe demek. Bir kuruş borç almamak gerek. Gelir kalemleri yeniden borçlanmaya dayalı. Burcu borçla kapatmak. Borç faizini borçla kapatmak. Diğer gelir kalemleri devlet varlıklarının satışı. Devlet varlıklarını satmak milli görüşün kitabında yazmaz. Millete zam ve vergi ile yük yüklemek de yine milli görüş ilkelerine aykırı. Kaynak bulunacaksa farklı reçeteyle kemer sıkmadan kaynak paketleri ile kaynak bulunması lazım. Dolaysısıyla özellikle ekonomi alanında eleştirilerimiz bunlar. Mevcut iktidarın milli görüş çizgisinde olduğunu düşünmüyoruz” diye konuştu.

 “NASIL ALTILI MASANIN İÇERİSİNDESİNİZ”

“Abdullah Gül, Chatham House’dan kristal küre ödülü aldı” diyerek açıklamalarına devam eden Erbakan, “Dünya siyonizminin en önde gelen kuruluşlarından bir tanesi. İngiltere kraliçesinin de katkısıyla. Arkasından, ‘Erbakan Hoca’nın adil düzenine inanmıyorum liberal ekonomiye inanıyorum’ dedi. Bu Tayyip Bey’in faiz dünya gerçeğidir sözüyle benzer bir durum. Amerikan askerleri için, ‘Amerika dünyada demokrasi için en çok evladını, en çok askerini, şehit veren ülkedir’ dedi. Abdullah Gül’ün sözlerinden bahsediyorum. Büyük Ortadoğu projesine ortak oldu Abdullah Gül. Amerika’nın Irak operasyonunda tezkerenin geçmesi için mücadele etti. Şimdi böyle bir figürü getirmek milli görüş mü olur? Ebetteki olmaz. Sonrasında da CHP ile birlikte olacağız diye ayrı bir savrulma. Şimdi altılı masanın mutabakat metninde kadına şiddeti önlemek için uluslar arası sözleşmelere uyacağız. Uluslar arası sözleşme dediği İstanbul Sözleşmesi. İstanbul Sözleşmesi’nin altına imza atar mıydı Erbakan Hoca? Nasıl altılı masanın içerisindesiniz ve nasıl CHP ile birliktesiniz?” dedi.

“FARKLI YANSITILDI”

“Vatandaşlardan sizi Cumhur İttifakı’nda görmek istiyoruz şeklinde tepkiler alıyor musunuz?” şeklindeki soruyu da cevaplayan, “AK Parti sempatizanı veya seçmeni olanlar tabi bunu söylüyorlar. Siz de burada olsanız diye. Ama tabi Tayyip Bey ile Kılıçdaroğlu’nun kalması noktasında destek verilmesiyle ilgili biraz farklı yansıtıldı. Biz daha baştan tamamen Cumhur İttifakı’na dahil oluyoruz ve kayıtsız şartsız teslim oluyoruz, destek oluyoruz gibi. Halbuki bizim söylediğimiz biz kendi başımıza gireceğiz bu iktidarın değişmesi yerine yeniden milli görüş yeniden refah iktidarının gelmesi için gayretimizi göstereceğiz. Cumhurbaşkanı adayı olacağız. Cumhurbaşkanın olup yeniden refahı iktidara taşıyıp milli görüş reçetesini uygulamak için mücadelemizi sonuna kadar yapacağız. Yani burada bir teslimiyet yok” diye konuştu.

“HİÇBİR ŞART OLMADAN DESTEK OLMAZ”

Sözlerinin devamında Erbakan, “Dediler ki, ‘Bütün bunları yaptığınız halde ikinci tura kalamadınız. İkinci turda da Kılıçdaroğlu ve Erdoğan kaldı’ şimdi borç ve faiz deseniz borç ve faiz İstanbul Belediyesi’nde daha çok var. Yüzde 8.62 ile iktidar borçlandı kredi aldı dolar faiziyle. Sayın İmamoğlu beklide dünya rekoru yıllık yüzde 10 buçuk faizle dolar borcu aldı. Borç alıyor ve bunun faizini de zamla millete yüklüyor. Bir de üstüne CHP, Ayasofya niye cami oldu var. İstanbul Sözleşmesi var. Kuran öğretmek çağ dışılıktır var. Toplumsal cinsiyet eşitliğini getireceğim. LGBT’ye haklarını vereceğim. CHP gençlik kollarında LGBT komisyonu oluşturulmuş. O zaman böyle bir durumda ehven olarak tabi ki Tayyip Bey’e destek olunabilir demiştik. Ama bu da tabi belli şartlara bağlı. Bu desteğin de gerçekleşmesi için gider kalemlerinin değiştirilmesi, denk bütçe yapılması, faiz ödemelerinin ortadan kaldırılması, kamudaki israfın önlenmesi bununla beraber yap-işlet-devrette kamu özel işbirliği projelerin uyun bir hale getirilmesi gibi bazı şartlarımız da olur. Yani durup dururken hiçbir şart olmadan da destek olmaz” dedi.

“YENİDEN REFAH’I BU İŞİN DIŞINDA TUTUYORUZ”

“Sizce Türkiye’de muhalefet var mı?” sorusu üzerine konuşan Erbakan, “Muhalefette genellikle tabi eleştiri var ama çözüm yok. Ondan dolayı aslında millet de çoğunlukla kararsızların bu kadar çok olması ve muhalefeti çok eleştirenlerin arkasında bunu görüyorum. Ama tabi Yeniden Refah Partisi’ni bu işin dışında tutuyoruz. Mesela sayın cumhurbaşkanı da, ‘Bekara eş boşama kolaydır’ diyordu muhalefet partilerine. Oradan muhalefetten atıp tutuyorsunuz, kaynağınız var mı, çözümünüz var mı diyor. Doğru söylüyor diyorum. Bir tek Yeniden Refah Partisi istisna çünkü bizim kaynak paketleri kitabımız var. Milli kaynak paketleri kitabını yazdık. Projelerimizi ortaya koyduk. Ülke sorunları ve çözümleri kitabımız da ayrıca önemli bir kitap. Dolayısıyla aslında milletin aradığı inşallah muhalefeti milletin önüne koymak için bu çalışmaları yapıyoruz. Bundan sonra artık muhalefetin olduğuna kanaat getireceğini milletin düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN İLGİSİ ÜST SEVİYEDE”

Açıklamalarının devamında üye sayılarından da bahseden Erbakan, “Yeniden Refah Partimize olan ilgi, alaka, teveccüh bunun önemli bir göstergesi. 220 bin seviyesine resmi üyelerimiz geldi. Bu önemli bir rakam. Şu an Saadet Partisi’nin 270 binlik bir üyesi var ve 20 senelik bir parti. MHP’nin 400 küsur bin üyesi var. İYİ Parti 500 bini yeni geçti. Bizim resmi üyemiz olduğu gibi 100 bin tane de elimizde ıslak imzalı form var, sisteme girilmemiş. Yani 350 bine yakın bir üyeden bahsediyorum. Neredeyse 50 senelik parti olan MHP’nin üye sayısını yakalayacak. Dolayısıyla milletimizin ilgisi gerçekten üst seviyede. İnşallah bu sonuca da yansır ve bu projelerimizi sadece sözde değil aynı zamanda fiili olarak uygulamak, milletin derdine derman olmak nasip olur” dedi.

 “O BATIŞTA SİZİN HİÇ PAYINIZ YOK MU?"

Yeni kurulan partiler hakkında da konuşan Erbakan, “Bir de yeni kurulan partilerle ilgili ciddi bir eleştiri var. 10-12 sene iktidarın en etkili makamlarında bulundunuz. Gelinen nokta da Türkiye battı diyorsunuz. Battıysa o batışta sizin hiç payınız yok mu? AK Parti’nin MYK’sında Tayyip Bey’in en yakınında en etkili karar mekanizmasında yer aldınız. Yanlış bir noktaya gidilmişse bunda hiç sizin etkiniz yok mu? İyi olanların hepsi bizden kötü olanların hepsi AK Parti’den. Bu bir kere mantıklı gelmiyor vatandaşa. Diyorlar ki bir enkaz varsa bundan sende sorumlusun. Medyada gösterilenin aksine Anadolu da arazide bu yeni kurulan partilerin çok da bir karşılığı olduğunu görmüyoruz. Gerçekten de büyük bir cilalama, parlatma, büyük bir balon şişirildi ama anketler de bu gözüküyor.  Çok fazla bir varlık gösterebildiklerini görmüyoruz. Dolayısıyla bir ittifak olsalar da çok fazla etkili olabileceklerini zannetmiyorum. Bir ittifak çatısı altında bir araya gelip de istikrarlı şekilde yürüyebileceklerini de çok düşünmüyorum” dedi.

 

# FATİH ERBAKAN İLE İLİŞKİLİ:

16 May 2022 - 18:18 - Siyaset

Muhabir  Gülşah Yücel



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bugün Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bugün Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bugün bir seçim olsa Kocaeli’nde hangi isimleri milletvekili olarak görmek istersiniz?