Reklamı Kapat

Gergerlioğlu, "Devlet Bahçelinin Açıklamaları Toplumu Kaosa, Anarşiye Doğru Sürüklüyor" Dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu TBMM'de Düzenlediği basın toplantısı düzenledi. Basın Toplantısında gündemi değerlendiren Gergerlioğlu, Bahçeli'nin Türk Tabibler Birliği ile ilgili açıklamalarını sert şekilde eleştirdi. İşte o açıklamalar...

Haber  Merkezi
Haber Merkezi Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

"ANTİ DEMOKRATİK ANLAYIŞI DAYATMAYA ÇALIŞAN BİR AÇIKLAMA"

Değerli arkadaşlar dün akşam Twitter'dan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçelinin inanılmaz ve gerçekten korkunç bir mesajı düştü. Türk Tabipler Birliğinin kapatılmasını istiyordu. 'Türk Tabipler Birliği Yönetemiyorsunuz Ölüyoruz, Tükeniyoruz' başlıklı bir kampanya ile hükümetin Covid-19 mücadelesini eleştirmiş ve bu arada hayatını kaybeden ve hastalık kendisine bulaşan sağlık çalışanları ile ilgili bir dayanışma sergilemek için bir kampanya başlatmıştı buna büyük tepki gösteren Sayın Bahçeli bir mesajla Türk Tabipler Birliğinin kapatılmasını istedi. 'Terörist yuvası','vatan haini' ağzına gelen her şeyi söyledi ve adli soruşturma başlatılması gerektiğini söyledi. Bunun İktidara yönelik bir hareket olduğunu vb. sözleri sert bir şekilde söyledi. Biz bunu son derece üzücü son derece vahim bir açıklama olarak görüyoruz. Sn. Bahçeli gerçekten baskıcı anti demokratik bir anlayışı dayatmaya çalışan bir açıklama yapmıştır. Son derece üzücüdür.

"31’İ DOKTOR 91 SAĞLIK ÇALIŞANI HAYATINI KAYBETTİ"

Aynı zamanda biliyoruz ki sağlık çalışanları daha pandeminin başından itibaren herkes tarafından taltif edilmeye çalışılıyordu alkışlarla karşılanıyordu ve iktidarın yanlış politikaları sonucu 31i doktor 91 sağlık çalışanı hayatını kaybetti bu süreç içinde ve yüzlerce sağlık çalışanı hastalığa yakalandı. Bu apaçık bir tedbirsizliğin ihmalin yeterli ekipmanın olmamasının sonucuydu ve iktidarın hatasıydı suçuydu. Tabipler Birliği başka ne yapsın Bunu ben size sorarım. Doktor meslektaşlarını savunmaktan başka onların hakkını hukukunu gözetmekten başka ne yapar bir demokratik kitle örgütü. Tabipler Birliği de yapması gerekeni yaptı ve sağlık çalışanları ile bir dayanışma gösterdi. Siyah bir kurdele takacaklarını önlüklerine ve sağlık çalışanlarının yüksek miktarda hastalığa yakalanması ve vefatları ile ilgili birtakım açıklamalar da yapacaklarını sembolik yürüyüşler yapacaklarını söylediler ve bunun üzerine bu açıklama geldi.

"TOPLUMU KAOSA ANARŞİYE DOĞRU SÜRÜKLÜYORLAR"

Son derece üzücüdür neden Çünkü ülkede gelinen noktayı göstermektedir ülkede apaçık birileri iktidarın uygulamalarından dolayı zarar görüyor ve bir sivil toplum kuruluşu bir demokratik kitle örgütü Türk Tabipler Birliği bu konu ile ilgili bir açıklama yapıyor ve sonrası bir siyasi parti lideri Türk Tabipler Birliği kapatılsın. Şeklinde bir açıklama yapıyorsa orada demokrasiden hukuktan haktan adaletten bahsetmenin bir anlamı yoktur değerli arkadaşlar Biz toplumda bu denli kutuplaştırıcı ayrıştırıcı nefret üreten söylemlere karşıyız ve bir nefret söylemi içinde debelenip gitmesini istemiyoruz. Biz bu toplumda zaten her gün artan nefret söylemi ve linç kültürünün bir an evvel bitmesi gerektiğini söylerken bakıyorsunuz ki hakkını hukukunu haykırmaya çalışan kuruluşlara yönelik siyasi parti liderleri son derece sorumsuz bir şekilde açıklamalar yapıyorlar ve toplumu kaosa anarşiye doğru sürüklüyorlar.

"48 AVUKAT SADECE VE SADECE AVUKATLIK YAPTIKLARI İÇİN GÖZALTINA ALINDILAR"

Kabul edilemez buluyorum ve gerçekten bir siyasi parti liderinin yapmaması gereken bir açıklama olarak görüyorum ama bütün bunlar AK Parti MHP Cumhur İttifakının işte ülkeyi ne hale getirdiğini göstermektedir Düşünün her meslek grubu kendisinin uğradığı mağduriyet ile ilgili bir açıklama yapabilir ama siz bu açıklamayı bir iktidara yönelik tehlike olarak görürseniz o ülkede hiçbir şekilde haktan hukuktan bahsetmenin bir anlamı kalmaz değerli arkadaşlar. Ülkede maalesef anti demokratik uygulamalar son hızıyla devam ediyor. Son günlerde biliyorsunuz 48 avukat gözaltına alındı Sadece ve sadece avukatlık yaptıkları için gözaltına alındılar. Müvekkilleri ile ilgili sorular sordukları için ve müvekkilleri ile savunma anlamında konuşmalar yaptıkları için gözaltına alındılar ve kötü muamele görüyorlar.

"SADECE AVUKATLIK YAPTIKLARI İÇİN BU MUAMELEYE MARUZ KALDILAR"

Sağlıksız koşullarda Korona koşullarında hijyeni olmayan havasız kapalı ortamlarda onlarca kişi beraber tutuluyor. Kimisi Covid oluyor ve halen de gözaltında tutuluyorlar. Avukatlara artık geldi sıra maalesef. Toplumda çok önemli bir şekilde baskıcı bir hava estirildi ve sonrasında da insanlar düşmanlaştırıldı tüm muhalifler düşman ilan edildi ve cezaevlerine dolduruldu suçlu ilan edildi ve en sonunda da onları savunan avukatlar savunanlar da suçlu ilan edildi. Sadece ve sadece avukatlık yaptıkları için bu muameleye maruz kaldılar. Kabul edilecek bir davranış değil Biz bir an evvel demokrasiye hukuka dönülmesi gerektiğini söylüyoruz ve bu muamelenin kabul edilemez olduğunu söylüyoruz.

"KÜRTÇE ALERJİSİ ARTIK ÖZEL ÜNİVERSİTELERE DE GELMİŞ"

Değerli arkadaşlar ülkenin dört bir tarafında maalesef anti demokratik uygulamalar devam ediyor. Daha taze bu sabah aldığımız bir haber. Bakın Kürt meselesindeki anti demokratik tavrın iktidarın tavrının maalesef özel üniversitelerde de devam ettiğine dair çok üzücü gelişmeler yaşanıyor. Öğretim Üyesi Bekir Tank inkılap tarihi hocası. 3 yıl önce öğrencilerine bir ödev vermiş. Atatürkün Gençliğe Hitabesini ve İstiklal Marşını Kürtçe ye çevirin demiş. Bu üniversitede rahatsızlığa neden olmuş. Aynı zamanda hoca bir takım başka ödevler de vermiş yabancı öğrencilerin olduğu bir üniversitede. Savaş öldürür barış yaşatır. Cümlesini farklı dillerde yazın demiş yine Yurtta barış dünyada barış. Cümlesini farklı dillerde yazın demiş yine Seni seviyorum. Cümlesini istediğini dillerde yazın demiş. Bütün bunlardan dolayı tepki çekmiş üniversitenin öğrenci konseyi bundan dolayı bir tepki göstermiş ve üniversite hocayı kızağa almış ve sonunda da 31 Ağustos 2020 gününde sözleşmesini iptal etmiş. Yeniden bir sözleşme yapmamış Düşünün Kürtçe alerjisi Kürtçe ye yönelik hasmane duygu ve düşünceler artık özel üniversitelere de gelmiş İstanbul Ticaret Üniversitesinin bu tavrından dolayı üniversiteden bir açıklama bekliyoruz. Olacak bir şey değil Kamuoyu buna tepki gösteriyor gösterecek de çünkü bu ülkede maalesef devlet eliyle iktidarlar eliyle oluşturulmuş ve sürdürülmüş Kürt meselesi var Kürtlere yönelik ayrımcı politikalar var ve bunların kaldırılması gerektiğini biz partimiz olarak söylerken bunları daha da arttıran uygulamalara imza atıyor devlet üniversiteleri özel üniversiteler maalesef bu uygulamalara imza atıyor en sonunda da Kürtçe konusunda empati oluşturmaya çalışan bir öğretim üyesi Bekir Tank sırf bu gayretlerinden dolayı üniversiteden uzaklaştırılıyor Olacak şey değil Maalesef Kürtçe ye yönelik alerjinin bir başka versiyonunu yaşıyoruz ve kabul etmiyoruz, kınıyoruz!

"VALİLİKLERİN İLK TEPKİSİ NE YAZIK KI, DOĞRU AÇIKLAMA YAPMAK YERİNE YALANLAMAK"

Geçtiğimiz hafta bahsetmiştik Uşakta kadın öğrencilere yönelik Uşak Emniyetinde yapılan işkenceleri anlatmıştık çıplak bir şekilde üst iç çamaşırı ve daha sonra alt iç çamaşırının dize kadar indirilmesi suretiyle otur kalk işkencesi yapılması bir işkenceydi. Biz bunu geçtiğimiz hafta da eleştirmiştik ve Uşak Valiliği bunu ilk önce duymazdan gelmişti eleştiri şiddetimizi yoğunluğumuzu arttırmıştık ve sonunda Uşak Valiliği bir açıklama yaparak bu konuya bir açıklama getirdi ama tabi ki bu olayı kara propaganda olarak niteleyerek doğru konuşmayarak bir açıklama yaptı. Biz valiliklerin doğru olmayan açıklamalarına zaten aşinayız. Yıllardır insan hakları savunucusuyum yıllardır siyasetçiyim ve valiliklerin yanlış uygulamalar karşısındaki ilk tepkisinin doğru açıklama yapmak veyahut da halktan özür dilemek yerine doğru olmayan açıklamalar olduğunu çok iyi biliyoruz daha geçtiğimiz günlerde Sakarya Valiliğinin Kürt işçilere yönelik linç girişimi için linç yapılan genç kadın tarafından çekilen videoyu reddetmesi apaçık ortada. Böyle absürt bir açıklama vardı linçe uğrayan genç kadın telefonla video çekiyor ama Valilik: Böyle bir görüntü bu olaya ait değildir. Diye açıklama yapıyor. O zaman devlet ile millet arasında bir uyuşma nasıl olacak arkadaşlar ben size sorarım. Nasıl böyle bir şey olabilir Bunu anlamak mümkün değil maalesef Uşakta da yine aynı şekilde oldu tüm öğrencilerin anlattığı otur kalk işkencesi için Uşak Valiliği açıklama yapıyor: Böyle bir şey yoktur yaptığımız her şey usule hukuka uygundur. Diyor ama öbür taraftan tüm öğrenciler böyle bir muamelenin yapıldığını apaçık söylüyorlar.

"KADINLARA YÖNELIK İÇ ÇAMAŞIRLARININ AŞAĞI İNDİRİLMESİ VE 'OTUR, KALK' ŞEKLİNDE BİR MUAMELEYE RASTLADIK"

Başka kadınlar da anlatıyor bunu: Alt çamaşırımı çıkarttırıp kurbağa gibi 3 kez zıplattılar. Diyen kadınlar var gözaltında uğradıkları muameleleri anlatırken. Bakırköy Cezaevine girişte çırılçıplak soyundum. Diyen kadınlar var. 18 yaşındaki kızım ve ben de çıplak arandım. Diyen kadınlar var ve bunlar haber kanallarında yayınlandı maalesef bir gerçek bunlar Valilikler bunları yalanlayacağına bir daha emniyet müdürlüklerinde bu tür hadiselere mahal vermeyeceklerini açıklasınlar. Biz  bir milletvekili olarak devlet görevlilerinin yaptığını takip ederiz eleştiririz ve bir daha olmaması için onları uyarırız soru önergeleri veririz araştırma önergeleri veririz devlet görevlileri kendilerini masum zannetmesinler sorgulanamaz zannetmesinler hesap verilemez zannetmesinler mutlaka her yaptıklarından hukuk önünde hesap verecekler mahkemelerde ter atacaklardır insan onuruna haysiyetine aykırı hiçbir fiile imza atamaz devlet görevlileri devlet adına böyle bir şeyi kesinlikle yapamazlar.

"ANAYASA MAHKEMESİNİTAKMIYORUM' DİYEBİLEN BİR BAKAN VAR"

Değerli arkadaşlar biz böyle söylüyoruz ama bir İçişleri Bakanı var Süleyman Soylu. Her gün bir açıklama yapıyor inanılmaz açıklamalar yapıyor. Kendisi biliyorsunuz Anayasa Mahkemesinin kararları ile ilgili çok ilginç açıklamalar yapan bir bakan. Anayasa Mahkemesinin güvenlik soruşturması ile ilgili kararı için geçtiğimiz aylarda Anayasa Mahkemesini takmıyorum. Diyebilen bir bakan. Düşünün bu ülkede her şeyin üstünde bir Anayasa vardır her şeyin Anayasaya uygun olup olmadığını denetleyen bir Anayasa Mahkemesi vardır ama yürütmenin bir bakanı kalkıp Anayasa Mahkemesine demediği lafı bırakmıyor demediği hakareti bırakmıyor ve onu tanımadığını söylüyor. En sonunda da geçtiğimiz gün Anayasa Mahkemesi Başkanına "Seni bizden başka kim koruyacak O zaman işine bisikletle gitseydin" Gibi absürt cümleler söylüyor. Bir kaba dayı edasıyla bir mahkeme başkanına had bildirmeye kalkıyor aslında toplumun bu tür söylemlere karşı İçişleri Bakanına haddini bildirmesi gerekiyor çünkü bu ülkede hiçbir bakan hiçbir devlet görevlisi Anayasanın üstünde değildir. Hiçbir devlet görevlisi Anayasa Madde 138e göre yargı mercilerine had bildiremez talimat veremez böyle bir yetkisi yoktur. Bulunduğu konumu itibariyle böyle bir şeyi yapma hakkı yoktur ama İçişleri Bakanı inanılmaz ifadeleri ile hukuk devleti dışındaki inanılmaz ifadeleri ile bir bakandan ziyade sıradan bir vatandaşı andırıyor ki bu sıradan vatandaşın karakterinin de hiç iyi olmadığını tüm kamuoyu da çok net bir şekilde biliyor.

MUSTAFA KAVUT VEFAT ETTİ

Mustafa Kavut KHK'lı bir kişi beyin kanaması sonrası vefat etti. Süleyman Demirel Üniversitesi öğretim görevlisiydi ve ihraç sonrası pazarlarda pekmez sarımsak satarak hayatını kazanmaya çalıştı. Büyük acılar üzüntüler çekti ve genç yaşta beyin kanaması sonrası vefat etti değerli arkadaşlar.

SURİYELİ BİR ÇOCUK SAMSUN'DA ÖLDÜRÜLDÜ

Suriyeli bir çocuk Samsunda 20 kişilik bir ırkçı grubun saldırısına uğrayarak öldürüldü hemen her gün ırkçı grupların saldırısına uğrayarak Kürtleri duyuyoruz Suriyelileri duyuyoruz bu ülkedeki en büyük sorun ırkçılıktır ve ayrımcılıktır. Bu meselenin Kürtü, Türkü, Arabı, Uygur Türkü, ayrılmaz her türlü ayrımcılık lanetliktir diyoruz.

"KHK'LI VEYSEL ATASOY GENCECİK YAŞINDA COVID NEDENIYLE KÜTAHYA CEZAEVİNDE VEFAT ETTİ"

Bakın yine Covid vakaları cezaevlerinde devam ediyor. KHK'lı Veysel Atasoy gencecik yaşında Covid nedeniyle Kütahya Tavşanlı T Tipi Cezaevinde tutuklu idi koronadan vefat etti. Bir KHK'lı polis memuruydu kendisi.

Geçen hafta yine Ayşe Koca babası KHK’lı bır kişi tıp fakültesi öğrencisiydi. Yaşadığı sıkıntı ve üzüntülerden dolayı çok az rastlanan mide kanseri oldu ve vefat etti. Biz de gayret ettik son nefesinden önce babası onu hastanede ziyaret edebildi. Metastaz yapmış meme kanser hastası Fatma Aşkın Gaziantep Cezaevi’ndeydi. Mart ayında tahliye edilmişti. Dün vefat etti. Allah rahmet eylesin diyoruz kendisine. Son olarak da kaçırılma vakaları var onları da söyleyerek basın toplantımızı bitiriyoruz.

MEHMET BAL 

Batmandan İstanbul'a gelmişti ve İstanbul'da kaçırıldı nerede olduğu bilinmiyor hala bulunamadı.

GÜLİSTAN DOKU 

Dersimde kayboldu İçişleri Bakanlığı hala bir açıklama yapamıyor ve arama faaliyetlerini bıraktı.

HÜRMÜZ DİRİL

Süryani 2 vatandaşımızdan kadın olanın annenin cesedi bulundu ve hala Hürmüz Diril maalesef bulunamadı.

YUSUF BİLGE TUNÇ 

Aylardır söylüyoruz yıllardır söylüyoruz 400 günü aşkın bir şekilde Yusuf Bilge Tunç yok. Birileri onu kaçırdı ve bir yerlerde işkence ediyor sanırız çünkü ölüsü de yok dirisi de yok ne olduğu belli değil böylesine inanılmaz haydutça işler yapılan bir devlette yaşıyoruz ama biz bütün bunları kabul etmiyoruz ve sonuna kadar vatandaşlarımızın hakkını ve hukukunu arıyoruz ve arayacağız.

19 Eyl 2020 - 13:33 - Gündem

Muhabir Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bugün Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bugün Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Fatma Kusalkoç - TTB Türk milleti devletı vatanı ve bayragı ile ilgisi hiç olmadı.Hekimlerin dertlerını dert edinmeyen sivil toplum kuruluşu.Sağlığı ve sağlıkcıları temsil etmiyor

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Eylül 19:33
01

Bahatin Koç - TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ TABİPLERIN DEĞİL KENDİ İDEOLOJISINI YANSITIYOR..SİYASİ BİR TUTUM İÇİNDE ŞER ODAKLARIN TAŞERONLUGUNU YAPIYOR.ATATÜRK'ÜMÜ ANDI ŞEHİTLERIMIZİMİ ANDI. HANGI MİLLİ VE DİNİ BAYRAMIMZI KUTLADI.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Eylül 19:31



Anket Kandıra'ya Çöp Tesisi Kurulsun Mu?