Gizle

BAĞ-KUR Borçları…!

Ülkemizde birçok Bağ-Kur sigortalı olarak çalışan bulunuyor. Herhangi bir işverene hizmet sözleşmesi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar Bağ-Kur sigortası yaptırmak zorunda.

SGK, bu kişilerin sosyal güvencesi olarak Bağ-Kur sigorta primlerini tahakkuk ettiriyor.

Bu primlerin zamanında ödenmemesi, sağlık hizmetlerinden yararlanılmasına engel oluşturuyor.

Buraya kadar her şey normal görünüyor.

Elbette primler ödenmezse sağlık hizmetinden de yararlanamazsınız.

Prim borcu bulunanlar sağlık kuruluşlarından hizmet almak istediklerinde “borcunuz var, bu nedenle ücretli muayene olacaksınız” deniliyor.

Yani hiçbir sağlık güvencesi bulunmayan kişiler kategorisinde yer alıyorsunuz.

Bu kısmı da normal karşılanabilir.

Muayene ücretini ödedikten sonra sıra geliyor reçeteye.

Eczaneye gidiyorsunuz. Sizin prim borcunuz bulunuyor, bu nedenle ilaçlarınızın tam ücretini ödeyeceksiniz deniliyor. Malum grip olduğumuzda kullandığımız bir antibiyotiğin ücreti neredeyse bir ailenin 1 aylık mutfak masrafına eşdeğer.

İnsan bir an ben bu ülkenin vatandaşı değil miyim, bir miktar borcum var, çeşitli nedenlerle ödeyemiyorum, sanki üvey evlat muamelesi görüyorum diye düşünüyor.

Dikkatinizi çekmek istiyorum.

Hastalandınız. En basit tedavilerde bile muayene ücreti, tahliller, ilaç masrafı vs. karşınıza çıkıyor.

Kolay kolay altından kalkılacak meblağlar değil.

Tüm bunları yine de problem değil, o kadar olur, normaldir diye düşünebilirsiniz. Tabi ki aldığımız hizmetin ücretini ödemeliyiz. Keşke bu kadarla kalsa.

Bu ücretlerin yanında bir tarafta prim borçları üst üste katlanarak artıyor, diğer taraftan faiz işletilerek borç daha da büyüyor.

Maddi durumunuz iyileşti ve bir gün prim borçlarınızı ödemeyi düşündünüz. Bu primleri faiziyle birlikte ödüyorsunuz.

Sonuç olarak sizin prim borçlarınızın bulunduğu dönemde yaptığınız muayene, tahlil, ilaç vs. masrafları hiçbir şekilde düşülmüyor. Yani devlet her koşulda bu prim bedellerini faiziyle tahsil ediyor. Üstüne sağlık masraflarını da cepten yapıyorsunuz. Bir nevi yararlanamadığınız bir hizmetin parasını faiziyle ödüyorsunuz.

Bağ-Kur sigortalılarının cebinden aynı hizmet için iki kez para çıkıyor. Adalet terazisi bu konuda da Bağ-Kurlular aleyhine şaşmış durumda.

Bu durumda ne yapılmalı sorusu geliyor akla. Ya eninde sonunda ödemek zorunda olduğumuz primlere borçlu olsak da sağlık hizmetlerinden indirimli yararlanma sağlanmalı ya da sigorta güvencesini kullanamadığımız, parasını ödeyerek hizmet aldığımız dönemlere ilişkin Bağ-Kur primlerinde indirim yapılmalı.

Fakat bu seçenekler uygulamaya geçirilir mi, Bağ-Kur sigortalılarının mağduriyeti ne zaman giderilir, ne kadar daha haksız yere para ödenir bilinmez.

Ki ülkemizde milyonlarca sağlık, eğitim ve diğer hizmetlerden bedava yararlananlar bulunurken.

İnsan kendine acaba üvey vatandaş mıyım diye soruyor.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Emin Andız - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Emre - Çok güzel bir konuya değinmişsiniz, ben de bu konuda muzdarip bir esnafım, 2016 yi yapilandirdim ödüyorum, 2017 birikiyor ve sağlık hizmetlerinden yararlandirmiyorlar. Teşekkürler iyi çalışmalar

Yanıtla . 0Beğen 09 Mart 00:58

Anket 24 Haziran Seçimlerinde Hangi Adaya Oy Vereceksiniz?