Gizle

Stockholm Sendromu!

Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi, kaybedilen savaşlar ve topraklar, milyonlarca insanımızın zorunlu göçü, milyonlar ile ifade edilen şehit sayısı, büyük bir travma oluşturmuştur. Balkanlarda, Kuzey Afrika'da, Yemen’de, Kafkaslarda, Suriye ve Irak cephelerinde büyük bir mücadele verildi. Kalan son eğitimli neslimizide Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı'nda kaybettik. Bu durum Cumhuriyet Dönemi entelektüel !!! ve aydınlarında !!! Osmanlı'nın son döneminde ortaya çıkan, Batı hayranlığının derinleşmesine yol açtı. Kendi içinden çıkan entelektüel ve aydınları tarafından bu kadar aşağılanan dünya üzerinde başka bir ülkeye rastlamanız mümkün değildir. Aldıkları eğitim dolayısı ile kimi Amerikan, kimi İngiliz veya Fransız, kimileri de Alman hayranı oldular. Milletini ve Devleti'ni aşağılayarak popüler olacaklarını, hatta NOBEL bile alabileceklerini bildiklerinden bu yolda çok azimlidirler.

"Temel teorileri de bu millet adam olmaz"

Stockholm Sendromu, rehinenin kendisini rehin alan kişiye bağlanması ya da celladına aşık olmak şeklinde tanımlanıyor. Bizim aydın ve entelektüellerimizde sıkça rastlanan bir rahatsızlık durumu. Psikologlarımızın ilgi alanına giriyor konu.

Bu topraklar, hain üretme konusunda da son derece verimlidir. Metrekareye düşen hain sayısında da bizimle kimse yarışamaz. Bu durumunda sebebi ekonomiktir. Norveç'e, İsveç'e, Avustralya'ya ihanet etme karar verirseniz bir dolar verecek sponsor bulamazsınız. Ama iyi bir proje ile Türkiye'ye ihanet planlarsanız milyar dolarlık sponsorlar hazırdır.

İşte bu şartlar altında bu millet dünyayı derinden etkileyen 16 büyük devlet kurmuştur. Cumhurbaşkanlığı forsunda yer alan 16 yıldız bu devletleri işaret eder. Kurduğu her devlet ise bir öncekinin üst modeli olmuştur. Son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bugüne saldırı altındadır. Sayısız darbe ve başarısız darbe girişimi, çeşitli terör operasyonları, bize özel üretilmiş ekonomik krizler. Bunların sadece birkaçını yaşamış bir devletin ayakta kalma şansı yoktur. Bu devlet ayaktadır ve dünyanın ilk 20 ekonomisi arasına girmiştir. 85 yılda daha iyisi yapılmalıydı diyenlere, nasıl olabileceğini de anlatırlarsa saygı duyabilirim. Ancak bu milletten bir şey olmaz diyenlere, Stockholm Sendromunu hatırlatmak isterim.

Kişisel gelişimimize baktığımızda, babalarımız dedelerimizden daha iyi eğitim aldılar ve daha iyi şartlarda yaşadılar. Bizde babalarımızdan daha iyi eğitim aldık ve daha iyi şartlarda yaşadık. Çocuklarımıza da daha iyi koşullar ve eğitim imkânı verebildik. Devlete baktığımızda da aynı süreci gözleyebiliyoruz. 2015 verilerine göre 81 ilde 193 üniversite kuruldu. Eğitim standartları tartışılsa da yeni nesiller onu da geliştirecektir. Dünya çapında markalaşan firmalar, Global Şirketlerde üst düzey yöneticilik yapan insanlarımızın sayısı hızla artıyor. Bardağın boş tarafını görüyoruz ki zaten sürekli yüzümüze vuruluyor. Dolu taraflarının da olduğunu, geçen yıllarımızı göz önüne getirirsek görebiliriz. Bir kısım insanımızda siyasi iktidarlara karşı olmakla veya siyasi eleştiri ile devlet yapısı karıştırılıyor. Siyasi iktidarlar belirli bir dönem hizmet eder veya etmez giderler. Devletin bekası ise siyaset üstüdür.

SON SÖZ

85 yılını, tüm saldırılara karşı tamamlamayı başaran Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri sağlamdır. Binlerce yıllık devlet geleneği alan, onlarca devlet kuran bu millete saygı duyun. Devlete karşı bugünde yarında saldırılar olacaktır. Bu saldırılar milleti birleştirmek te, mücadele azmi ve kararlılığını arttırmaktadır. Asıl bu durumu fark eder ve saldırmayı bırakırlarsa, o zaman korkalım. Boş kaldığımız her an birbirimize girmek de genlerimizin bir parçası.

18 Mart Çanakkale Zaferi'ni ve bu ruhu taşıyan Afrin'deki kahramanlarımızı kutluyor, tüm şehitlerimize Allah'tan (c.c) rahmet diliyorum mekânları cennet olsun.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Çetin Çıldır - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

05

Gürbüz Biçer - Yazının her satırına katılıyorum.

Yanıtla . 2Beğen 14 Mart 19:44
04

m.mete aksakal - Çetin bey.Bu haftaki yazınız gene bizlere ufuk açıcı, hatırlatıcı olmuş.Elinize sağlık yeni yazınızı sabırla bekliyorum.

Yanıtla . 2Beğen 14 Mart 17:58
03

Ali çınar - Toplumumuza ne olduğunu nerden geldiğini hatırlatan ve umut vadeden bu yazınızdan dolayı teşekkür ederim...Devlet bekası için sizin gibi yazarların çoğalmasını temenni ederim.

Yanıtla . 4Beğen 14 Mart 00:06
02

İsmail Karakadılar - Hep dış güçler, onların desteklediği hainler. Çok eksik bir eleştiri. Nerede ülkemizi ortaçağa döndürmek isteyen zihniyet. Ortaokulu bitirenlerin yüzde kaçı açık lise denilen ucubeye gitmek zorunda kalacak. Zülfü yare dokunmayan bir yazı.

Yanıtla . 0Beğen 13 Mart 19:45
01

Emre - "Devletimizin bekası siyaset üstüdür"

Çok doğru bir söz.

Ayrıca 2.238 yıllık bir devlet (ilk Türk devleti / Hun İmp. M. Ö. 220 Teoman Han) geleneğine sahip bir milletiz.

Sizin de belirttiğiniz gibi her yıkılan Devletimizin daha üstün vasıflara sahip her daim yenisini kurmaya muktedir olmuş bir milletiz.

Biz istiklal marşı "Korkma" diye başlayan toprakları şehitlerimizin kanıyla sulanmış güzide vatanımızı canımızla, malımızla, son neferimiz nefes aldığı sürece savunur, üzerimize kurulan her türlü oyunun ve saldırının üstesinden geliriz Allah (cc) izniyle.

Kaleminize sağlık, yüreğimizin sesi oldunuz.

Yazılarınızın devamını heyecanla bekleriz.

Yanıtla . 1Beğen 13 Mart 19:33

Anket 24 Haziran Seçimlerinde Hangi Adaya Oy Vereceksiniz?