Eğitimin İçler Acısı Hali

Gündem o kadar yoğun ki bir konu hakkında yazmaya başlıyorum ama gün içinde başka bir gündem maddesi oluşuyor, diğer yazı anlamını kaybediyor.

Türkiye’nin siyasi tansiyonu uzunca bir süre düşmeyecek gibi.

Bu hengâme ne yazık ki bilim ve teknolojide ilerleyen devletlerle aramızda mesafenin açılmasına neden oluyor.

Ülkemizin geleceği ile ilgili benim en büyük endişem, eğitimdeki dibe vurmuş halimizdir. Tabi baba olunca bu hassasiyet daha da artıyor.

Eğitim sözlük anlamı ile bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri ve toplumda yer edinebilmesi için edinilen bilgi, beceri, anlayış değişikliklerine denir. Yani kısaca aranılan ve ihtiyaç duyulan niteliklere göre insan yetiştirmektir.

Ülkemizde yaşayan her bireyi yakından ilgilendiren eğitim sistemi ile bazı araştırma sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum ki eğitimde hangi seviyede olduğumuzu gözler önüne serelim.

Dünya Ekonomik Forumu’nun sonuç bildirgesinde 2020 dünya ekonomisinde insanların en çok ihtiyaç duyacağı ilk 3 beceri sorun çözme, eleştirel düşünce ve yaratıcılık.

OECD’nin üye ülkeler ve Türkiye’deki 15 yaşındaki çocuklarımızla yaptığı araştırmada eleştirel düşünce ve yaratıcılık testinde çıkan sonuç dehşet verici. Türkiye’nin oranı  %2.2, OECD ortalaması 12.2.

Güney Kore’de bu oran %28…

Hiçbir şey yapmayı beceremiyorsan git Güney Kore’deki eğitim sistemini al ki bari torunlarımıza düzgün bir eğitim olanağı sunalım. Ama yok, hemen hemen her yıl yapılan değişikliklerle eğitimi yapboza çevirdik.

Bir başka acı tablo.

New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Selçuk Şirin’in de kaleme aldığı Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) çocuklarla ilgili yaptığı araştırma raporu.

Ne yazık ki ülkemizde “şiddetli maddi yoksunluk” içerinde yaşayan çocukların oranı artıyor. Tabloyu incelemeniz için ekliyorum.

Türkiye’de yaşayan çocukların %38’i “şiddetli maddi yoksunlukla” boğuşuyor.

Hamasi siyasi nutuklarla ülkenin geleceğini kurtaramıyoruz. Bu önemli toplumsal yara hükümetin katkısı olmadan asla çözümlenemez. Ancak bunun için bir eylem planı gerekli. Hem de çok acil. Bırakın artık şu kısır siyasi çekişmeleri. Çocuklarımızın, ülkemizin geleceğini bu kadar basit hesaplar için heba etmeyelim.

Son olarak bir not daha aktarayım.

2017 öğrenci yerleştirme sınavları sonucuna göre İmam Hatip mezunu öğrencilerin %18’i, devlet okullarının %35’i, özel okulların %45’i 4 yıllık fakülteye yerleşebiliyor.

Ne ki 2012 ile 2017 yılları arasında İmam Hatipli öğrenci sayısı 5 kat artarak 1 milyon 300 bine yükselmiş. Kimsenin dini eğitim almasına karşı değilim. Ancak verilen eğitimin içeriğinin bizi geleceğe sağlıklı bir şekilde taşıyamayacağı da ortada.

Hedefimiz çok net…

Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün belirlediği “Muassır Medeniyetler Seviyesi

Bu eğitim politikaları ile gelişmiş ülke seviyesini yakalamak bir hayal olsa da umut fakirin ekmeği...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Cihan Baylan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket 24 Haziran Seçimlerinde Hangi Adaya Oy Vereceksiniz?