Reklamı Kapat

Siyaset ve Dava…!

Kelime manası İnsanları yönetme sanatı, devlet işlerini düzene koyma ve halkın menfaatlerini gözetmek olan siyaset, 21 yy.’da üzülerek söylüyorum ki gerçek manasını yitirmiştir.

Özünden sapan siyaset ya da benzeri olan politika kavramları insanların zihninde yalan, dolan, hırsızlık  vs. gibi olumsuz algılarla doldurulmuştur.

Öyle ki insanlar siyaset deyince korkar hale gelmiş ve nefret dolu gözlerle bakıp kendilerini uzak tutma gayreti içinde kalmaya özen göstermiştir.

Halbuki siyaset hayatın her alanını doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilendiren bir kurumdur.

Siyasi her faaliyet ya da karar kişinin gerek toplumsal gerek bireysel yaşamını etkilemektedir. Konu ile ilgili tarihi Milattan öncesine kadar bile varan yüzlerce eser vardır.

Platon’dan Aristoya, İbn Haldun’dan İbn Rüşt’e kadar konu ile ilgili görüşlerini kaleme almış, isimlerini tek tek yazamayacağımız yüzlerce Aydın ve Filozoflar vardır.

Devlet yönetiminde huzurun ve refahın olması konusunda hepsinin farklı yöntemleri  olsa da, temelde düşünceler birbiri ile ya aynı ya da benzerdir

Kimi Siyaset kurumunun temelinde ‘’Adalet’’ olması şartı koşarken kimi ‘’Erdem’’ ve ‘’Erdemli’’ kişilerin olması gerektiğine vurgu yapar. Dolayısı ile kirli olan Siyaset değil Adaletten uzak Erdemden bihaber olan İnsanoğludur.

İşte tamda bu noktada bu kirliliğe mahal vermeyecek olan bir nokta toplum nezdinde değer bulmalıdır. Bu değeri hak eden şeyde davadır. Samimi, Adaleti, Erdemi içinde barındıran bir dava, Siyasi yarışlarda hakkını alamasa da bu kirliliği ve olumsuz algıyı yıkacak olan önemli bir değer ve çimentodur.

İnsanın bir davası ve ülküsü olunca tek derdi yaşadığı Ülke ve ülkenin sorunlarıdır. Çünkü davası olan Erdemlidir, Adaletin tesis edeceği ortamın önemini bilmektedir. Bir Ülküsü vardır demektir. Gerektiğinde Davasının hak ettiğini alması için mevki ve makam hırsını bir kenara bırakıp, nefsini ayaklar altına almasını bilir.

İyi güzel de şimdi bu konu nereden çıktı diye sorabilirsiniz.

Yakın zamanda bir seçim atlattık.

Seçim sürecinde sahada olmuş bir kardeşiniz olarak hem bu süreçte gördüklerim hem de yaklaşan 15 Temmuz sürecinin yıldönümü olması sebebi ile Türkiye nezdinde Siyaset ve Dava konusuna bir örnek vermek için kısa bir giriş yapmak istedim.

İki yıl öncesinde hain bir darbe ile karşı karşıya kalan bu ülkenin bir ferdi olarak bu süreçte nefsini ayaklar altına almış bir Dava Adamı ve Siyasi Lider gördük.

Hep söylediğim gibi adı gibi bir duruş sergileyen Devlet Bahçeli’nin davası yani ülkesi adına yaptıkları Siyaset kurumunun Erdemli yönlerini gözler önüne sermesi yönünden çok önemli bir örnektir.

Neden Erdemli yönü diyorum çünkü sürecin başından beri ülkenin milli menfaatlerini korumaya yönelik oluşturduğu öncü ve birleştirici ruh ile zorlu süreçten çıkmayı sağlayan Bahçeli bu zaman zarfında hiçbir makam, mevki beklentisi içinde olmadığını defalarca söylemiştir.

Yaklaşık 2 aylık saha çalışmalarımızda da gördüğüm şuydu ki, vatandaşın bu adımların farkında olduğu ve Dava ya da Dava Adamı denilince akla Bahçeli’nin gelmesi şeklindeki gerçekliğin görülmesiydi.

Geçmiş siyasi hayatında da benzer teklifler ile karşı karşıya kalan Bahçeli, Siyaset kurumuna zarar vermemek, vatandaş nezdinde Dava’nın kutsallığını bozmamak adına bu talepleri reddetmiş ve birçok insanın yapamayacağını yapıp nefsine rest çekmiştir.

Beş bin Ülkücü şehidin hakkının üzerinde olduğu, ülkenin öz yapısını yansıtan Türk-İslam davasını hiçbir siyasi pazarlığa alet etmemiş ve davanın yücelmesi adına önemli hamleler yapmıştır.

Siyaset ve Dava ayrımının farkında olması sebebi ile bu harekete bir leke sürdürmeden Bahçeli, Türk-İslam ülküsünün bayrağını alnının akıyla taşımaya devam etmektedir.

Devlet Adamlığının verdiği ağırlık ile ülkenin girdiği her çıkmazda elini taşın altına koymaktan çekinmemiş ve her zaman söylediği gibi ‘’Benim aklım hep Türkiye’dir’’ söylemine yakışır bir şekilde hareket etmiştir.

Hain darbe girişiminin yıldönümünün yaklaştığı şu günlerde tüm vatandaş ve siyaset erbapları dava bilincinin önemini anlamak için şapkalarını önüne koyup bir düşünmelidir.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim İnanç Çakıroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kandıra'ya Çöp Tesisi Kurulsun Mu?