Gizle

Romantizma!

“büyük keder içerirmiş, gördüm, anladım
etten geçip aşka varanın sevgisi.
bunun yanında sevgilim bunun yanında
etin ihaneti, kısaca
hiçbir şeydir” *Birhan Keskin - Taş Parçaları (XIV)

En son ne zaman sahici oldun?

Televizyon kumandasını kaybettiğin an panikleyen ellerini ne zaman gezdirdin bir çocuğun boynunda?

Hani diyorsun ya kimse beni anlamadı, ondan bu yalnızlığım! Sen en son ne zaman dokundun ki göz altlarına sevdiğinin? Hiç söylenmedi mi rüyalarında, bir insanın göz altları hep çocuktur. Öptükçe bir çizgiyi uğurlarsın kavga kıyamet.

Bir de şu kıyamet meselesi var. Düşünde zebanileri sıraya çizdiğin mahşer kızıl kızıl dalgalanırken, asıl çıkmazın eklemlerinden yukarı yürüyen romatizman değil mi?

Sen daha market kasasında yüzün kızarmadan, diğer müşteriden saklanmadan kondomu koyamamışsın banda. Üzerine ultra sızdırmaz çocuk bezini yığdığın ‘OK’ küçük paketin tezadını kendine bile anlatamamışsın. Daha dışarıda nerede durman gerektiğini görememişsin, içindeki yangını nerende bulacaksın?

“Katlanan, insanın birbirine yapışan yaralarından
bir yuva inşa etmektir aşk da, varla yok arasından
Ve ahşabı kemiren de ahşaba dahildir,
değil dışarıdan.
Beyhude insanın yuva arayışı ama
yine de yuva arar insan” *Birhan Keskin - Taş Parçaları (XXXI)

Bilmeden arıyorsun eksiğini. O yara orada değil. Oradaysa bile sana ait değil. O bir yara bile değil.

Sen o kırık kiremitten yağan ağıdı hiç duymadın. Yüksekten düştüğünde, penceredeki aslına bakarken belki de ilk kez bu kadar yakındın kendine, söyleyemedin.

Şimdi tutmuş ıslak bir romantizm şarkısının nakaratını iş olsun diye buzdolabına iliştiriyorsun. O kağıtta satırları dondurduğunun farkına varmadan, her geçişinde daha da sıradanlaştığı için bir kez bile okumadığın kelimelerle süslüyorsun çevreni.

Hem de ölümün anlamını bilmeden aşka öykünüyorken.

Ve tek gerçekliğin romatizmanken...

“birini seviyorsan onu öldürme! demek kolay
oysa her âşık önce kendine sonra yanındakine cellat.
ve aşkta ölümün bir anlamı vardır, görklü kılınan
bozulsun diye im
her ateş önce yanını yoklar sevgilim.

bundan böyle ne vakit bir yangından artakalan
isle kararmış bir şair gölgesi görsen
başıboş, duran, susan, içinden yanan:
ya da bir kızkardeş, ağlayan kekliğine,
uzak ve göğsünde klarnet sesiyle dolaşan” *Birhan Keskin - Taş Parçaları (XXXIV)

Bir şansın daha var şimdi. Saklama kendini ceplerine o market kasasında! İzin ver o yaraya, ölmeye izin ver iyileşmen mümkünken hala...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Deniz İnan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ak Parti Çayırova Belediye Başkan Adayı Kim Olmalı?