Gizle

Dünya 5’ten Büyüktür!

Devlet kanalımız olan Türkiye Radyo ve Televizyon Kurulu’nun bünyesinde yer alan ve dünya kamuoyunu takip eden TRT World bu yıl ikincisi olan ve dünyanın birçok yerinden 600’ü aşkın Siyasetçi, Siyasetbilimci, Uzman vs’nin katılımı ile ilgili 3 ve 4 Ekim arasında bir forum gerçekleştirdi. ‘

’Parçalanmış bir Dünyada Barış ve Güvenliği yeniden düşünmek’’ teması ile toplanan forumun amacı küresel sorunlara uzmanları ile çözüm arama amacı taşımaktadır. Ayrıca ‘’Dünya 5’ten büyüktür’’ söylemi üzerinden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin adaletsiz yapısını irdelemektir. Vakit kısıtlılığından forumu takip edemesem de Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın ‘’Dünya 5’ten büyüktür’’ söylemi ile ilgili açıklamalarını dinleme şansım oldu. Ki geçtiğimiz hafta Erdoğan BM’nin 73. Genel Kurulu’nda bu söylemini yinelemişti. Konu ile ilgili geçmişten günümüze örgütün yapısı ile ilgili bir yazı kaleme almak düşüncem varken bundan vazgeçmiştim fakat konunun tekrar gündeme gelmesi bu düşüncemi aksi yönde değiştirdi.

Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği süreç sonunda savaşın galibi devletler dünyadaki savaşlara, çatışmalara vs. çözüm bulmak, uluslararası barışı tesis etmek için Ocak 1920’de Milletler Cemiyeti’ni kurmuştur. Millet Cemiyeti Genel Kurulunda daimi üye sayısı İngiltere, Fransa, İtalya ve Japonya ile 4 iken 1926’da Almanya’nın katılması ile 5’e çıkmıştır. 5 sürekli üye’nin yanı sıra 9 geçici üyesi olan Cemiyette veto hakkı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yapısının aksine sadece daimi üyelere değil geçici üyelere de tanınıyor ve kararlar yine BM Güvenlik Konseyi’nin aksine oybirliği ile alınıyordu. Milletler Cemiyeti herhangibir uluslararası problemde sadece ekonomik yaptırım uyguluyordu. İkinci Dünya Savaşına giden sürecin başı olan İtalya’nın Habeşistanı işgali, Japonya’nın Mançurya’ya saldırması ve daha sonrasında Almanya’nın saldırgan hatta savaşa yol açan tavrını engelleyemeyen Genel Kurul savaş sonunda kendini feshetmiştir. Uluslararası problemleri çözmek için yola çıkan örgüt görüldüğü üzere kendi içinde ve daimi üyesi olan 3 büyük devletin saldırılarından kaynaklı olarak yıkılmıştır. İkinci Dünya Savaşının bitiminden sonra günümüzde de varlığını koruyan Birleşmiş Milletler kurulmuştur. Birleşmiş Milletler temelini 1941’deki Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Roosevelt ve Birleşik Krallık Başbakanı Churchill’in görüşmesinden almıştır. Bu temel, Hürriyet ve Demokrasi ilkeleri üzerinde kuruludur. İki başkanın bu iki ilke üzerine verdiği demeci örgüte üye olan devletler de kabul etmiştir. Avrupa’dan ve Avrupa’nın işlerinden uzak durmayı ilke edinen Monroe doktrini yerini artık Kıta Avrupa’sında daha aktif bir ABD’ye bırakmıştır. Soğuk savaş rüzgarlarının estiği bu dönemde, Milletler Cemiyetinde olmayan ABD, BM’de yerini almıştır.

  6 Temel Organdan oluşan örgüt’ün en önemli organı yazımıza da konu olan Güvenlik Konseyi’dir. 5 daimi üye ve 10 geçici üyeden oluşan konsey, Milletler Cemiyetine göre daha farklı ve adaletsiz yapıdadır. ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya Federasyon’unu örgütün daimi üyeleridir. Kararlar oyçokluğu ile alınmasına rağmen daimi üyelerden birisinin veto hatta çekimser kalması ile sonuç alınamaz ver herhangibir yaptırım uygulanamaz. BM, MC’ye göre ekonomik yaptırımın yanında askeri yaptırımda uygulayabilir. 193 üyeli örgütte geçiçi üyelerde 2 yılda bir değişir. Genel itibari ile Güvenlik Konseyi bu yapıdadır.

 Örgüt yapısından da anlaşılacağı üzere yaptırım kararları 5 dünya gücü olan daimi üyelerin çıkarlarına göre uygulanmaktadır. Buna örnek vermek gerekirse Kaddafi Libya’sına askeri yaptırımı onaylayan daimi üyeler, Suriye örneğinde görüldüğü gibi 2 daimi üye Çin’in ve Rusya’nın vetosu ile yaptırım uygulanamamıştır. Çünkü Suriye üzerinde ekonomik ve siyasi çıkarları olan Çin ve Rusya askeri yaptırım oylamasında tasarıyı veto etmiştir. Buradan askeri yaptırımı savunduğum manasını çıkartmayın sakın. Sadece konunun özünü anlamak manasında yakın tarihlerde yaşadığımız örnekler üzerinden konuyu özetledim. Konsey’in bir diğer tezat tarafı da temsil noktasında. 193 üyeli örgütün sadece birbirine yakın kıtalar ve süper güçler ile temsil ediliyor olması alınan kararların sadece bu devletlere hizmet ettiğini gösterir nitelikte. Her BM Genel Kurulunda Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuyu dile getirmeye çalışmıştır. TRT’nin organize ettiği forumda da Erdoğan ‘’Güvenlik Konseyinde kıtalar ya da 193 üye adaletli temsil ediliyor mu?’’ diye bir soru sordu ve ‘’Böyle adalet sağlanabilir mi?’’ dedi. Evet adalet böyle çıkar odaklı bir yapıda sağlanamaz. Ayrıca Erdoğan konu ile ilgili ‘’ İkinci Dünya Savaşı ya da Soğuk Savaş döneminde değiliz, yapı değişmelidir’’ söyleminde bulundu. Uluslararası sistemde birçok sıkıntının olduğu günümüzde daimi üyelerin sadece çıkar odaklı hareket etmesi sorunların neden çözülemediğini gösterir nitelikte. Temsili noktada dünya nüfusunun yarısından çoğunun temsil edilmediği bu sistemde bahsolunan Demokrasi nerededir? Milyonlarca çocuğun ,yaşlının daha doğrusu insanın öldüğü dünyada diğer ilke olan Hürriyet nerededir?

Sonuç olarak BM kuruluş temelinde yer alan Hürriyet ve Demokrasi ilkeleri kavramdan öteye yani uygulamaya geçememiştir ama bunlara rağmen ‘’Dünya 5’ten büyüktür’.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İbrahim İnanç Çakıroğlu - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ak Parti Çayırova Belediye Başkan Adayı Kim Olmalı?