Reklamı Kapat

Seçmen Ne Dedi?

Seçimler, siyasetçi için karne dönemleridir. Belirli bir süre görev yaparlar ve bu dönemin sonunda halk değerlendirmesini yapar ve karnelerini verir.

Siyaset ve siyasetçinin konumunu belirleyen en güzel sözü Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın adaylık sürecinde söyledi.

-Ne iş yaptığımı soranlara işsizim diyorum. CV’mi (özgeçmişimi) vatandaşa sundum. Beğenir işe alırsa 1 Nisan’da işe başlayacağım.

Bu ifadede de tanımlandığı üzere işveren olan halktır. Bu halk da 31 Mart seçimlerinde işçileri olan siyasetçilere mesajını çok açık bir şekilde vermiştir. Seçimin bitmesini üzerinden 11 gün geçti ve bu mesajı alması gereken siyasetçiler ise 10-20 bin oyun peşinde.

Demokrasilerde 1 oyun bile önemine sonuna kadar inanıyorum. Ancak 57 milyon insanın verdiği oyun, ortak akıl ve iradenin anlaşılması konusu da en az o kadar önemlidir. Halkın verdiği mesaja gereken önemi vermeyen siyasetçilerin siyasi ömrü çok uzun olmaz. İstanbul seçimlerinde şaibelerin konuşulduğu kadar, mecliste veya ilçe belediyelerinde iktidara oy verip, büyükşehirlerde vermeyen en az 500 bin insanın verdiği mesaj ne kadar alındı? Aynı şekilde Ankara’da ki seçmenin 25 ilçeden 22’sini iktidara verip, büyükşehirde muhalefeti tercihi ne kadar anlaşıldı?

Oy kullandığım sandıkta iki kişinin TKP’ye verdiği oy, Ovacık’ta başlayıp Tunceli’de devam eden bana göre gönül belediyeciliği kavramının hayat bulmuş hali “Komünist Başkana” bir selam gönderme mi?

Vatandaş % 51,7 oy verdiği iktidara ülkeyi yönetme görevine devam mesajı vermiştir. Ayrıca siyasi iktidarın bir türlü düşüremediği kutuplaşma ve gerilime el koymuş, önemli bazı belediyelerin bir kısmının muhalefete geçmesini sağlamıştır. İktidar kanadı ortaya çıkan bu sonuçtan mutlu olmalıdır.

Gerilim seviyesi yüksek halk kitlelerini yönetmek çok zordur. Vatandaşın çözdüğü bu sorundan istifade ederek, başkanlık sistemini kurum ve kurallarıyla inşa etme görevi iktidarındır. Ülkenin ekonomiden adalet sistemine, milli eğitimden, tarım başta olmak üzere üretimin artırılmasına, dış politikada her geçen gün artan gerilime kadar sayısız çözüm bekleyen sorunu vardır.

Bu sorunlara odaklanmak yerine, yeni bir İstanbul Büyükşehir seçimi, öncesi ve sonrası ile 2019 yılını heba etmek anlamına gelir. Bu durum da tamiri zor yaralara yol açar. Hukuktan kaynaklanan itirazlara da, bir oyun yerine ulaşması için yapılan mücadeleye de saygımız vardır. Ancak ülkenin henüz tamamen zedelenmemiş kurumlarından biri olan Yüksek Seçim Kurulu’nu rahat bırakmak gerekir.

Seçimin güvenliği en başta iktidarın sorumluluğudur.

Bir usulsüzlük veya organize bir suç varsa, bunu önlemesi gereken de iktidardır. Bu suçun üzerine gitmek bundan sonraki seçimlerin güvenliği açısından da önemlidir. Durulması gereken yer tam da burasıdır. Bu noktanın ötesine geçerek, süreci zorlamak yeniden bir seçime taşımak hem iktidara hem de bu ülkeye çok şey kaybettirir.

Siyasette bazen durmak ve sakince durumu değerlendirmek önemlidir.

Ayrıca kendi seçmeninizin iradesine saygı duyulmasını istiyorsanız, karşı tarafa oy veren seçmenin iradesine de saygı göstermelisiniz. Hukuki süreç tamamlanmalı ve ortaya çıkan sonuca saygı gösterilmelidir.

Bu sürecin en zayıf halkası Anadolu Ajansıdır. Her seçim dönemi tartışılan ancak bu seçimde zirve yapan milli ajansımızı yönetenler ve bağlı olduğu bakanın önce süreç dolayısıyla özür dilemesi sonra da istifası bir zorunluluktur.

Seçim sürecinin bir an önce tamamlanması ve normale dönülmesi önemlidir. Ülkenin iç meseleler ile uğraştığı her gün, dışarıda başımıza örülen çorapların sayısı artmaktadır. Sınırlarımızın dibine tarihin hiçbir döneminde şahit olmadığımız miktarda yığınak yapılmaktadır. En son İngiltere Kıbrıs Rum kesimine 121 uçak kaydırarak pozisyonunu güçlendirmiştir.

Akdeniz de hemen her ülkenin donanması temsil edilmektedir. Sinemada bir kural vardır. Sahnede silah görünüyorsa muhakkak patlar. Bizim sahnemizde aklına esen herkes silah göstermektedir. Son beş yılda 7 seçim ile yaşanan gerilim yeterlidir. İçerde imar ve inşa dışarda direnç oluşturmak bu ülke için hayati bir meseledir. Kendi insanımızı düşman ve hain ilan etme anlayışı terkedilmelidir. İçerde tabi ki bu güçlere hizmet eden hainler her zaman olmuştur. Bunlarla yapılacak mücadelede kamuoyu desteği başarının anahtarıdır. Seçim dönemlerinin ayrıştırıcı dili yerine, asgari müştereklerde halkı bir ve diri tutacak yola geri dönülmelidir.

SON SÖZ;

Halk bu seçimde siyasetçiye uzlaşma ödevi vermiştir. Muhalefete geçen birçok belediyede meclis çoğunluğu ve ilçe belediyeleri iktidar kanadınındır. İktidara ise her türlü sıkıntıya rağmen torpilli bir karne hazırlanmıştır. Bu karnenin kıymeti bilinmelidir. Ak Parti’ye verilen oyun büyük kısmı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verilmiştir. Vatandaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifade ettiği gurur ve kibirli yerel yöneticilerin bir kısmına da ders vermeyi uygun görmüştür. İktidar partisinin yereldeki bazı yöneticilerinin halkın kendileri ile ilgili gerçek karnesini merak ettiklerini sanmıyorum. Bu karneden gereken ders çıkarılmazsa ilk seçimde torpil ortadan kalkacaktır. Siyasetçilere çağrım gerçek patron olan vatandaşın mesajına odaklanmalarıdır. Özetle; Patron uzlaşın dedi uzlaşın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çetin Çıldır - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Gurbi̇c - Her satırına katılmamak mümkün değil. Süper analiz. Maalesefsağır kulaklar, kör gözler ,patlak egolar farkında değil.Vatana yazık, geleceğimizi heba ediyor lar

Yanıtla . 0Beğen 11 Nisan 20:20

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (262) 321 41 78
Reklam bilgi

Anket 31 Mart Yerel seçimlerinde Ak Parti'ye oy vermediğiniz için pişman mısınız?