Reklamı Kapat

Sezer’in hakkını Başkan Sezer’e verin…

Kendimi daha fazla gözlemlemeye, dikkat etmeye, incelemeye, araştırmaya, karşılaştırmaya, düşünmeye ve fikirlerimi şekillendirip toplumla paylaşmaya adayalı uzun yıllar oldu.

Sonuçların bazılarını dile getirebilsek, kelimelere dökebilsek de, birçoklarını da maalesef ki hala açıklayamamanın verdiği hüzün ile de yaşamak zorunda kalıyoruz.

Demokratik bir kültürümüz hala çok düşük…

Eleştirileri hala düşmanlık görüyoruz…

Eleştirenleri de hala “bertaraf” edilmesi gereken olarak görüyoruz…

Merhametsizlik özellikle siyaset alanında had safhada.

Kişilere değil, tüm ailesine de sirayet eden bir merhametsizlik gittikçe çoğaldı.

Rızkı kendilerinin dağıttığını sananlar, sadece “aracıyız ve aracı olmamayı tercih ediyoruz” sözleri ile yaptıklarını ve yedikleri kul haklarını görmüyor, görmek de istemiyorlar…

“Sadece insan olmayı reddeden” adeta virüs gibi bir hastalık halini aldı!

Özellikle sosyal yaşam alanları, ekonomik imkanları, iş fırsatları oldukça dar ve sınırlı olan küçük şehirler, ilçeler ve beldelerde olduğu gibi, Kocaeli ve benim ilçem Gölcük’te de maalesef aynı hastalık oldukça yaygın..!

Yetkiyi alanların(!), kendilerinin yeterli gördükleri hizmetleri, hizmet dağılımlarını, tüm toplum için de yeterli görme hastalığı olanca hızıyla çoğalıyor..

Geçmiş yıllarda ve özellikle yerel seçimler öncesinde kaleme aldığım bir yazımı, bugün yerel yönetim yetkilerini alan(!) isimlere, makamlara hitaben yeniden hatırlatmak isterim…

 **

MİTS, BİTS ve Şeffaflık

 Nedir bu “MİTS” ile “BİTS” diyeceksiniz. Açıklayacağım.

Özellikle büyükşehir belediye seçimleri ile, aynı şehirlerin ilçe belediye seçim sonuçlarına göre farklı siyasi partilerden adayların kazanması ile, halkın beklediği hizmet anlayışında bir eksiklik olacağı söyleniyordu.

Ve söylenenlerin hayata geçirildiği, Ankara, İstanbul ve İzmit belediyelerinde, enteresan engeller çıkarıldığı belirgin şekilde de görülüyor…

Özellikle yeni yönetim sistemlerinde anayasamızın değişik maddelerle de hüküm altına aldığı “ülke nimetlerinin ve külfetlerinin eşit şekilde yararlanılması” hususları, maalesef ki göz ardı edildiği durumlarla hala karşılaşıyoruz.

Seçilenlerin keyfiyetleriyle yapılan yatırımlar, imar değişiklikleri… 

Kamulaştırmalar…

Hayatın olağan sürecindeki olması gereken hizmetlerin ve yürütülmesindeki çeşitli olağan olması gereken giderlerin, yine keyfiyete göre, mikro milliyetçiliğe göre ve aldıkları oya göre dağıtımları…

Kimi yerlere hiç verilmeyen hizmetlere karşın, kimi yerlerin defalarca bozulup tekrar yapılması…

“Bizden” olanlara tanınan ekonomik, sosyal ve kültürel imkanların, “olmayanlara” sunulmaması…

Bazen, kuş uçmaz kervan geçmez yol kenarlarına yapılan kilometrelerce kaldırımlara imrenerek, sadece sudan ve çamurdan kurtulmayı arzulayanların beklentileri…

Bırakın başka ülkeleri, komşu şehirlerde, hatta ilçelerde dahi göz göre göre yapılan devasa hizmetlerin, bazı yerlere sırf “uzayan kol” olmadıkları için bir türlü gelmemesi…

Toplumun temsilcileri olan diğer kurum ve kuruluşların istek, temenni ve dileklerinin yok sayılması..

Görmezden, duymazdan gelinmesi…

Sorumluların ve sorumsuz davrananların, adam sendecilerin toplum önünde ifşa edilememesi…

Ama iletilen taleplerin de değerlendirildiğinde takdir edilerek, topluma aktarılamaması…

İşte bu düşüncelerin bir araya getirilerek, “başarılı ile başarısızı”, “sorumluluk sahipleri ile sorumsuzlukları” göstere göstere ilan edecek bir sistem, düzenleme önerisidir “MİTS” ile “BİTS”.

Önerim sadece bir seçilmiş makam örneklenerek yapılmış olsa da, benzer şekilde, sıralı olarak toplum adına hizmet etsin diyerek, her seçilmiş makam sahibi kuruluşlara da uyarlanmalı olduğu kanaatindeyim.

“Şeffaflık” ve “hesap verebilirlik” kaygısı olmayan yetki sahiplerinin sayesinde tabii ki…

“MİTS – Muhtar”, “BİTS – Belediye” İhtiyaç ve Talep Sistemi (web sayfası)

Örnek olarak; bilindiği üzere mahalle muhtarının mahalleliyi doğrudan ilgilendiren görevlerini özetlersek:

1- Cadde, sokak ve meydan levhalarını zaman zaman kontrol ederek eksik ve bozulmuş olanları belediyeye bildirerek yapılmasını sağlamak, 

2- Salgın ve bulaşıcı hastalıkları şüpheli kimseleri ilgili kuruluşlara bildirmek, 

3- Muhtaç, yaşlı, sakat ve kimsesizlere, “Yeşil Kart” verileceklerin ve afet zamanlarında yardım yapılacakların tespiti gibi işlerde idareye yardımcı olmak,

4- Mahallede yapılan ve yürütülen hizmetlerle ilgili görüş bildirmek, gibi sayabiliriz.

Bu maddelerin dördüncüsünü açmak lazım.

“Yapılan ve yürütülen hizmetlerle ilgili görüş bildirmek” konusuna, mahallelinin talepleri, istekleri ve önerilerini de ilgili mercilere aktarmak vardır, olmalıdır.

Peki, muhtarlar tarafından görüş bildirilen hizmetleri yürütmekle sorumlu ve yetkili makamların, (örneğin belediye başkanlıkları, milli eğitim müdürlükleri vb.), kendilerine iletilenler konusunda ne kadar sorumluluk alıp da ne kadar sorumsuz davrandıklarının denetimini halk nasıl yapacak?

Muhtarların günümüz teknolojileri ile bireysel olarak kullandıkları facebook, instagram vb. gibi sosyal medya aracılığı ile bu duyuruları, hizmetleri, talepleri ya da haberleri ile mi yapacak..!

Mahallesinin en yakın seçilmiş temsilcisi aracılığıyla ilettikleri sorunlarını, taleplerini ve isteklerini, acaba muhtarlar ilgili makamlara iletmişler mi? Nasıl öğreneceğiz!

Hangi konuları, hangi makamlara iletmişler?

Hangi makam, muhtar tarafından bildirilen ve MİTS vasıtasıyla da ilan (ifşa) edilen bu toplumun sorunlarına (veya BİTS vasıtasıyla vaad edilen projelerin süreçleri), taleplerine ve isteklerine göre nasıl bir önlem alınmış?

Alınmış mı?

Yoksa duymamazlıktan mı gelinmiş?

İşte MİTS (Muhtar İhtiyaç ve Talep Sistemi) ve BİTS (Belediye İhtiyaç ve Talep Sistemi); bizlere bu kontrolü ve ilgili makamlara seçerek gönderdiğimiz insanlarımızın sorumluluklarını yerine getirip getirmediklerini, öğrenmemizi sağlayacak.

Yetkililerin fikir, hizmet ve proje öneri kabiliyetlerini de görmüş oluruz, onay makamlarının desteklediklerini de, kösteklediklerini de öğrenmiş oluruz…

Biz önerelim, yetkililer incelesin, değerlendirsin, makul görürlerse uygulansın.

Bu önerim de burada bir not olarak kalsın vesselam…

Ancak şimdi bir fazlalığıyla!

Aynı şekilde en başta İzmit Belediyesi olmak üzere, Belediyeler projelerini, önerilerini, gerçekleştirme duyuruları yanında, engellemeleri de ilan etsinler!

İlan etsinler ki, kim ak! kim kara! ortaya çıksın…

Tabi bunu yapmak da kolay değil.

Özellikle ikinci dönem hesabı veya milletvekilliği hesabı yapanlar için…

**

Son yerel seçimlerden sonra aynı parti üyesi olmasına rağmen belirgin insani değişiklikleri ile yetkileri eline alanlar(!), eski düşünce yapısındaki insanların hala yönlendirici pozisyonlarda görev alması nedeniyle istediği atılımları da yapamıyor olduğunu görüyoruz.. duyuyoruz.

Kendi doğrularına ve uygulama isteklerine maalesef ki engeller çıkarılıyor.

Aslında seçim beyannameleri açıklandığında da özellikle Gölcük adaylarının projeleri bazında düşüncelerimi ve çekincelerimi de sizlerle paylaşmıştım.

Mesela Ali Yıldırım Sezer için; “ifade etmeliyim ki ilan edilen projeleri ile sayın Sezer, bazı projelerde hedef büyütmesi beklenirken, hedef küçültmüş..!!” demiştim.

Şimdiki AK Parti İl Başkanı, Gölcük Eski Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş’in bile önceki seçimlerde vaatleri arasında yer alan ama çivi çakılmayan, hiçbir adım atılmayan “Değirmendere Marinası” projesinin, Sezer’in vaatleri ile küçültülerek sadece “Değirmendere Kuruçeşme Tekne Bağlama Yeri ve Sahil Düzenlemesi” Projesi adıyla, seçim öncesi yeniden toplumun beklentilerine pazarlandığını gördük.

Ve bir süredir bu alanın Ankara’dan onaylarının alındığını vs. okuduk medyadan.

Ama benim duyumlarıma göre Sezer’in “Değirmendere’ye Marina” ısrarı, birileri(!!) tarafından onay görmüyormuş!

Hatta Sezer’e; “Ulaşlı’ya yap, Halıdere’ye yap, ama Değirmendere olmaz!” dendiğini de duyuyoruz…

Bunun üzerine de halkın dilinde, ‘başkan Sezer’in neredeyse istifa etme durumuna bile geldiğine’ dair birçok sözler, eleştiriler duydum…

Göründüğü gibi eğer söylentiler doğruysa, aynı partiden isimlerin icra makamına gelmesi bile yetmiyor!

Milletin derdi ne! Birilerinin derdi ne!

Bırakın Allah aşkına ya!

Madem halkımız, yerli milli irademiz ile Sezer’i Belediye Başkanı yaptı,

Sezer’in hakkını Sezer’e verin, “gölge etmeyin de çalışsın” adam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Yarın seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?