Reklamı Kapat

SAMİMİYET TESTİ

Siyasetin, hukuk sistemi üzerinde etki alanını arttırmasına, hatta daha ileri giderek adalet sistemini tamamen kontrolü altına almasına dönük endişeler taşıyorsunuz. ANLIYORUZ. Aynı endişeleri siyaset, hukuk sistemi üzerinden dizayn edilirken de taşıyor muydunuz?

Bu devletin hakimlerinin Cumhurbaşkanını ayakta  karşılamasının hukuka vurulmuş bir darbe olduğunu düşünüyorsunuz. ANLIYORUZ. Hukukçularımız Genelkurmay brifingine irticayı dinlemek için giderken de aynı endişeyi taşıyor muydunuz?

Hukuk sisteminde iktidar partisinin kadrolaşmaya gittiğini düşünüyor ve endişe ediyorsunuz. ANLIYORUZ. Mehmet Moğultay yargıya ülkücüleri mi alacaktım tabi ki solcuları aldım dediğinde de endişe duymuş muydunuz?

Ordunun siyasallaşmasına, siyasetin ordu üzerindeki etkisini arttırmasına dönük endişeleriniz var. ANLIYORUZ. Askeri vesayet üzerinden hükümetler yıkılıp (28 Şubat süreci en yakın örnek) yeni hükümetler kurulurken bir tepki vermiş miydiniz?

Mevcut iktidarın yaşam şeklinize müdahale edeceğine dönük endişeler taşıyorsunuz. ANLIYORUZ. Başörtüsü nedeniyle üniversiteye alınmayan ve ikna odalarında ikna edilen çocuklarımıza da yaşam şekline müdahale penceresinden bakabilmiş miydiniz?

Suriye’de, Libya’da ne işimiz var derken askerlerimiz şehit olmasın demek istiyorsunuz. ANLIYORUZ. Terörle mücadelenin en etkili aracı ve şehit sayımızı azaltan İHA ve SİHA’lara saldıran vekillerinize (Örn. Sezgin Tanrıkulu) dair endişeler de taşıyor musunuz?

Görevden alınan HDP’li belediye başkanlarına demokrasi ve hukuk penceresinden karşı çıkıyorsunuz. ANLIYORUZ. İstanbul belediye başkanlığından bir şiir yüzünden cezaevine gönderilen Erdoğan’a da aynı pencereden bakabilmiş miydiniz?

28 Şubat sürecinde dönemin Başbakanı Erbakan’a bir general küfür ederken de, demokrasi ve seçilmişlerin tarafındaydınız?

Bir darbe olursa tankların önüne ben çıkarım diyen ve 15 Temmuz akşamı kahvesini yudumlayan genel başkanınızı demokrasi penceresinden sorguladınız mı?

Genel başkanınızı geçin 15 Temmuz akşamı darbeyi ilk duyduğunuzda siz ne düşündünüz. Kalbinizle darbeye karşı mı çıktınız, yoksa Erdoğan bir gitsin darbeye sonra bakarız diye mi düşündünüz?

Biliyoruz uzun süredir iktidar olamadınız. Mevcut iktidarın size yönelik müdahalelerini gözünüzü kapatıp kalbinizle bir düşünün. Bir de iktidar olmanız halinde sizin onlara yapmak istediklerinizi. İktidarın yaptıklarının itiraf edemesiniz de ne kadar masum olduğunu göreceksiniz.

Bu soruları uzatmak mümkün. Muhakkak sizin de soracağınız sorular olacaktır. Göstermek istediğim şey, bu mahalleden bakıldığında nasıl göründüğünüz.

Kendinizi bu devleti kuran siyasi parti olarak görüyorsunuz. Bundan dolayı da bu devletin doğal sahibi olduğunuzu düşünüyorsunuz. Bu halka yukardan bakmayı bırakın. Demokrasi istiyorsanız bu milletin beğenmediğiniz tüm unsurlarının eşit olduğunu kabul edin.

SON SÖZ

Bu yazının amacı yüzleşmedir. İnanıyorum ki büyük bir uzlaşma için büyük bir yüzleşmeye ihtiyacımız var. Bu ülkede hukuk sistemi, demokrasi ve insan hakları açısından eksiklerimiz olduğu doğrudur. Ancak en önemli eksiğimiz SAMİMİYETTİR. Samimiyet ise tek taraflı bir duygu değildir. Kendi tarafımız için istediklerimizi, karşı taraf için de istemeyi öğrenmeliyiz. Bu topraklarda huzur içinde yaşamanın tek yolu budur. Bugün demokrasi, insan hakları, hukuk, yaşam şekline saygı diye bağıran insanlara son bir soru ile tamamlayalım.

 

Emin misiniz?

SİZ BUNLARI KENDİNİZ İÇİN Mİ, YOKSA HEPİMİZ İÇİN Mİ İSTİYORSUNUZ?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çetin Çıldır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kandıra'ya Çöp Tesisi Kurulsun Mu?