Reklamı Kapat

Millet Vezirini Yedirmedi!!!

Süleyman Soylu’nun istifası ile başlayıp, Cumhurbaşkanı’nın istifayı kabul etmemesi ile sonuçlanan iki saatlik süreci değerlendirelim. Yazıya başlarken peşinen ifade edeyim, bu yazı son derece taraflı bir yazıdır. Bunu bilerek isteyen okusun, istemeyen tam burada okumayı sonlandırsın. Çünkü yazı hiçte hoşuna gitmeyecek. Önce taraflı olmasının sebebini anlatarak başlayalım.

Askerlik hizmetini seksenli yılların sonunda Güney Doğu bölgesinde yapmış biri olarak terörle mücadelenin dününü biliyorum. Doğal olarak sonrasındaki bütün gelişmeleri de hayatım boyunca diğer insanlara göre daha dikkatli izledim. Terörle mücadelenin dününü bilmeyenlere tavsiyem her gün Beyaz TV de Sakarya-Fırat isimli dizinin tekrarı yayınlanıyor. Sadece bir bölümünü bile izlemeniz yeterli olacaktır. Karakol ve üst bölgelerinin hatta ilçe merkezlerinin basıldığı, saatlerce yardımın ulaşamadığı bu nedenle çok sayıda şehit verdiğimiz o dönem. Üniversiteden yeni mezun gençlerin sınırlı bir eğitim ile tim komutanı olarak yıllardır dağda olan teröristlerin karşısına çıkarıldığı o dönem. O tim komutanların bir yıl boyunca kendi hayatından çok emrine verilen yirmi askerin yapacağı bir hata sonucu şehit olmaması için dua ettiği dönem.

Bulunduğum süre boyunca ziyaretlerimize gelen bir siyasetçi görmedim. Çevremizdeki birliklere geleni de, haber bültenlerinde bir askeri birliğe ziyarete gelenini de duymadım. Benim duymadığım birkaç istisna oldu ise de o da çok önemli değil. Bunun yanında Sn. Süleyman Soylu’nun herhangi bir bayramı evinde ailesi ile birlikte geçirdiğini de duymadım. Ama şunu gördüm, akşam bir karakolda askerlerle birlikte olduğunun sabahında bir TV kanalında gündemi değerlendirdiğini bunun da gerek asker gerekse polis teşkilatında moralleri nasıl yükselttiğini gördüm. Beş vatandaşımızın şehit olduğu son olayda bu işi yapanları parça parça edin dediğini duydum. Okulların önünde uyuşturucu satıp çocuklarımızı zehirleyenlerin ayaklarını kırın, talimatı da benim verdiğimi söyleyin bedeli ben öderim dediğini de duydum. Bu ülke 1984 yılından beri terörle mücadele ediyor. Bu süre boyunca birçok İçişleri Bakanı görev yaptı. Bugüne kadar terörle mücadelenin bu derece planlı olduğu bir dönem görmedim. Sahaya ve konusuna bu kadar hakim bir İçişleri Bakanı da görmedim. Sonuçlarda zaten ortada. Bundan dolayı da hem içeride hem dışarıda hedef tahtasında. En ufak hatası beklenen bir isim. İşte arayanlar bu malzemeyi malum sokağa çıkma yasağı kararında buldular.

Bütün krizleri kendileri açısından doğal bir siyasi fırsat olarak gören çok değerli muhalefetimiz tabi ki böyle bir fırsatı kaçırmayacaktı. Zaten siyasi çizgilerinde hiçbir zaman bu krizi pas geçelim, ülkede zarar görebilir anlayışında olmadılar. Bu nedenle de yetmiş yıldır sınırlı birkaç ara dönem haricinde iktidarda olamadılar. Bölümün özeti Süleyman Soylu bir hata vardır sorumlusu benim dedi istifa etti. Millet, çok sevgili kardeşim Bugün Kocaeli yazarı İbrahim Çakıroğlu o akşamki paylaşımındaki ifadesi ile <<Bir yanlış dört doğruyu götürmez>> dedi ve istifasını reddetti. Cumhurbaşkanı da milletin iradesine uygun olarak istifayı kabul etmedi ve süreç tamamlandı.

Geçtiğimiz yaz dönemi bölgede görev yapan üst düzey bürokrat ile izin döneminde  sahilde uzun bir gece sohbeti yapmıştık. Siyasi olarak İçişleri Bakanı ile aynı çizgide olmayan bir bürokrat. Bölgede görev yapması dolayısı ile kendisine sizin camiada İçişleri Bakanı nasıl görünüyor diye sormuştum. Ülkenin yarısının çok sevdiğini, kalanının önemli bir bölümünün nefret ettiği bu ismi siz nasıl tarif edersiniz dedim. Cevabı bana çok ilginç gelmişti. Ben bu adamın ne zaman uyuduğunu çok merak ediyorum diye başladı. Bölgedeki olaylara en az bizim kadar hakim diye devam etti. Hemen her muhtarın telefonla ulaşabildiğini, gece saat üçte olan olayla ilgili ile saat üçü çeyrek geçe herkesi alarma geçirdiğini anlattı. Bugüne kadar bu kadar sahaya hakim bir bakanla çalışmadığı ile de tamamlandı. Görüşmenin devamı yazılmamak kaydı ile ama anladığım özetle bunlar. Bölgede inisiyatifi tamamen kaybetmiş terör örgütünün ve bu örgütü kullanarak yıllarca ülkenin enerjisini tüketmiş dış unsurlarında önemli hedefi. Bunların hedefi olmasını anlıyorum da bizim muhalefetin en önemli hedeflerinden biri olmasını da siz yorumlayın artık.

SON SÖZ

Bugüne kadar ki yazılarımdaki en kısa son söz bölümünü yazayım. Bu millet kendisine iyi niyetle hizmet eden adamını hatası olsa bile hatası ile kabul etmiştir. Sadece iki saatte iki milyona yakın tweet ve sayısız sosyal medya paylaşımı ile desteklenmiştir. Özetle; MİLLET VEZİRİNİ YEDİRMEMİŞTİR!!!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çetin Çıldır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Kandıra'ya Çöp Tesisi Kurulsun Mu?