Reklamı Kapat

Frida Kahlo ve Mavi Evi

Merhaba...

Bugün sizlere 20. Yüzyılın en büyük sanatçılarından biri olan ressam Frida Kahlo’dan bahsedecek ve sizlerle Meksika’da bulunan Mavi Evi’ne yani La Casa Azul’a gideceğiz.

COVİD-19 nedeniyle genellikle evlerimizde vakit geçirdiğimiz şu günlerde kitap okuma, film izleme, online seminerler, online eğitimlerimize devam etme gibi faaliyetlerin yanısıra online gezebileceğimiz sergiler ve müzeler verimli vakit geçirebileceğimiz temel unsurlardan oldu.

Geçtiğimiz günlerde de ünlü ressam Frida Kahlo’nun Meksika’da bulunan Mavi Evi online ziyarete açıldı. Çok merak ettiğim fakat henüz ziyaret edebilme fırsatı bulamadığım bu yeri bu sayede ziyaret edebildim. Belli periyotlarla Mavi Ev’in online ziyaretlerle sanatseverler ile buluşturulacağı konuşuluyor...

Biraz Frida Kahlo’dan bahsetmek istiyorum. Böylece Mavi Ev’i gezerken çok daha hissederek gezeceğinizi umuyorum...

Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon, 6 Temmuz 1907 yılında Macar Yahudisi fotoğrafçı Wilhelm Kahlo ve Kızılderili asıllı Matilde Calderon Gonzales’in üçüncü kız çocuğu olarak dünyaya geldi. 20. Yüzyılda resimleri ile olduğu kadar, inişli çıkışlı özel hayatı ile de tanınan bir sanatçıdır.

Ünlü ressamın 6 yaşında geçirdiği çocuk felci sonucunda bir bacağı diğerine göre daha ince kalmıştır. Fakat Frida akranlarına göre şanslı sayılırdı. Çünkü o yıllarda pek çok çocuk bu hastalıktan yaşamını yitirmişti.

“Tahta bacak Frida” lakaplı ressam Meksika’daki Ulusal Hazırlık Okulu’na girerek bir ilke imza attı. Bu okulun özelliği genellikle burada erkek öğrencilerin okuması idi. Frida bu okula başlayarak burada okuyan ilk kız öğrencilerden biri oldu...

17 Eylül 1925 yılında erkek arkadaşı Alejandro Gomez Arias ile okuldan dönen Frida’nın içinde bulundukları otobüs tramway ile çarpıştı. Frida Kahlo bu kazada ağır yaralandı. Bir demir çubuk karnından girip omurgalarını zedeleyip dışarı çıkmıştı. Ünlü ressam bunu da atlatıp yaşama tutunmaya devam etti. 30 kez ameliyat olmuştu. Frida Kahlo’nun Mavi Evi’ni gezerken bolca göreceğiniz korseler işte bu kaza sonucu kullanmak zorunda kaldığı korselerdir...

Uzun bir süreyi yatakta geçiren Frida Kahlo için annesinin tavana astığı ayna, ünlü bir ressam olmasına neden oldu. Çünkü Frida bu aynada kendini görebiliyordu ve kendini izleyerek otoportrelerini yapmaya başladı. Resim yaparak acılarını unutmaya çalışıyordu...

2 sene sonra yürümeye başladı ve sanat camiasında yerini aldı. Aynı zamanda siyasetle de uğraşmaya başladı. Kendisinden 21 yaş büyük ünlü ressam Diego Rivera’ya aşık oldu ve ailesinin tüm karşı çıkmalarına rağmen onunla evlendi. Frida inişli çıkışlı bir evlilik hayatı ile hayal ettiği mutluluğu bulamamıştı. Frida bu evlilikten çocuk sahibi olamadı fakat resimlerinde hayali oğluna yer verdi.

10 yıl sonra boşanan ünlü çift, 1 yıl ayrı kaldıktan sonra tekrar evlendiler. Bu süreçte Frida’nın çocukluğunun geçtiği Mavi Ev’e Casa Azul’a taşındılar. Fakat çalkantılı evlilik hayatları devam etti. Frida da eşi gibi rahat davranmaya başladı. New York’ta açtığı sergi sonrasında ünü dünyaya yayıldı. Sağlığı çok iyi olmasa da resim yapmayı hiç bırakmayan ünlü ressam Amerika ve Fransa’da da sergiler açtı.

1943 yılında La Esmeralde isimli sanat okulunda öğretim üyeliği yapmaya başlayan ressam, 10 yıllık hocalığın büyük bir bölümünü evinde ders vererek geçirdi. Los Fridos yani Frida öğrencileri bir marka oldu. Çizdikleri resimler ile hemen tanınıyorlardı...

1953 yılında Meksika’da ilk kişisel sergisini açan ressam, bu yılda bir de kötü olay yaşadı. Sağ bacağı kangren nedeniyle kesildi. 1954 yılında daha 47 yaşında iken akciğer embolisi teşhisi ile hayata veda etti.

Sanat camiasında “Yaşasın Hayat” isimli son tablosu ile de adından çok söz ettirdi. Eşi Riviera 1955 yılında Mavi Ev’i müze olması için devlete bağışladı. İşte bu acılarla, başarılarla dolu hayatın izlerini Frida Kahlo Müzesi, Frida’nın Mavi Evi ve La Casa Azul olarak anılan bu yerde görebilirsiniz...

Bu müzede ressamın ünlü eserleri, atölyesindeki resim sehpası ve boyaları, kıyafetleri, babasının onun için yaptığı yatağı, koltuk değnekleri, korseleri, ilaçları, kitaplığı, yüzlerce çizim, sanatsal dergiler, evin dantelli örtüleri bulunmaktadır. Hatta mutfağında kullandığı seramikler bile korunmaktadır. Ünlü ressamın yakılan cesedinin külleri yatağa yerleştirilmiş seramik vazonun içinde saklanmaktadır. Küllerinin yanında, Frida’nın en ünlü portrelerini yatağa bağımlı olduğu zamanlarda kullandığı ayna bulunmaktadır.

Evin bahçesinde tropikal bitkiler, kaktüsler ekili, çiçeklerin arasında heykeller mevcuttur. Burayı gezerken her dakika Frida’nın hayatına adeta tanıklık edeceksiniz...

İşte hergün ziyaret için kapısının önünde oluşan uzun kuyruklar ile de tanınan bu ev dünyayı sarsan salgın nedeniyle şu an kapalı...Fakat belirttiğim gibi belli periyotlarda online ziyaretler ile sanatseverler ile buluşmaya devam edecek.

Dijitalleşmenin ve online ziyaretlerin önemini çok daha iyi anladığımız şu günlerde bu tarz online müzelerin sayılarının artmasını diliyorum...

Bir an önce normal yaşantımıza dönebilmek için sağlıkla kalın, evde kalın...

Önümüzdeki günlerde başka bir yerde görüşmek dileğiyle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nermin Demirkol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Kandıra'ya Çöp Tesisi Kurulsun Mu?