Reklamı Kapat

Bu Bir Tesadüf Mü?

Fotoğraflıyoruz,

Yazıyoruz,

Yorumluyoruz,

Birileri beğensin, beğenmesin diye değil,

Olanı analiz ediyoruz.

Kimileri eleştiriyor,

Kimileri destekliyor,

Bazen kahraman ilan ediliyoruz,

Bazen düşman oluyoruz.

Çoğunda bizim haberimiz dahi olmuyor…

Ancak gazeteciliğim ile Ak Parti teşkilatları ve yöneticileri arasında bir benzerliğe dikkat çekmek istiyorum.

Ak Parti artık eski Ak Parti değil.

Olmayacak olaylar oluyor.

Artık daha çok parti içi eleştirel sesler duyuyoruz.

İnsanlar artık yanlışları daha güçlü haykırabiliyor.

Burada yanlışları haykıranları, Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeri geldiğinde eleştirenleri ikiye ayırıyorum.

Birinci bölümdekiler saygı duyduğum kısım…

Onlar davalarına dertleniyorlar.

Belediye başkanlarını, parti yöneticilerini eleştiriyorlar ise nedeni Ak Parti için samimi olarak kaygılanmalarıdır.

Makamda da olsa, görevde de olsa, kenara itilse, kırılsa da, kızsa da Ak Parti oy kaybetmesin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yük olunmasın diye yerel yönetim ve teşkilatı eleştiriyorlar. Asla Ak Parti'den vazgeçmiyorlar. Bunlarla müthiş anlaşıyorum. Konulara ve olaylara çoğu zaman aynı pencereden bakıyoruz…

Bir de ikinci kısım var…

Bunlarla hiç anlaşamıyorum.

Resmen sanki savaştayız…

İşte bu bir tesadüf mü diyorum.

O kadar çok benden rahatsız oluyorlar ki;

Bunların ortak özelliği ise makam ile orantılı olarak Ak Parti'yi eleştirenlerdir.

Yanlış okumadınız….

Bunlar makamdaysa en koyu Reisçi, en koyu Ak Partili oluyorlar.

Bir de makamdan düştüklerinde görün..

Örnekle anlatayım; Şemsettin Ceyhan ve Abdullah Eryarsoy döneminde il yönetimine giremediği dönemde Ak Parti’ye demediğini bırakmayan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştiren ancak Mehmet Ellibeş ile il yönetimine giren şimdi Ak Parti’ye laf ettirmeyen insanlar tanıyorum. Bunların dün ne söylediklerini çok iyi biliyorum. Neler söylediklerini unuttuk mu? Yarın il kongresinde yine göreve gelemesinler yine başlayacaklar. Ve en komiği bizim Ak Parti’yi uyarı yazılarımızı birilerine göstererek algı oluşturmaya çalışıyorlar.

İşte ne yazık ki bunlar kıymete biniyorlar, değerli oluyorlar.

Davasına deli olanlar ise geçimsiz oluyor.

Bu ikinci kısmın en çok olduğu yer, yerel yönetimlerdir.

Yıllarca Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın maskesi ile yerel yönetimleri sömürdüler.

İş aldılar, güçlendiler, ihaleler bunlardan geçti.

Ak Partili olmanız dahi yetmedi, bunların ekibinden olmalıydınız.

Ne tesadüf ki yıllarca şahsımla mücadele içerisinde oldular.

Sözde en koyu Ak Partili, en koyu reisçiydiler.

Ben bazı Ak Partililere anlatmaya çalıştıkça, inanmadılar.

Şimdi ise bana ne kadar haklıymışsın diyorlar.

İkinci kısımdakiler dışarıda kalınca maske düştü ve her yerde artık Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştiriyorlar.

Hayat ne garip değil mi?

Makamdan düştüler, Ak Parti ve Reis aşkı bitti.

Zaten bunlar hep AKP’liydi ama birileri inanmak istemedi. 

Bu ikinci kısımda olanların çoğu Deva Partisi için gizli gizli çalışma içerisindeler…

Bakın Ak Parti içerisinde olup, rantta bulaşmamış, ihale ile işi olmamış parti politikalarını beğenmeyip, ülkenin geldiği noktadan rahatsız olup Deva Partisi'ne geçmek isteyenlerden bahsetmiyorum. Ak Parti ile yerel yönetimleri sömürüp şimdi açıkta değil gizli gizli Deva Partisi ile temasta olanları kastediyorum. 

Buradan Deva Partisi yetkililerine de sesleniyorum.

Bu rantla anılanların isminin dahi sizinle anılması, sizi bitirecektir.

Bunlardan birinin açıklayayım Ömer Polat.

Sayın Nihat Ergün, ne kadar Ömer Polat aşkını sürdürecek birlikte göreceğiz.

Sayın Polat, Ak Parti sayesinde güçlendi, büyüdü.

Şimdi bazı isimleri arayarak, Deva Partisi için aracı oluyormuş…

Ak Parti’den ne zaman istifa edeceksin Sayın Ömer Polat?

Yoksa rengini belli etmeden, ne şiş yansın ne kebap anlayışı ile hedef olmadan yürümek daha mı kolay?

Hani şu beni eleştiren Ak Partililer merak ediyorum laf ettirmediğiniz Ömer Polat, gazetelere Deva Partisi için aracı olduğu iddia ediliyor, şimdi siz ne düşünüyorsunuz?

Şuan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ekibindekilerin çoğunun Ömer Abisi olduğunu biz bilmiyor muyuz? O basın yayındakilerin Ömer abileri için canla başla verdikleri mücadeleyi unutacak, şimdi her yerde Ömer Polat’ın arkasından eleştirilerine inanacak mıyız?

İşte Ak Parti içerisinde çoğu zaman mücadele ettiğim, tartıştığım isimlerin çoğunun şuanda Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirmesi bir tesadüf mü inanın bilmiyorum.

Hepsinin ortak özelliği bu olması dikkatimi çekiyor…

Size bir tüyo vereyim;

Bu ikinci kısmın en büyük özelliği CHP düşkünlüğü, muhalefet düşkünlüğüdür.

Bir bakarsınız,

Yıllarca Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret edeni danışman yaparlar, kol kanat gererler, iş verirler, ihale verirler, isimlerini yerlere verirler..

Ve bunlardan hala şuan makamda olanlar var. 

En tuhafı işte burası şimdi makamda olup tartıştığım isimlerin gelecekte nerede olacaklarını çok merak ediyorum…

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Akçaalan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bugün Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bugün Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kandıra'ya Çöp Tesisi Kurulsun Mu?