Reklamı Kapat

Umudu Tüketmek!

Artık kronik bir hastalık haline gelmeye başlayan ve tedavisi her geçen gün zorlaşan bir soruna değineceğiz bugün. Kaybettiğiniz her şeyi geri kazanma şansınız olabilir ama umudu kaybederseniz yapacak bir şey yoktur.  Son yıllarda planlı yapıldığını düşündüğüm bir propagandanın etkisi altındayız.

Biraz açalım;

Konuştuğunuz insan muhalif ise sürekli duyduğunuz şeyleri hatırlayalım. Bu ülke bitmiş, üretim yok , tarım bitmiş, fabrikalar satılmış satacak şey de kalmamış, ekonomi zaten batmış, adamlar ( süper denilen güçler) planlarını yapmış, çizilen tablo uzatmaları oynuyoruz. Bu psikoloji ile yaşamanın zorluğunu bir düşünün insan üzülüyor.

Eğer konuştuğunuz iktidar tarafında ise tam tersi mükemmel giden dünyanın kıskandığı bir ülke tablosu dinliyorsunuz. Aynı gün bu iki gruptan insanla oturan ve ortada olan bir insanın ruh halini bir düşünün. Her iki tablonun da kendi içinde farklı tehlikeleri var. Bu ülke çizilen iki tablonun tam ortasında yani ne siyah ne de beyaz.

Evet devlet Tüpraş, Telekom vb. şirketlerini sattı ama farklı sektörlerde yer alan Thy, Aselsan, Tai , Roketsan gibi şirketlerini de büyüttü. Yani devlet bu dönemde ihtiyacı olacağını düşündüğü sektörlere yatırım yaptı. Ayrıca bu sektörlerdeki şirketlerde de önemli yerlere geldi.

Ülke üretmiyor diyorsunuz ihracat rakamlarını, toplam üretim rakamlarını artık internette bulabiliyorsunuz bir bakın. Açılan fabrika yapılan yatırımlar her şeye ulaşabilirsiniz bir zahmet araştırın. Saçma sapan klişeleri bırakın. Şuna varım nüfusa göre daha fazla yatırım olmalı ve daha fazla üretim yapmalıyız evet. Ama üretmiyoruz büyük yalan.

Ekonomik olarak daha iyi olmalıyız evet ama battık bittik büyük yalan.

Türkiye sağlık turizminde 5. sırada. Savunma Sanayinde önemli yol aldığımız ortada. Eğitimde, hukuk sisteminde birtürlü başarılı olamadığımız da. Yani iyi olduğumuz ve olmadığımız alanlar var.

Geleceğe dair umutlu olmak için gerekçelerimiz de var acil düzeltmemiz gereken yerler de. Resmi doğru okuyun boşa kendinizi de milleti de bunalıma sokmayın.

SON SÖZ

Siz siz olun ülkenize ve devletinize güvenmekten vazgeçmeyin. Ülkesini ve devletini aşağılayan, kâbus senaryoları yazanları ciddiye almayın. Bunu ya siyasi hesaplarla ya da cehaletlerinden yapıyorlar. Onların hayranı oldukları ülkelerin bir virus ile düştükleri durumlara bakın. Türkiye bir yandan virüs ile mücadele ederken diğer yanda Suriye Irak Ve Libyada operasyon yürütüyor. Akdeniz'de donanma içerde terörle mücadele de cabası. Eksiği ve fazlasıyla bu devlet ayaktadır. Diz çökmesini bekleyenler daha çok bekleyecek. Içerden ve dışardan organize saldırılar tabii ki devam edecek. Etsin de zaten, bu ülkeyi diri tutan budur. Dünyanın merkezinde bin yıldır ayakta durmanın özgüvenini taşıyın. Bu ülkeyi tüketmenin tek yolu umudu tüketmektir. Bir tek buna izin vermeyin yeter. Bu millet ordusu terhis edilmiş limanlarına girilmiş başkenti bile işgal altında iken umudunu kaybetmedi.
UMUDU TÜKETMEYIN !!!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çetin Çıldır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bugün Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bugün Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Gurbi̇c - Daha önceki süreçlerde de bu memleket siyasilerden çektiğini hiç kimseden çekmedi, vatandaşın sağduyusu, feraseti vatanı ayakta tutuyor. Aklımızı rafa kaldırıp, taraftar grubu gibi siyasete katılmak, doğruları bize kayıp ettiriyor. Vatan, toprak, bayrak, millet yoksa hiç bir şey yok.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Temmuz 17:57
01

resul yazıcı - Evet sizin de belirtiğiniz gibi bu ülke çizilen iki tablonun tam ortasında yani ne siyah ne de beyaz. Ekonomik anlamda bahsettiğiniz markaların gelişmesi ve devamı için yazdığım makalenin son paragrafından katkıda bulunayım: Türkiye Varlık Fonu ve önderliğindeki yatırım oluşumlarında, gerek mevzuat gerekse de uygulamanın şekli hakkındaki temel rehber uluslararası standartlar olmalıdır. Santiago İlkelerini esas alarak UVF’nin belirlediği standartlar hem TVF’nin hem de onun portföyündeki işletmelerin kuruluş ve faaliyet süreçlerinin düzenlenmesine ve denetlenmesine olanak sağlamalıdır. Bu düzenlemelerin yanı sıra ISO gibi standartlar, finansal sektör için Basel düzenlemeleri, bu konuda destekleyici bir işleve sahiptir. Burada sürekliliğin sağlanması için temel koşul, tüm işletmelerde/kurumlarda iç ve dış kontrol, denetim ve gözetim süreçlerinin tanımlanması ve işletilmesi olmalıdır. Sonuç olarak söylenebilir ki, bu altyapıların kurulduğu ve çalıştırıldığı bir ekosistemde, TVF’nin işletmecilik şekli özel sektöre de model olabilecektir ve/veya olmalıdır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Temmuz 17:33


Anket Kandıra'ya Çöp Tesisi Kurulsun Mu?