Reklamı Kapat

Kırılma 15 Temmuz!!!

Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı

Türk siyasi tarihinin en büyük kırılma noktalarından birinin yıl dönümüne az bir süre kaldı.

Üzerinden dört yıl gibi bir süre geçmesine rağmen hâlâ tartışılan ve anlaşılan uzun yıllar daha tartışılacak bir tarih 15 Temmuz. O gece yaşananların arka planının bir çoğu hâlâ bilinmiyor. Bilinen ise siyasete, dış politikaya hatta devletin kurumsal yapısına önemli etkileri olduğu.

Siyasette Ak Parti ve MHP'yi bir araya getiren, 15 temmuzdan yaklaşık 40 gün sonra Fırat kalkanı operasyonu ile Suriye'ye ilk girişi sağlayan, sistem değişikliği ile başkanlık sisteminin fitilini ateşleyen bir kırılma noktası.

Bu sistem değişikliği ile bir araya gelmesi imkansız görünen iktidar ve muhalefet partileri ittifaklar oluşturdu.

Özetle 15 Temmuz sonrası siyasette tüm taşlar yerinden oynadı. Sadece bu tarafı ile bile uzun yıllar konuşulacak bir tarih 15 Temmuz.

Üzerinden geçen dört yılda muhalefetin o gece halkın vücudunu siper ederek verdiği mücadeleyi itibarsız hale getirme adına yaptıklarını da hep beraber izledik. O saatte darbe mi olurmuş , asıl darbe 20 temmuzda iktidar tarafından yapılmış ve benzeri ithamlar. Bu ithamlar siyasi tabanları tarafından da sıkça dile getiriyor. Sanki o gece yağan bombalar yürüyen tanklar bir bilgisayar oyunuydu.

Biz de hâlâ bu kanaatte olanlara bir soru soralım. 12 Eylül darbesinde iktidar muhalefet tüm siyasetçiler ve siyasi liderler tutuklandı. O gece tankların arasından geçip giden ve evde televizyon başında kahvesini yudumlayan siyasetçi resmini bir hatırlayın. Ülkede darbe oluyor yüzünde en ufak bir endişe ifadesi görebiliyor musunuz? Bu neyin rahatlığı arkadaş diye sormazlar mı?

Cumhurbaşkanı için Marmaris'e tim giderken, siyasetçi olarak ilk açıklamayı yapan Devlet Bahçeli, Genelkurmay başkanı yaveri tarafından yapılan tehdide, MHP genel merkezinin ışıklarını sabaha kadar yakarak cevap verirken, tankların arasından yürüyerek giden ve kahvesini yudumlayan siyasetçiyi sorgulamayanlar darbenin saatini sorguluyorlar. O gece hayatını ortaya koyan liderleri sorgulayanlar ,sessiz kalan sonrasında bir süre ortalıkta görünmeyen liderleri de merak ediyorlar mı? Mesela Sayın Akşener neden sessiz kalmıştır?

15 Temmuz gecesi ile ilgili muhalefeti eleştirirken Ak pati kanadında önemli pozisyonlarda olup o gece hiç ortalıkta olmayan siyasetçilerin de yeterince tartışıldığını düşünmediğimi ifade etmeliyim. Bu süreç sonrası Suriye'de kurulmaya çalışılan terör devleti,Akdeniz ve Libya gelişmeleri darbe girişiminin amacını ortaya koymaktadır. Eğer amaçlanan gerçekleşse içeriye odaklanan ülkemizin bu bölgelere müdahalesi mümkün müydü? Bu resme bakmayıp o geceyi anlamak mümkün değildir. Bu olaya siyasi olarak bakmak ve iktidar üzerinden yorumlamak siyasi cehalettir.

SON SÖZ

15 Temmuz öncelikle milletin zaferidir. Her siyasi görüşten insan siyasi hesapları bırakıp devletine sahip çıkmıştır. Bunu itibarsız hale getirmek kimseye bir şey kazandırmaz. Siyasetçilere düşen kanları ile tarih yazan milletin mirasına sahip çıkmak ve olanlardan ders çıkarmaktır. Yaşadığımız coğrafya ayağı kayanın ayağının kırıldığı değil, devletinin yıkıldığı bir yerdir. Mazlum milletlerin son umudu olan bu devlete hep birlikte sahip çıkalım. Her zaman yazıyorum siyaset yapabilmek için ilk şart bir devletinizin olmasıdır. Siyasi kavgalarınızı mümkünse devlete zarar vermeden yapın. Yoksa bu millet 2002 yılında yaptığı gibi hepinizi tarihin çöplüğüne gömer. Siyasetçilerin oy kaygısı ile tarikatlarla kurduğu ilişkiler ve verilen tavizlerin ülkeyi getirdiği yer ortadadır. Devlette ismi ne olursa olsun bir grubun planlı yapılanmaya gitmesine izin verilmemelidir. Bu gruplara sizin ilgi duyduğunuz kadar yabancı istihbarat örgütlerinin de ilgi duyduğu unutulmamalıdır. Bu topraklarda metrekareye düşen istihbaratçı sayısının ise dünyada rakibi yoktur.

Son olarak dört yıldır beynimin sınırlarını zorlayan bölüme değinelim. Bir insan gerçi bunlara ne kadar insan denebilirse nasıl silahsız kendi insanına ateş edebilir. Bunları bu hale getirenlere de bu hale gelenlere lanet olsun. O gece vücudunu devlete siper edenlere saygılarımla...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çetin Çıldır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bugün Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bugün Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

resul yazıcı - Kaleminize sağlık diyerek sizin ifadelerinizin bazılarının ben de kendimce altını çizmek isterim: Öncelikle 15 Temmuz belirsizliklerinin biran önce açığa kavuşturulması gerekmektedir. İkinci olarak sizin ifade ettiğiniz gibi "siyasetçilerin oy kaygısı ile tarikatlarla kurduğu ilişkiler ve verilen tavizlerin ülkeyi getirdiği yer ortadadır. Devlette ismi ne olursa olsun bir grubun planlı yapılanmaya gitmesine izin verilmemelidir. Bu gruplara sizin ilgi duyduğunuz kadar yabancı istihbarat örgütlerinin de ilgi duyduğu unutulmamalıdır." Dolayısıyla yaşadığımız coğrafyada Allah yöneticilerimize hata yapmadan davranış yapma basireti göstersin...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 13:24
01

Adem Köse Mhp İzmit - Çetin Bey harika bir yazı kaleme almışsınız. Kaleminize sağlık. Sosyal medya hesaplarımı askıya almamış olsam paylaşacaktım. İlk fırsatta yüzyüze de tanışmak isterim. Saygılarımla.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 11:54
03

Çetin Çıldır - @Adem Köse Mhp İzmit 01 nolu yoruma cevabı: Teşekkür ederim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Temmuz 00:37


Anket Kandıra'ya Çöp Tesisi Kurulsun Mu?