Reklamı Kapat

Sistemin Kayıp Çocukları!

Nadiren de olsa eğitim konuları gündeme gelince, ya zamane çocuklarına, gençliğine, öğretmenlere, ya sisteme ya da siyasete ezberden birkaç suçlama gönderildikten sonra bu sıkıcı konu hemen kapatılır. Daha heyecanlı, dedikoduyla çeşnilendirilmiş diğer “sıcak” konulara jet hızıyla geçilir.

Kavga edinceye kadar futbol, sonra yine kavganın eşiğine gelinceye kadar siyaset, borç harç varsa ekonomi, ne kadar da sevimli kul olduğumuzu kullara ispatlamak fırsatını yakalamışken cehalet perdesi aralanıncaya kadar din de konuşuruz. Hatta hava durumu ya da trafikten bahsetmek bile eğitim konularını düşünmek ve konuşmaktan daha eğlencelidir.

Konuşması bile bu derece sevimsiz bir konuyu okumak mı? Düşünün bir de bu konuda yazanlar var.

Öğretmen, öğrenci, veli değilseniz ya da “sektörün” paydaşlarından biri değilseniz, eğitim öğretim işlerinin nasıl yürüdüğünü bilmemeniz, bunları ciddi sorunlar olarak görmemeniz belki de normaldir.

Bir yılı tamamladığımız uzaktan eğitim süreci içerisinde biz eğitimcilerin içine dert olan meselelerden biri de benim “kayıp çocuklar” diye isimlendirdiğim, sürece hiçbir şekilde dahil olmamış ve son bir yıldır okuldan tamamen kopmuş çocuklarımız. Maalesef bu çocukların eğitim öğretim yaşamlarında yaşadıkları kayıp, başta kendi aileleri olmak üzere toplumun diğer kesimleri tarafından da pek önemsenmiyor.

Milli Eğitim Bakanlığının ilk üç aylık deneyim sonrasında yaptığı ve ilgili raporu Haziran 2020 de kamuoyuyla paylaştığı bir anketin sonucuna göre öğrencilerin %13’ü (yaklaşık 2 milyon) hiçbir şekilde uzaktan eğitime katılamamıştı. Tabi bu konu geçtiğimiz şubat ayında gazetelerde klasik kopyala yapıştır haberciliği şeklinde yeniden gündeme getirilince bakanlık, bahsi geçen raporun Haziran 2020’de açıklandığını sayıların o döneme ait olduğunu hatırlatmak zorunda kaldı.

Yeni bir çalışma bu günlerde sürmekte; öğrenci ve velilerin “internet üzerinden” düzenlenen ankete katılmaları için, bakanlığın tüm eğitim çalışanları çaba göstermektedir.

Anketleri ve raporları yok sayamayız. Çünkü anketler, özellikle yöneticiler için ciddi göstergelerdir ve ona göre önlemler alınmaktadır. Tabii her anketin kabul edilebilir hata payı vardır ki bu da belirli bir sayının altındaki “değerleri” ihmal edebilmemize imkan verir. İstatistiğin ruhsuz yüzüyle tanışın.

Yeni raporun açıklanmasını bekleyip mevcut durumu göreceğiz. Ancak kendi okullarımızda yaptığımız gözlemler, meslektaşlarımızla ve velilerimizle yaptığımız paylaşımlar gösteriyor ki geçtiğimiz bir yıl içerisinde hiçbir şekilde sürece katılamayan, ya da bile isteye katılmayan öğrenci sayısı maalesef hala ciddi sayılardadır.

Bu çocukların bir kısmı gerekli teknolojik altyapıya sahip olmamakla birlikte; azımsanmayacak bir kısmı da denetlenemez olmanın ve ailelerinin farkındalığının düşük olmasının rahatlığından faydalanmaktadır. 2020-2021 Eğitim Öğretim yılının ilk döneminde sınavların geçersiz sayılması ve her öğrenciye tatmin edici düzeyde not verilme hamlesi, özellikle kendi isteğiyle öğrenme faaliyetlerine katılmayan öğrencileri bir anlamda ödüllendirmiş ve rahatlatmıştır. Bu durum başından beri özveri ile derslere katılım sağlayan çocuklarımızın motivasyonlarını da olumsuz etkilemiştir.

Sistemin dışında kalmış çocuklar için ciddi adımlar atılmalı, kendileri ve aileleri farkında olmasa da eğitim ve öğrenme hakkından mahrum bırakılmamalı ve bir şekilde acilen sisteme dahil edilmelidir.

Bu amaçla ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için kaygılanan ve sorumluluk hisseden her birey, çözümü başkasına havale etmeden en yakınından başlayarak, altyapı eksikliği olanlara el uzatmalı; imkanları yeterli olmasına rağmen yaşadığı kaybın farkında olmayan anne baba ve çocukları da sürece katılma konusunda ikna etmelidir.

Zaman aleyhimize işliyor. “Benim çocuğum derslerini dinliyor bana ne?” diyemezsiniz. Unutmayın bu çocuklar da sizin çocuklarınızın yaşadığı toplumun bir parçası, belki de sorun üreten bir parçası olacaklar. Eğer onları kazanamazsak hepimiz kaybederiz.

Özellikle temel eğitim seviyesinde, Ulu Önder Atatürk’ün şu sözü önemlidir:

“Eğitimde feda edilecek tek bir fert dahi yoktur.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Çatalkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bugün Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bugün Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaeli'nin En Başarılı Belediye Başkanı Kim?