Reklamı Kapat

Allah'ın emaneti

Yaratılan her varlık kendi öz seyrinde; gayri ihtiyari, şuursuz bir şekilde fakat kanununa ve kuralına uygun bir intizamla, tabiatları gereği görevlerini ifa ediyorlar.

Mesela şu güneş...
Bize bugün baharı tattıran güneş, kendi mihverinde kusursuzca dönüp dolaşmaya devam ediyor. Ve ışınlarını, sıcaklığını ve hatta baharın kokusunu etrafa yayıyor.

Yeryüzü de durmuyor....
O da kendi işini yapıyor. Bitkiler çıkarıp, ekin biçiyor. Canlıları yeyip içiriyor. Ölüleri kendi sinesinde barındırıyor. Bunların hepsini iradesiz ama Allah'ın kanununa uygun biçimde yapıyor.

İşte yıldızlar... İşte ay... İşte poyraz... İşte bulutlar... İşte hava... İşte su... Dağlar... Tepeler... Hepsi ama hepsi işinde gücünde; Rabb'lerinin izniyle, koyduğu kanuna göre teslimiyet içinde, Allah'ın iradesine boyun eğip, kendiliğinden bir çaba bir zahmet sarfetmeden yollarına devam ediyorlar.

Ve tüm bunlar; gök ve yerde olan herşey, Allah'ın emanetinin sorumluluğundan ürpermişler. "İrade" emanetinden, Allah'ın emrine riayetle, ibadet, itaat emanetinden, şahsi çaba gerektiren dini vecibelerin emanetinden... Tüm bu yükten ürperip, korkmuşlar ve dünyanın yükünü çekmek istememişler....

Ya insan...
İşte insan, saydığımız bu emanetlerin yükünü çekeceğine söz vermiş.
İnsan, Rabb'ine "söz vermiş!"

"Şüphesiz ki Biz, emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik de onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve endişe ettiler. Onu insan yüklendi. Şüphesiz ki insan, çok zalim, çok cahildir." (Ahzâb 72)

İrade, idrak, mücadele ve sorumluluk yüklenme... Gerçek olan bu! İnsanı, diğer herşeyden üstün tutan "emanet" yükü işte bu!

İnsanı, Allah'ın bütün yarattıklarından ayıran, ona apayrı bir özellik kazandıran vasıflar, tam olarak işte bunlardır...

Bu vasıflarla insan, en yüce makama layık görülmüş ve bu yükleri yüklenen insan olduğu için tüm melekler Hz.Adem'e "secde edin" emri almıştır. Ve Allah ebediyete kadar yaşayacak olan Kur'an'da bunu ilan etmiştir: "Andolsun ki biz Âdem oğullarını üstün bir izzet ve şerefe mazhar kılmışızdır." (İsra 70)

Bunca hakikate rağmen, bir de şu insanoğluna dönüp baktığımızda; bir çare, buhranda, kendini bırakmış, bıkmış, bitmiş, tükenmiş... Zalimleşmiş, cahilleşmiş...

Asıl dertlenmesi gerekeni unutmuş, dünyalık dertlere boğulmuş...
Neyi dert edindiğimizi gözden geçirme vakti gelmedi mi?
Tek derdimiz, Allah'ın rızası ve sevgisini kazanmak olmalı değil mi?

Ah kardeşler...
Allah nezdinde ne kadar değerli bir varlık olduğumuzu idrak etsek, başımız secdeden kalkmazdı...
Haydi, Allah'ın emanetine sahip çıkalım, yek ve gerçek sorumluluğumuzu yerine getirmek için çabalayalım...
Rabbim çabamızı görecektir ve zayi etmeyecektir!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayşe Battal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bugün Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bugün Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaeli'nin En Başarılı Belediye Başkanı Kim?