Reklamı Kapat

Çamur!!!

Futbol oynamak, çocukluğumdan itibaren vazgeçilmez bir spordur.

Hatta spordan da öte, adeta yaşam tarzım.

Ama yıllar geçince, yaş aldıkça kadro sıkıntısı sebebiyle futbol da oynayamaz olduk.

Malum bugün halı sahada ağız tadıyla futbol maçı yapmak için en az (6+6) on iki kişi gerekiyor.

Yani bu 12’yi bulmak da, ilk 12’ye girmek de, zor oluyor.

Keşke; takım arkadaşlarım Yakup, Taşkın, Cenk ile aynı şehirde yaşayabilseydik.

İllaki bir organizasyon yapar, karşı takım bulur oynardık.

Neyse.

Konum aslında günümüz siyasetindeki çamurlukta.

Eeee yıllarca adım çamura çıktı sahalarda.

24-25 yaşlarında yaşadığım belki de ilk çamurluk gelir aklıma.

Halı sahada yine bir futbol maçı yapıyoruz.

Kıran kırana, iddialı bir maç.

Ayıptır söylemesi zımba gibiyim o yıllarda.

Her pozisyondan 90’a takarım, golleri sıralarım.

İnanmayan Mehmet’e sorsun, Cenap’a sorsun.

Rakipten bir ağabeyimiz, maçın da yorgunluğu, benim de baş döndürücü forvetliğime karşı hırs yaptı.

Bir pozisyonda daldı baldırıma, bacağıma, ayağıma.

Yuvarlandım acılar içinde yere. İnanmadı tabi.

Başladı yemin etmeye ; “İki evladımı görmek nasip olmasın, dokunmadım bile!”

Bu yemini duyunca anladım ki abimizin hırsı, şuurunu kaybettiriyor.

Şuursuzca dalıyor, vuruyor, kırıyor, yemin edip işin içinden çıkmaya koyuluyor.

Ama çocuklarının üzerine de yemin edince, sessiz kaldım ben de. Aklı gitti abimizin.

Eeee, ben de aldığım hasarı biliyorum!

Sağ ayak parmaklarımda hasar var kesin.

Acıya dayanamayıp çıktım sahadan.

Takımım kaldı 5 kişi.

Eee oldum yine “Çamur Mustafa”.

Ama duramadım, gittim hastane aciline.

Röntgen, muayene derken, 20 gün rapor. Sağ ayak orta parmak ve baş parmağımın yanındaki parmak kırık.

Raporu aldım gittim işe, abimizin yanına. Gösterdim röntgeni ve raporu. Tabi çok üzüldü.

Dedi ki; “Vallahi ben farkında bile değilim! Yoksa çocuklarımın üzerine niye yemin edeyim!”

Ayak parmaklarım iyileşti ve ben sahalara döndüm tekrar.

Ama bu sefer daha dikkatliyim!

Ya şuurunu kaybeden abimizle aynı takımda yer aldım.

Ya da rakipsek, maç esnasında top bendeyken üzerime doğru geldiğinde abimiz, topu kendisine bırakıp çekildim kenara.

Tacizler dayanılmaz hal alınca da, çıkardım formayı sahayı terk ettim bazen.

Bu şekilde de oynadığımız futbolun da tadı olmuyor tabi!

Adım yine “çamur” oldu anlayacağınız.

Karşımdaki kırıp, döküp, hasar vererek eğlenecek diye, kendimizi korumayalım mı yani?

Hülasa; günümüzde, özellikle sosyal medyadan başlamak üzere, holigan siyaset ilgilisi, yorumcusu arkadaşları “takipten” çıkararak, bazılarını da “engelleyerek” çamurluğa devam ediyorum.

Yoksa sinirlerim bozuluyor, anlamsızca öfkeleniyorum.

Gereksiz bazı insanlar yüzünden mutsuz oluyorum.

Ne yapalım, “adımız çıkmış dokuza, inmez sekize”.

NOT: Yazılarımı takip eden birçok dost ve okurlarımdan gelen mesajlara, yazılarıma neden ara verdiğimi daha ayrıntılı olarak izah etmiştim, Henüz yüreğim soğumadı aslında. Ama yıllardır alışkanlık hale gelen yazı yazma, düşünceleri paylaşma hastalığı da nüksetti yine diyelim. Köşesini bana açık tuttukça aralıklı da olsa yazayım diyorum. Sizce?

3

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bugün Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bugün Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaeli'nin En Başarılı Belediye Başkanı Kim?