Reklamı Kapat

Ömer Faruk Gergerlioğlu; Kayyumlar iktidarın aleyhine sonuçlanacak!

“Kayyum kararının tekrar edeceğini çok düşünmüyordum doğrusu, çünkü Türkiye’nin yönünün demokrasi ve hukuka gitmesi lazım” kayyum kararlarına tepki gösteren Ömer Faruk Gergerlioğlu, “4 ay geçti hiçbir şey yok ortada bir yargı kararı da yok, gerçi yargı kararları da Türkiye’de nasıl oluyor herkes çok iyi biliyor, siyasetten bağımsız değil” dedi.

Ahmet Akçaalan
RÖPORTAJ Ahmet Akçaalan Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Bugün Kocaeli Gazetesi’ni ziyaret eden HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Akçaalan’ın sorularını yanıtlayan Gergerlioğlu,Aradan 4 ay geçti hiçbir şey yok ortada bir yargı kararı da yok, gerçi yargı kararları da Türkiye’de nasıl oluyor herkes çok iyi biliyor, siyasetten bağımsız değil. Buna rağmen bir yargı kararı da olmamasına rağmen alınan çok sert ve radikal bir karar çok yanlış bir karar aynı zamanda. Kayyum kararının tekrar edeceğini çok düşünmüyordum doğrusu, çünkü Türkiye’nin yönünün demokrasi ve hukuka gitmesi lazım” ifadelerini kullandı.

-Sıcak gelişme kayyumlar. Bölgeye de gittiniz ne düşünüyorsunuz? Neler ifade edeceksiniz?

KAYYUM KARARININ TEKRAR EDECEĞİNİ ÇOK DÜŞÜNMÜYORDUM

Demokrasi ve hukukun gaspıdır, millet iradesine gasptır. Bunu sadece biz söylemiyoruz, orada bölgede kime sorsanız aynısını söylüyor. Ben Van’daydım 5 gün boyunca kime sorsanız vatandaş bu eleştirileri yapıyor. Yani herhangi bir başka partiye oy vermesiyle de alakalı değil. Zaten sokakta dolaştığınız zaman vatandaşın tepkisini görüyorsunuz. Kabul edilebilecek bir hadise değil. Aradan 4 ay geçti hiçbir şey yok ortada bir yargı kararı da yok, gerçi yargı kararları da Türkiye’de nasıl oluyor herkes çok iyi biliyor, siyasetten bağımsız değil. Buna rağmen bir yargı kararı da olmamasına rağmen alınan çok sert ve radikal bir karar çok yanlış bir karar aynı zamanda. Kayyum kararının tekrar edeceğini çok düşünmüyordum doğrusu, çünkü Türkiye’nin yönünün demokrasi ve hukuka gitmesi lazım. Otoriter bir yönetim var ama bunu uzun süreli dayatmanın çok fazla bir geçerliliği yok anlamı yok. Buna rağmen inatla tekrar bir kayyum kararı alındı.

CHP’NİN DAHA AKTİF BİR ŞEKİLDE DUYARLI OLMASI LAZIM

Milletin tepkisinin yanı sıra dünyanın da önemli bir şekilde tepkisini çekeceğini düşünüyoruz. Açıklamalar geldi zaten AB ve ABD’den de geldi açıklamalar. Biz tüm kamuoyunun bu konuda duyarlı olması gerektiğini de söylüyoruz. Sokakta insanlarımızın duyarlı olduğunu görüyoruz ama mesela CHP’nin daha aktif bir şekilde duyarlı olması lazım ve net bir duruş sergilemesi lazım. Kabul etmediklerini tasvip etmediklerini biz de biliyoruz ama biraz daha net açıklamalar yapmaları ve net bir destek göstermeleri gerekiyor.

MİLLET BELLİ Kİ ÖNEMLİ BİR REAKSİYON GÖSTERECEK

“Ben Van’daydım. Diğer arkadaşlarımla birlikte 15 milletvekili. Diyarbakır ve Mardin’de de en az 15’er milletvekili ile tüm parti olarak bölgedeydik halkımızla birlikteydik. Alanlara çıktık, açıklamalar yapmak istedik tabii çok yoğun bir polis baskısıyla karşılaştık, güvenlik tedbiriyle karşılaştık. Bu da aslında güvenlik güçlerinin de İç İşleri Bakanlığı’nın da milletin bu kararı tasvip etmediğini bildiklerini gösteriyor. Çünkü o kadar yoğun bir güvenlik önlemi niye alınır. Millet belli ki önemli bir reaksiyon gösterecek en ufak bir çıkışı engellemek için yapıldı ve insanların bir adım bile atmasını engellemeye çalıştılar.”

-Herhangi bir gerekçe yok dediniz yasal olarak. Ancak devlet nezdinde terörü destekleme yönünde açıklamalara yapılıyor…

HİÇBİR DELİL YOK HİÇBİR ŞEY YOK ORTADA

En başta Erdoğan şöyle bir algı oluşturmaya çalışıyor. Belediye Kandil’e para gönderiyor hiçbir somut belge olmaksızın hiçbir kayıt olmadan bu cümleleri kullanıyor ve bir imaj oluşturmaya çalışıyor. Belediyeler zaten zor durumda çalışanların maaşlarını zor ödüyorlar. Böylesi bir durumdaki belediyeye böyle bir itham yapmaya çalışıyor kesinlikle doğru değil. Öncesinden beri doğru değil bu tür iddialar. Belki bir takım görev değişiklikleri olmuştur. Onu herkes yapıyor. Herkes geldiği zaman kendisine yakın kişileri göreve getiriyor, bu çok garip bir şey değil. Çak fazla görev değişikliği de olmadı. Kamuoyunda böyle bir imaj oluşturmaya çalışıyorlar. Kandil’e para gidiyor şudur budur. Hiçbir delil yok hiçbir şey yok ortada buna rağmen bir balonu uçurmaya çalışıyor.

-Ahmet Davutoğlu, Abdullah Gül çok sert tepki gösterdiler kayyumlara. Şimdi onlara AK Parti’nin muhalefet kanadı deniyor. AK Parti’nin içinde de böyle farklı sesler duyuyor musunuz?

BİREBİR KONUŞTUĞUMUZ ZAMAN ÖNEMLİ ELEŞTİRİLER YAPTIKLARINI GÖRÜYORUZ

AK Parti’deki kişilerin çoğu farklı düşünse de dışarı vuramıyor. Mesela bir Mustafa Yeneroğlu biraz dışarı vurabiliyor. Diğerleriyle birebir konuştuğumuzda eleştirilerinin olduğunu biliyoruz ama kamuoyuna bunu çok yansıtamıyorlar. Çünkü gerçekten oradaki yerlerinde durmayı haktan hukuktan yana olmaktan daha çok önemsiyorlar. O yüzden herhangi bir ses çıkarmamayı tercih ediyorlar. Yoksa içlerinde birebir konuştuğumuz zaman önemli eleştiriler yaptıklarını görüyoruz. Abdullah Gül’ün de, Davutoğlu’nun da eleştirilerini net bir şekilde söylemesi önemli, dediğim gibi birçok farklı kesim bunu kabul etmiyor. Vicdanen de millet kabul etmiyor.”

-Bir milletvekili olarak kaygılı mısınız?

TEKRAR KAYYUM ATANIRSA ESKİSİ GİBİ DURMAYIZ

Başta da dediğim gibi hani gelmemesi gerekiyordu geldi. Şimdi bir hukuk devletinde değiliz maalesef. Biz hukuki kriterlerle düşünmeye çalışıyoruz.  Demokratik kriterlerle düşünmeye çalışıyoruz. Gelmemesi gerekiyordu diyoruz. 2’nci kez büyük bir yanlışın yapılmaması gerekiyordu diyoruz ama buna cüret ettiler. Ben buna Avrupa’nın da daha büyük tepki vereceğini düşünüyorum çünkü bu konuları bize gelen büyükelçilerle de görüştük hep. Hollanda Büyükelçisi makamımda beni ziyaret ettiğinde onunla da görüştüm ve tekrar kayyum un atanması konusun da Avrupa Birliğinin tavrını sorduğumda inanın çok net bir cümle söylemişti bana. “Biz tekrar kayyum atanırsa eskisi gibi durmayız daha çok net ve keskin bir tepki veririz demişti.” Ben bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum. “

KESİNLİKLE ALEYHİNE SONUÇLANACAK

Erdoğan ayağına sıkıyor, olmayacak işler yapıyor. Dünya’nın kabul etmeyeceği işler yapıyor ve ülkeyi zor duruma düşürecek açıkçası. Ülkenin tüm prestijini dünya çapında düşürecek. İmamoğlu’na da gelebilir, Mansur Yavaş’a da gelebilir. Çünkü böyle pervasız bir anlayış varsa pervasızlığı tercih etmişse devamı gelebilir.  Bakın bir seçim yapılıyor iki tercihten birini yapacaksınız, ya demokratik seçime saygı göstereceksiniz ve tahammül edeceksiniz rakiplerinize ya da paldır küldür kayyum silahına sarılacaksınız. Erdoğan maalesef 2’inci yola girdi ama bu hem kendisine ulusal çapta hem de uluslararası çapta pahalıya mal olacak. Önceki gibi olmayacak açıkçası bu sefer İstanbul seçimlerinde ki gibi 2’inci tekrarın oluşturduğu bir büyük zarar tekrar edecek ve kesinlikle aleyhine sonuçlanacak bunu sakın unutmayın. Bunu tüm kamuoyunun bilmesi lazımdır. Nasıl ki İstanbul seçimlerin de mızıkçılık yaptı olmadı olmadı tekrar seçim yapalım dedi. Bu sefer net bir şekilde gerçekten aleyhine olacak.Çünkü kamuoyu vicdanı bunu kabul etmiyor. Bakın şuanda batıda da insanlar ya bu ne iştir nerden çıktı. Allah aşkına 3-4 ayda ne yaptı da bu adamla diyor. Kürt olmasına gerek yok, Sokakta dolaşın Kocaeli’ndeki insanlarda hangi görüşten olursa olsun garipsiyor bunu,  bu çok önemli bir olay.“

-Selahattin Demirtaş’ın içeride. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

KOCAELİ’N DE BEN BİRÇOK KARADENİZ VE LAZ’DAN DUYMUŞUMDUR

Sayın Selahattin Demirtaş halkın sevgilisi bir insan. Gerçekten çok önemli bir liderdir.Türkiye’de 21’nci yüzyılda nadide liderlerden birisi ve Kürt halkı arasından çıkmış, Türklerin de oy verdiği birisi ve bu Erdoğan’ı korkutuyor bakın bu çok net. Kocaeli’n de ben birçok Karadeniz ve Laz’dan duymuşumdur Demirtaş’a oy verdiklerini. Birçok farklı ilde, farklı kesimlerin Demirtaş’ı desteklediğini gördüm.  Demirtaş tüm Türkiye’yi kucaklayan ve sempatiği oluşturan bir lider. Bu özelliğinden dolayı siyasi olarak içeride tutuluyor. Bunu sadece biz söylemiyoruz biz düşünmüyoruz. Halkın hepsi böyle düşünüyor. Demirtaş karşıtı olsa bile insanlar onun tutuklu halini siyasi bir tutukluluk olduğunu çok iyi biliyor. Erdoğan’ın bizde karşı bir hamle yaparız dediğinden sonra yargının verdiği kararı hatırlıyorsunuz. Bütün bunlar Demirtaş’ın zorla tutulduğunu gösteriyor. Biz çok uzun süreceğini düşünmüyoruz. Demirtaş’ın çok uzun olmayan bir süreç içerisinde dışarı çıkması gerektiğini düşünüyorum. Şartlar artık onu gerektiriyor. Olabildiği kadarıyla uzun süreli cezaevin de tutuldu, uzatmaları oynanıyor şuan da. Bir an önce çıkması gerekiyor diye düşünüyorum.  Tabii Erdoğan belki bunu istemez ama ister istemez şartlar bunu getirecek. Belki şuan da sertleştirilen bir ortam var diyeceksiniz Kayyum var o var bu var evet ama sürdürülebilir bir durum olmaz bu. Biz Avrupalı yetkililerle de görüştüğümüz de hiçbir anlamını bulamıyorlar”

-Türkiye’de erken seçim iddiaları var siz HDP olarak erken seçim olacağını düşünüyor musunuz?

SEÇİM ONLAR İÇİN BENCE SON SEÇENEK

“Ben şahsen kısa vadeli erken seçim göremiyorum. Erdoğan ve Bahçeli anlaşmış bir durumda ve erken seçim de onların oyunun düşeceği kesin. Yine erken bir seçim yapsın şuan da sürdürebildiği bir hal var. Erken seçimle kaybetme ihtimali çok yüksek. Erken seçim onlar için bence son seçenek. Şuan da bu baskıcı yöntemleriyle götürmeye çalışacak. MHP ile olan ittifakı kuvvetlendirmeye ve Kürtlere yönelik kayyumlar baskılarla Türk milliyetçiliğini oynayarak işi idare etmeye çalışacak kendini palazlandırmaya çalışacak.  Herhangi bir erken seçim riskine girmesi için bir neden yok.  Ali Babacan olur ve Ak Parti’den yetmiş seksen vekil götürürse o zaman ister istemez siyasette bir tıkanır ve bir erken seçim olur. Onun dışında kesinlikle Erdoğan’ın böyle bir riske gireceğini düşünmüyorum.”

-Ali Babacan sizce AK Parti’den 60-70 vekil götürebilir mi?

BU PARTİYİ TERK EDİN DİYEN ÇOK FAZLA ÇIKMAZ AÇIKÇASI

Bence çok yüksek bir ihtimal değil. Erdoğan vekillerini açıkçası çok böyle kendisine bağlı olma kriteriyle belirliyor. Biz meclisteki hallerini görüyoruz. Bir şeyler ezberleyen aynı şeyleri tekrarlayan hiçbir şey üretemeyen liderin vekilleri olan arkadaşlarımız. Lider odaklı çalışıyorlar. O yüzden hak hukuk çiğneniyor, bu partiyi terk edin diyen çok fazla çıkmaz açıkçası.

-Kurulacak olan yeni parti HDP’yi etkiler mi?

CHP, İYİ PARTİ VE MHP’Yİ DE ETKİLEDİĞİNİ GÖSTERİYOR ANKETLER

Bizi hiç etkilemez, zaten anketlerde onu gösterdi. Bir anket yapılmıştı. Hemen hemen hiç etkilemedi.  Ama o anketlere baktığım da dikkatimi çekmişti.  CHP ve İYİ Parti’yi de etkiliyor. Diğer partileri de etkiliyor ama HDP’de neredeyse yüzde sıfır etkiliyor.  Herkes zannediyor ki sadece Ak Parti’den alacak, CHP, İyi Parti ve MHP’yi de etkilediğini gösteriyor anketler.”

-HDP PKK söyleminden kurtuldu mu? HDP kendi içinde karar alıyor mu? Kandil’le herhangi bir bağlantı var mı?

BU KONUŞMANIN BİZİMLE BİR ALAKASI YOK

“Biz kendi içimizde karar alıyoruz ama hani bakın ortada bir Kürt meselesi var bu konuda konuşan legal kurumlar veyahut başka kurumlar var. Kürt konusunda HDP çok konuşuyor, kuruluş amaçlarından biri bu.  PKK’da konuşuyor Kandil‘de konuşuyor Öcalan’da konuşuyor herkes konuşuyor bunu. Bu konuşmaların bizimle bir alakası yok. HDP olarak biz ister istemez bu konularda bir şey söyleyeceğiz. Türkiye’nin bitmez bir meselesi. Keşke bitse hani seçimlerden sonra kayyumu atayan biz değiliz ki gerginlik çıkaran biz değiliz. O anda herkes yolunda sokağında gidiyordu vatandaş protesto yapmıyordu. Herkes işinde gücündeydi ama bir kayyum ataması yaptılar ortalığı karıştırdılar. Kim karıştırdı. Kürt meselesini çözmek istemeyenler. Kürt meselesini biz diyoruz ki gelin arkadaşlar mecliste çözelim.  Ben niye meclise gitmişim arkadaşlarım niye meclise gitmiş. Gelin arkadaşlar bu mesele herkesin üzerinde konuştuğu bir mesele. Öyle değil mi? Herkesin üzerinde konuşuyor. Ulusal güçler uluslararası güçler. Bir mesele var ortada. Bu meseleyi demokratik bir çatı altında çözelim diyoruz. Adayımızı gönderiyoruz belediye başkanlığına sudan bir sebeple alıyorlar. Şimdi bu kadar alevlendiren tahrik eden bir gelişim olabilir mi daha bana kimse sorabilir mi Türkiye’de Kürt meselesi niye var.  Yüzlerce yıldır maalesef bu mesele var ve maalesef çözülmek istenmiyor. Son 40- 50 yıldır silahlı çatışmalara dökülmüş durumda. Bizde diyoruz ki daha da gecikmeden bu işi demokratik bir zeminde çözelim arkadaşlar. Etmeyin eylemeyin bu konuyu silah çatışma kan gözyaşı çözemez. Biz oturup çözelim.”

BEN O ZAMAN NASIL KENDİMİ AİT HİSSEDECEĞİM

Belediyelerdeki durumda buydu yani vatandaş oyunu vermiş hiçbir şekilde bölgede hani ne bileyim Şırnak’ta Ak Parti kazandı. Biz gidip de adamların kapısını camını mı indirdik vay sen nasıl kazandın diye bir şey mi yaptık anlatabiliyor muyum? Adam kazandı öyle veya böyle o ayrı bir konu ama kazandı. Demokratik bir seçimdi, bizde kazandık onlarda kazandı herkes saygı gösterdi. Ama şuanda gidin bölgeye Van’da Mardin’de Diyarbakır’da insanlar çok büyük gönül kırıklığında adam aylarca çalışmış, partisine oy vermiş, partisini kazandırmış.  Van’da mesele diğer illere göre daha az farkla kazanıldı onun zaferini yaşıyor onun sevincini yaşarken sevinci kursağın da kalıyor. Adam artık aidiyet duygunu kaybetmeye başlıyor. Van’a gittim, insanlarla konuştum adam diyor ki batıda insanlar bizi sevmiyor bizi yok sayıyor görünmez kılmış. Biz burada bir belediye kazanmışız adam belediyeyi elimizden alıyor. Ben o zaman nasıl kendimi ait hissedeceğim. Böyle kırgınlık küskünlük halini oluşturan maalesef iktidardır. Biz yapmıyoruz ki vatandaşa gidip arkadaşlar sokağa çıkalım ortalığı karıştıralım diyen biz değiliz ki. Hani Kürt meselesini adil eşitlikçi şekilde çözülmesi için uğraşıyoruz ama birileri ortalığı tahrik etmek için radikaliz etmek için büyük uğraş veriyor. Biz gittik oraya Milletvekili olarak konuşmamıza bile engel oluyorlar. Polis gelmiş etrafımızı çeviriyor,  önümüze geçmeye çalışıyor. İfade özgürlüğünün önüne geçmeye çalışıyor. Vatandaşın en tabii protesto hakkın önüne geçmeye çalışıyor hani burada ki polisin tavrıyla Van’da ki polisin tavrına baktığınız zaman diyorsunuz ki bu meselenin çözülmesinin önündeki en büyük engel maalesef devlet, politikadır.”

-AK Parti’de bakanların bir tartışma içinde olduğu iddiaları var ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında? Siz ne düşünüyorsunuz bu konu da?

AK PARTİ’NİN İÇERİSİ KAYNIYOR AÇIKÇASI

“Erdoğan’ın sağlığıyla ilgili pek bir şey bilmiyorum ama Erdoğan hem sağlığının hem siyaseti çok zorlayan bir insan. Şartları çok zorlayan gemileri yakan benden sonrası tufan diyen ve hakka hukuka göre değil güce göre partisini eksendirmiş bir insan. Açıkçası içeride bir sürü iktidar olanın çatışması olduğunu bizde biliyoruz. Soylu’nun , Berat Albayrak’ın çatıştığını bizde duyuyoruz. Daha farklı birçok kurumun olduğunu da duyuyoruz. İçerisi kaynıyor açıkçası. Hakka hukuka uygun olmayan bir güç sistemi kurduğu için, Erdoğan’ın sağlıkla ilgili durumlarını bilmiyorum ama en başta gelen nedenin bunun güç eksenli bir yapı kurması olduğunu düşünüyorum.”

-Cumhur İttifakı’nın uzun süreceğine düşünüyor musunuz? Önümüzdeki süreçlerde yeni ittifaklar doğabilir mi?

DOYUM NOKTASINA ULAŞTI. ERDOĞAN DÜŞÜŞTE VE ÇIRPINIYOR.

“Cumhur İttifakı’nın ben de çok uzun sürmeyeceğini düşünüyorum çünkü artık doyum noktasına ulaştı. Erdoğan düşüşte ve çırpınıyor. Ne yapacağını şaşırmış durumda. Düşüşte olan telaşta olan bir isim çırpınır akıl mantık dışı işler yapar kendine zarar verir ve o bataklıktaki çırpınması daha çok batmasına neden olur. Ben Erdoğan’ı böyle tasvir ediyorum. Bundan sonraki her çırpınışı aleyhine olacak. İstanbul seçimleri aleyhine oldu. Kayyum aleyhine olacak ve daha sonraki işleri de aleyhine olacağı için Cumhur İttifakı’nın çok uzun ömürlü olacağını bende tahmin etmiyorum. Sonrasında ne olur bilemeyiz ama önemli olan Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi yolunda yürümesidir. Mesela bir Kürt meselesinin insan hakları düzleminde çözülmeye çalışılmasıdır.  Türkiye bu adımları atmak zorundadır bu yolun başka bir çözümü yoktur. İnsanların bölünmesi ile Kürt’ün Türk’ün ölmesi ile kazanabileceğimiz hiçbir şey yoktur. Annelerimiz, çocuklarımız, gençlerimiz yıllardır ağlıyor. Biliyorsunuz ben bunları söylediğim için işimden atıldım. Çocuklarımız ölmesin analarımız ağlamasın dedik işimizden atıldık. Haklı olduğumu bildiğim için ben bu sözleri yine yıllardır söylemeye devam ediyorum. Türkiye’nin bir süre sonra barış arayışına mutlaka girmesi gerekiyor. Girecektir de bu durum bu şekilde süremez.”

 

28 Ağustos 2019 -

Muhabirler : Ahmet Akçaalan , Serkan Üldes


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bugün Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bugün Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Yarın seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?