Kocaeli Başiskele’de yaşayan Maksut Bayazıt’ın hayatı kitaplarla şekillenmiş desek abartı olmaz. 1967’de aldığı bir dergiyle başlayan alışkanlık, bugün 15 bine yakın eserden oluşan bir kütüphaneye dönüşmüş durumda. 74 yaşındaki Bayazıt, gününe kitapla başlıyor, saatlerce okumadan da duramıyor. Evinin bir köşesini yıllar önce kütüphaneye çevirmiş, zamanla orası adeta yaşam alanı olmuş.

BİR DERGİYLE BAŞLADI YILLARCA SÜRDÜ
Her şey küçük yaşta alınan bir dergiyle başlamış. O dergi bırakılmamış, üstüne yenileri eklenmiş. Bir ara 17 dergiye aynı anda abone olmuş, hepsini takip etmiş. Zamanla kitaplar çoğalmış, türler değişmiş, ilgi alanı genişlemiş.
Topladığı eserler öyle bir noktaya gelmiş ki 2004 yılında evinin bir bölümünü tamamen kütüphaneye ayırmış. Şimdi raflar dolu, hatta taşmış. Yer kalmayınca bazı kitapları kolilerde saklıyor ama yine de almaya devam ediyor.

DEPREMDE BİLE AKLINDA KİTAPLARI VARDI
1999 depremi onun için de zor geçmiş. Kitaplığı yıkılmış. Ama o an bile ilk düşündüğü şey kitapları olmuş. Önce onları toparlamış, yeniden düzen kurmuş. Derince’den Başiskele’ye taşındıktan sonra ise bu tutkusu daha da büyümüş.
2013’ten beri kitap fuarlarını neredeyse hiç kaçırmıyor. Her gün gidip yeni kitaplar almışlığı var. Emekli maaşının büyük kısmını da bu işe ayırdığını söylüyor zaten.

KİTAP OKUYOR, PAYLAŞIYOR, YAYIYOR
Kütüphanede bir de yatak var. Okurken yorulunca kısa bir mola veriyor, sonra tekrar kitaba dönüyor. Saatler böyle geçiyor. Günde 3-4 saat okumak onun için sıradan bir şey.
En dikkat çeken tarafı ise bu sevgiyi paylaşması. Evine gelen çocukları boş göndermiyor. Mutlaka bir kitap veriyor. Torunları da kütüphaneden çıkmak istemiyormuş zaten. Biraz dağıtıyorlar ama olsun diyor, yeter ki okusunlar.
Bayazıt’ın söylediği bir cümle akılda kalıyor: Kitap okumak başka, kitabı okumak başka. Ona göre önemli olan gerçekten anlayarak okumak. Belki de bu yüzden yıllardır aynı heyecanı kaybetmemiş.




