Türkiye’de iş kazalarına bağlı ölümler 2025 yılında da yüksek seyrini sürdürdü. İSİG Meclisi tarafından yayımlanan rapora göre, 2025 boyunca en az 2 bin 105 işçi iş kazaları sonucu hayatını kaybetti. Veriler; güvencesiz çalışma biçimlerinin, sendikasızlığın ve denetimsizliğin ölümcül sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER İŞKOLUNDA 30 CAN KAYBI
Rapora göre 2025 yılı içinde Sağlık ve Sosyal Hizmetler işkolunda en az 30 sağlık emekçisi iş kazaları nedeniyle yaşamını yitirdi. Buna karşın Sağlık Bakanlığı’nın, yataklı kamu sağlık kurumlarını “çok tehlikeli” sınıfından “tehlikeli” sınıfa düşürme talebi dikkat çekti. Sağlık emekçileri için sıklıkla dile getirilen “kutsal meslek” söyleminin, önlenebilir iş kazası ölümlerini görünmez kıldığı ifade edildi.
ÖLENLERİN YÜZDE 84’Ü ÜCRETLİ ÇALIŞAN
İş kazası ölümlerinin istihdam biçimlerine göre dağılımı da raporda yer aldı. Buna göre:
1.761 kişi (%84): Ücretli çalışan (işçi ve memur)
344 kişi (%16): Kendi nam ve hesabına çalışan (çiftçi ve esnaf)
Bu dağılım, kamu ve özel sektörde çalışan emekçilerin yeterli iş sağlığı ve güvenliği önlemleri olmaksızın çalıştırıldığını ortaya koydu.
EN FAZLA ÖLÜM İNŞAAT, TARIM VE TAŞIMACILIKTA
2025 yılında iş kazası ölümlerinin en yoğun yaşandığı işkolları şu şekilde sıralandı:
İnşaat ve Yol: 493
Tarım ve Orman: 414
Taşımacılık: 272
Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema: 144
Belediye ve Genel İşler: 125
Sağlık ve Sosyal Hizmetler: 30
Ayrıca 69 işçinin hangi işkolunda çalıştığı tespit edilemedi.
EN YAYGIN ÖLÜM NEDENİ: TRAFİK VE SERVİS KAZALARI
Raporda iş kazası ölümlerinin nedenlerine ilişkin veriler de paylaşıldı:
Trafik ve servis kazaları: 466
Ezilme / göçük: 374
Yüksekten düşme: 354
Kalp krizi / beyin kanaması: 299
Elektrik çarpması: 95
Şiddet: 92
İntihar: 89
Özellikle trafik ve servis kazalarının; uzun çalışma saatleri, uykusuzluk ve zaman baskısıyla doğrudan ilişkili olduğu vurgulandı. Sağlık emekçilerinin de bu baskıyı yoğun biçimde yaşayan meslek grupları arasında yer aldığı belirtildi.
“GÜVENLİ ÇALIŞMA LÜTUF DEĞİL, HAKTIR”
Hekimsen tarafından yapılan değerlendirmede; sağlık emekçilerinin güvenceli istihdam, insani çalışma saatleri ve etkili iş sağlığı ve güvenliği önlemleri olmadan çalışmaya zorlanamayacağı vurgulandı. Açıklamada, sağlık emekçilerinin yaşam hakkının korunmasının kamunun asli sorumluluğu olduğu ifade edildi.