Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi, hükümetin Orta Vadeli Program kapsamında 2026 yılında uygulamaya koymayı planladığı Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ni masaya yatırmak üzere önemli bir panele ev sahipliği yaptı. Etkinlikte, sistemin emekçiler açısından ne anlama geldiği, hangi hak kayıplarını doğurabileceği ve nasıl bir mücadele hattı izlenmesi gerektiği ele alındı. Prof. Dr. Aziz Çelik’in sunumuyla derinlemesine incelenen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, katılımcıların yoğun ilgisini gördü. Panel, yalnızca teknik bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda örgütlü mücadele ruhunun yeniden güçlendiği bir dayanışma alanına dönüştü. Sendika yöneticileri, işyeri temsilcileri ve üyeler, sistemin hayata geçirilmesi halinde yaşanabilecek hak kayıplarına karşı net bir duruş sergiledi.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi nedir, neden tartışılıyor?
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, devletin sunduğu mevcut sosyal güvenlik sistemine ek olarak planlanan ikinci bir emeklilik basamağı olarak tanımlanıyor. Hükümetin Orta Vadeli Programı (OVP) kapsamında 2026 yılında yürürlüğe sokmayı planladığı bu sistemin, işçilerin uzun yıllar mücadelesiyle elde ettiği emeklilik haklarını zayıflatabileceği endişesi dile getiriliyor. Panelde konuşan Prof. Dr. Aziz Çelik, sistemin gönüllü değil fiilen zorunlu bir uygulama olacağına dikkat çekerek, işçilerin kıdem tazminatı hakkı başta olmak üzere birçok kazanımının risk altında olduğunu vurguladı. Çelik’e göre Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, özel fonlara ve piyasaya dayalı bir model olduğu için emeklilikte gelir güvencesini ortadan kaldırabilir. Bu nedenle emek örgütlerinin konuyu yakından takip etmesi ve kamuoyunu bilinçlendirmesi gerektiği belirtildi.
Panelde örgütlü mücadele ve dayanışma ön plandaydı
Petrol-İş Gebze Şubesi’nin düzenlediği panel, yalnızca bir bilgilendirme etkinliği olmakla kalmadı; aynı zamanda örgütlü mücadelenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sendika yöneticileri, işyeri temsilcileri, üyeler ve dost kurumlardan katılımcılar, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi karşısında sessiz kalmayacaklarını belirtti. Katılımcılar, sistemin arka planında birikmiş kıdem tazminatlarının tasfiyesi ve emeklilik haklarının özelleştirilmesi gibi ciddi riskler olduğuna dikkat çekti. Panelin sonunda yapılan ortak açıklamada, “Emekçiler susmayacak, örgütlü mücadelemiz sürecek” sözleri salondaki katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı. Bu kararlılık, önümüzdeki dönemde benzer etkinliklerin artacağının da habercisi olarak yorumlandı.
Emekçiler bilgilendi, mücadele hattı netleşti
Panelde, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ne karşı nasıl bir mücadele hattı izlenmesi gerektiği de gündeme geldi. Prof. Dr. Aziz Çelik, emekçiler ve sendikaların bu süreci yalnızca izlemekle kalmaması gerektiğini, aktif olarak sürece müdahil olmaları gerektiğini ifade etti. Katılımcılar, kamusal emeklilik sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, ikinci basamak özel emeklilik sistemlerinin uzun vadede sosyal adaleti zedeleyebileceğini dile getirdi. Bu noktada, sendikaların yalnızca üyeleri için değil, tüm çalışanlar için daha güçlü bir sosyal güvenlik sistemi talep etmesi gerektiği vurgulandı. Panel, bu konuda dayanışmayı büyütmek ve farkındalığı artırmak için bir dizi yeni etkinlik planının ilk adımı olarak değerlendirildi.