Kocaeli Haber

Akran Zorbalığı Hutbeye Girdi

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 23 Ocak 2026 tarihli Cuma hutbesinde, toplumda giderek artan akran zorbalığına dikkat çekildi. Hutbede, özellikle gençler arasındaki şiddet, dışlama ve baskıcı davranışlara karşı sevgi, saygı ve merhametin hayati önemde olduğu vurgulandı.

Abone Ol

Türkiye genelindeki camilerde okunan “Akran İlişkileri” konulu hutbede, bireyler arası iletişimin temelinin sevgi ve saygı olduğu belirtilerek, bu değerlerin zayıflamasıyla birlikte toplumsal huzurun da zarar gördüğüne işaret edildi. Hutbede gençler, aileler ve eğitimciler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerine sorumluluk çağrısı yapıldı.


AKRAN İLİŞKİLERİNDE SEVGİ VE SAYGININ ÖNEMİ

Hutbede, insanların kalplerinin sevgiyle yumuşadığı, saygıyla huzura kavuştuğu ifade edilerek, dostlukların bu iki temel değer üzerine kurulduğu hatırlatıldı. Sevgi ve saygının olmadığı ortamlarda ise huzursuzluk, baskı ve dışlanmanın kaçınılmaz olduğu; küçük anlaşmazlıkların büyük çatışmalara dönüştüğü vurgulandı.


AKRAN ZORBALIĞI TOPLUMSAL BİR SORUNA DÖNÜŞÜYOR

Gençler arasında giderek daha görünür hale gelen akran zorbalığının yalnızca alay ve kırıcı sözlerle sınırlı kalmadığı, fiziksel şiddete ve hatta cana kıymaya kadar varabildiği belirtildi. Şiddeti ve suçu normalleştiren anlayışların, dijital mecralar ve şiddet içerikli yapımlar yoluyla daha da yaygınlaştığına dikkat çekildi.


GENÇLERE UYARI: ZORBALIK GÜÇ DEĞİL ACİZLİKTİR


Hutbede gençlere seslenilerek, duygularını istismar eden ve onları yanlış yollara sürüklemek isteyen kişi ve çevrelere karşı dikkatli olmaları istendi. Korku, baskı ve şiddetle bir gelecek inşa edilemeyeceği vurgulanırken, nezaket ve zarafetin mümine yakışan davranışlar olduğu ifade edildi.


AİLELERE VE TOPLUMA ORTAK SORUMLULUK ÇAĞRISI


Anne babalar, eğitimciler ve tüm topluma hitap edilen hutbede, gençlerin ihmal edilmemesi gerektiği hatırlatıldı. Aileler, okullar, camiler, kurumlar ve medyanın el ele vererek zorbalığa karşı ortak duruş sergilemesinin zorunlu olduğu ifade edildi. Amaç olarak ise can ve mal güvenliğinin sağlandığı, iyilik ve merhametin hâkim olduğu bir toplum inşası gösterildi.
Hutbe, Allah’ın emrettiği haklara riayet eden ve ahiret sorumluluğunun bilincinde olanların kurtuluşa ereceğini hatırlatan ayetle sona erdi.

İŞTE BU HAFTAKİ CUMA HUTBESİNİN TAMAMI

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 23 Ocak 2026 tarihli ve "Akran İlişkileri" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.


AKRAN İLİŞKİLERİ
Muhterem Müslümanlar!
İnsanlar arasındaki iletişimin özü sevgi ve saygıya dayanmaktadır. Zira kalpler sevgiyle yumuşar, saygıyla huzura erer. Dostluklar sevgiyle kurulur, saygıyla devam ettirilir. Ailede güven, toplumda muhabbet sevgi ve saygıyla tesis edilir.

Sevgi ve saygının olmadığı yerde; huzursuzluk, baskı ve dışlanma olur. Küçük anlaşmazlıklar büyük tartışmalara dönüşür. Sabır ve tahammül zayıflar, öfke kontrol edilemez. Merhamet yerini şiddete, muhabbet yerini nefrete bırakır.

Aziz Müminler!
Yaşadığımız çağın sorunlarından biri de, sevgi ve saygıdan mahrum kalan gençlerin birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tavırlar sergilemesidir. Akran zorbalığı olarak karşımıza çıkan bu kötü haslet; alay etmek ve kırıcı sözler söylemekten çok daha öteye giderek, fiziksel şiddete, hatta cana kıymaya dönüşmüş durumdadır. Tek tip elbise giyinmeyi, aynı görünüşe sahip olmayı, suça bulaşmayı, aklı örten uyuşturucu madde kullanmayı, cezaevine girip çıkmayı marifet sayan bu anlayış gençlerimiz arasında daha fazla görünür hale gelmektedir. Şiddet içerikli sinema, dizi film, oyun ve dijital mecralar ise bu hadiselerin daha da yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Oysaki Peygamber Efendimiz (s.a.s), hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Her Müslüman’ın diğer Müslüman’a canı, namusu ve malı haramdır, dokunulmazdır.”[1]

Kıymetli Gençler!
Duygularınızı istismar edip kendi kötülüklerine sizi alet etmek, hayallerinizi karartmak ve umutlarınızı çalmak isteyenlere karşı daha dikkatli olmalısınız. Allah’a kulluk, aileye hürmet, insanlığa faydalı olmak sizler için gaye olmalıdır. Unutmayınız ki; korkuyla, baskıyla ve şiddetle gelecek inşa edilemez. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur.”[2] Zorbalık, güç değil acizliktir. Alay etmek, eğlence değil hayâsızlıktır. Cana kast etmek, saygınlık değil cehennem ateşidir. Genç Kardeşim! Sana zorbalık değil, nezaket ve zarafet yaraşır.

Değerli Anne Babalar! Kıymetli Eğitimcilerimiz ve Hocalarımız! Aziz Kardeşlerim!
Allah Resûlü (s.a.s)’in, “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter”[3] hadis-i şerifi apaçık ortadayken bu kötü gidişata duyarsız olamayız. Merhamet ikliminden yoksun olanların acımadan kan dökmesine ve bunu meşru göstermesine seyirci kalamayız. Gençlerimizi, fitne ve fesat ateşi yakmak isteyen şer odaklarının insafına terk edemeyiz. Aileler, okullar, camiler, kurum ve kuruluşlar, medya, hâsılı toplumun bütün kesimleri olarak el ele vermeliyiz. İnsanın mukaddes olan canına ve nesline zarar veren zorbalığa karşı birlikte hareket etmeliyiz. İyiliğin ve merhametin hâkim olduğu, can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir toplum inşası için sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirmeliyiz.

Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesi ile bitirmek istiyorum: “O akıl sahipleri; Allah’ın, korunmasını emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygıda kusur etmeyen, ahiret hesabının kötü sonuç vermesinden korkan kimselerdir.”[4]