Vatandaş arasında nasılsına dahi, cevap olarak siyasetin konuşulduğu süreçe girdik.
7 Haziran’dan kat kat önemli bir seçim var önümüzde ve daha büyük derin sessizlik.
Nasıl bir sonuç çıkar.
Kimse bilmesede, siyasiler kendi anketlerine inanarak yüzlerini gülümsetiyor.
Oysa korku yüzlerindeki derin mimiklerde saklı.
**********************
1 Kasım seçimleri en çok hükümet olan Ak Parti için önemli.
7 Haziran seçimlerini sıyrıkla atlatan hükümet, yeniden güçlenerek sandıktan çıkmak istiyor.
İlk gün ki gibi sloganının altında bu var.
Gerçekten herşey o günler deki gibi mi orası bilinmez.
Çünkü o günleri yaşayanların çoğu şuan Ak Parti’de siyaset yapmıyor.
Kimisi emekliye ayrıldı, kimisi dinlenme süreçine girdi.
Ve siyasetin hastalıkları Ak Parti’ye de ister istemez bulaştı.
Ben daha koyu taraftarım hastalığı Ak Parti’de baş gösterdi.
Senelerce MHP’de “ben daha ülkücüyüm, milliyetçiyim” yarışı ve adamcılık, CHP’de “ben daha Atatürkçüyüm” yarışı bugün Ak Parti’de parti içi AKP’liler ve Ak Partililer olarak ortaya çıktı.
Sanki birilerinin elinde terazi var gibi, kimisini AKPli kimisini Ak Parti diye ayırdı.
Hastalık kendisini Ak Partili sanan gazeteciler tarafından iyice derinleştirildi.
Teşkilat akıl tutulmasına yakalandı.
Seçim sonuçu olan yüzde 41, sanki yüzde 4.1 olarak görüldü.
Partinin sahada deli gibi koşan abi ve ablaları kenara çekildi.
Kadın kolları eski kadın kolları olamadı.
Dolu ve donanımlı olmayan yapı, makam ve mevkilerin hakkını veremez oldu.
Koltuğu kaybetme ihtimalini gören, bakanlığın elden gideceğini düşünenler, daha donanımlı isimleri çeşitli nedenlerle kenara attı.
Bakan olur denilen isimler, parti dışına bırakıldı.
Partide heyecanla bayrak asan koşturanlar, yerel yönetimlere müdür olunca karizma çizilir modunda bayrak asmadan utandı.
Gençler tepkiliydi.
Deli gibi çalışan isimler, başka partiden gelenlerin önü açıldığını görünce öfke kusmaya başladılar.
Haklıydılar.
Ve netici açıksa sandıkta ortaya çıktı.
7 Haziran seçimlerinde ilk defa sandığa giden gençlerin oy verdiği parti sıralamasında Ak Parti dördünce parti olarak yerini aldı.
Ak Parti gençlere politikasını anlatamadı.
*************************
7 Haziran’ı iyi anlamak yerine yerel yönetimler sorgulandı.
İl il yapılan çalışmalar denetlendi.
Mevcut belediye başkanlarında kabahat arandı.
Oysa 30 Marttan kalan ve aday gösterilmeyen öfkeli başka partiye çalışan isimler hiç görülmedi.
Ak Parti son dönemde doğru tespit yapamadığı için bunca yapılan hizmeti dahi anlatacak kadroları koruyamadı.
**************************
Ve 1 Kasım anlamı çok açık;
Ayakta duruş veya yokoluş seçimi.
Birinci formulü Ak Parti kaçırdı.
Kurban bayramı öncesi emekliye 1000 TL ikramiye verilseydi.
Bugün 1 Kasım seçim sonuçları belliydi.
Şuan ise tablo çok karışık.
Ankara’da kimin eli kimin cebinde belli değil.
Düşman değil yarın, beş dakika sonra dost olabilir.
Denize düşen yılan misali asıl mesele tek başına iktidar çıkıp çıkmayacağıdır.
Eğer çıkarsa Ak Parti 2023’ü görecektir.
Çıkamazsa, sinyaller verilmeye başlandı.
CHP ve MHP hükümeti bir şekilde kurulacaktır.
Asıl soru şudur;
Hangisi ülke için hayırlı?