Anayasa Mahkemesi'nin süresiz nafaka uygulamasına ilişkin verdiği iptal kararı, boşanma hukukunda uzun süredir devam eden tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Türk Medeni Kanunu'nun yoksulluk nafakasını düzenleyen maddesindeki süresiz ödeme hükmünün iptal edilmesiyle birlikte milyonlarca kişiyi ilgilendiren yeni bir süreç başladı. Kararın dokuz ay sonra yürürlüğe girecek olması nedeniyle gözler şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hazırlanması beklenen yeni nafaka düzenlemesine çevrildi. Süresiz nafaka yerine nasıl bir model uygulanacağı ise en çok merak edilen başlıkların başında geliyor.
AYM SÜRESİZ NAFAKA KARARINI NEDEN İPTAL ETTİ
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesinde yer alan ve yoksulluk nafakasının süresiz olarak ödenmesine imkan tanıyan hükmü iptal etti. Yüksek Mahkeme'nin kararı, nafaka yükümlüsünün hakları ile nafaka alan tarafın korunması arasında daha dengeli bir sistem kurulması gerektiği yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Uzun yıllardır kamuoyunda tartışılan süresiz nafaka uygulaması, özellikle kısa süreli evliliklerin ardından yıllarca devam eden ödeme yükümlülükleri nedeniyle eleştiriliyordu. Mahkemenin verdiği kararın ardından mevcut sistemin yerine geçecek yeni modelin nasıl şekilleneceği hukuk çevrelerinde yakından takip edilmeye başlandı.
YENİ NAFAKA DÜZENLEMESİNDE EVLİLİK SÜRESİ KRİTERİ ÖNE ÇIKIYOR
Kulislerde konuşulan taslak çalışmalarda, süresiz nafaka uygulamasının tamamen kaldırılmasından çok belirli sürelerle sınırlandırılması seçeneği ağırlık kazanıyor. Özellikle evlilik süresine göre farklı nafaka sürelerinin belirlenmesi üzerinde duruluyor.
Gündeme gelen formüllere göre kısa süreli evliliklerde daha kısa, uzun süreli evliliklerde ise daha uzun nafaka süreleri uygulanabilecek. Değerlendirilen seçenekler arasında;
3 yıl süren evliliklerde 5 yıl nafaka,
5 yıl süren evliliklerde 7 yıl nafaka,
10 yıl süren evliliklerde 12 yıl nafaka,
gibi modeller yer alıyor.
Henüz kesinleşmiş bir düzenleme bulunmasa da yeni nafaka sisteminin evlilik süresi, tarafların ekonomik durumu, yaş, çalışma imkanı ve çocuk sahibi olup olmama gibi kriterleri de içerebileceği belirtiliyor.
SÜRELİ NAFAKA SONRASINDA SOSYAL DESTEK MODELİ GÜNDEMDE
Yeni nafaka düzenlemesi hazırlanırken en çok tartışılan konulardan biri de nafaka süresinin sona ermesinin ardından ortaya çıkabilecek ekonomik mağduriyetler. Bu nedenle sosyal destek mekanizmalarının devreye alınması seçeneği de masadaki başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, özellikle çalışma hayatına katılmakta zorlanan veya belirli yaşın üzerindeki kişilerin korunması için devlet destekli modellerin değerlendirilebileceğini ifade ediyor. Böylece hem nafaka yükümlüsünün süresiz sorumluluğunun sona ermesi hem de ekonomik desteğe ihtiyaç duyan bireylerin mağdur edilmemesi hedefleniyor.
Türkiye Aile Hareketi Başkanı İlhan Ergincan da Anayasa Mahkemesi'nin kararını aile hukuku açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirdi. Ergincan, yeni sistemin nafaka hakkına ihtiyaç duyan bireylerin korunmasıyla nafaka yükümlüsünün hakları arasında daha adil bir denge kurulmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
SÜRESİZ NAFAKA TARTIŞMALARINDA MAĞDURİYET İDDİALARI YENİDEN GÜNDEMDE
Anayasa Mahkemesi'nin süresiz nafaka kararı sonrasında, yıllardır nafaka ödeyen kişilerin yaşadığı mağduriyet örnekleri de yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.
Boşanma sürecinin ardından yıllarca nafaka ödemek zorunda kaldığını belirten Harun Çebi, kısa süren evliliklerin ardından uzun yıllar devam eden yükümlülüklerin kişilerin hayat planlarını doğrudan etkilediğini ifade etti. Çebi, boşanma davalarının daha hızlı sonuçlandırılması gerektiğini savunurken, tarafların yeni bir hayat kurma sürecinin uzayan hukuki süreçler nedeniyle gecikebildiğini dile getirdi.
Önümüzdeki aylarda TBMM’de şekillenecek yeni nafaka düzenlemesinin, hem nafaka alan tarafın sosyal güvencesini hem de nafaka ödeyen tarafın haklarını gözeten dengeli bir model oluşturup oluşturamayacağı yakından takip edilecek.