23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yapılan açıklamada, çocukların ve gençlerin karşı karşıya olduğu riskler yeniden gündeme taşındı. Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği tarafından paylaşılan mesajda, özellikle bağımlılık ve kimlik arayışı gibi sorunların büyüdüğü vurgulandı. Açıklama, yalnızca kurumlara değil, toplumun tüm kesimlerine yöneltildi. Gençlerin sokakta, dijital dünyada ya da yalnızlık içinde kaybolduğuna dikkat çekildi; erken farkındalık çağrısı yapıldı.
Gençlerin karşı karşıya olduğu riskler büyüyor
Açıklamada, gençlerin yaşadığı sorunların yalnızca bireysel değil, toplumsal bir mesele olduğu ifade edildi. Sokakta görülen bir değişim, çoğu zaman daha derin bir sorunun işareti aslında. Dijital bağımlılık, kimlik arayışı ve yalnızlık duygusu iç içe geçmiş durumda; ayırmak zor, görmezden gelmek ise daha da zor.
Parlak görünen ama içi boş dünyalara yöneliyor gençler, denildi açıklamada. Sosyal medya etkisi, tüketim alışkanlıkları ve “güç” algısı üzerinden şekillenen yeni bir yaşam tarzı dikkat çekiyor. Bu yönelimlerin bir tercih değil, çoğu zaman bir “yardım çağrısı” olduğu vurgulandı. Fark edilmeyen her boşluk, başka bir şekilde doluyor çünkü.
Bağımlılıkla mücadelede bütüncül yaklaşım vurgusu
Sorunun yalnızca güvenlik ya da sağlık perspektifiyle ele alınmasının yetersiz olduğu belirtildi. Polisiye önlemler ya da tedavi süreçleri tek başına çözüm değil; kök nedenlere inilmesi gerekiyor. Gençlerin zihinsel ve duygusal dünyasında oluşan boşluk, erken dönemde fark edilmeli.
Bu noktada kurumların rolü kadar bireylerin sorumluluğu da öne çıkıyor. Yalnızca resmi mekanizmalarla sınırlı kalmamalı mücadele; mahallede, okulda, evde devam etmeli. Bazen bir cümle yeter, uzun uzun anlatmaya gerek kalmaz. Fark edenin susmaması gerekiyor, altı özellikle çizildi bu durumun.
Toplumun tüm kesimlerine açık çağrı yapıldı
Açıklamada farklı kesimlere yönelik net mesajlar yer aldı. Devlet yetkililerinin gençlik sorunlarını kısa vadeli gündemlerin ötesine taşıması gerektiği ifade edildi. Yasal düzenlemelerin yalnızca cezaya değil, koruma ve rehabilitasyona da odaklanması gerektiği belirtildi.
Sivil toplum kuruluşlarının sahaya daha fazla inmesi gerektiği vurgulandı. Raporların ötesine geçilmeli, gençlerle birebir temas kurulmalı. İş dünyasına ise sosyal sorumluluk çağrısı yapıldı; ekonomik katkının yanında eğitim ve gelişim projelerine destek verilmesi gerektiği ifade edildi.
Mahalle esnafı ve yerel aktörler de unutulmadı. Berber, bakkal, kahvehane sahibi… Hepsi birer gözlemci aslında. Değişimi ilk fark eden çoğu zaman onlar oluyor, dikkat çekildi buna. Küçük bir ilgi, bazen büyük bir kırılmayı engelleyebilir.
23 Nisan mesajında seferberlik vurgusu öne çıktı
Açıklamanın sonunda, toplumsal bir seferberlik çağrısı yapıldı. “Kimse bana ne dememeli” ifadesi öne çıktı; sorumluluğun paylaşıldığı hatırlatıldı. Küçük katkıların küçümsenmemesi gerektiği belirtildi.
Bir burs, bir rehberlik, belki sadece bir dinleme… Hepsi bir araya geldiğinde değişim mümkün, denildi. Gençlerin sahte dünyalardan uzaklaşıp gerçek bir aidiyet bulabilmesi için ortak çaba gerektiği vurgulandı.
23 Nisan’ın anlamına da atıf yapıldı açıklamada. Geleceğin emanet edildiği çocuklara kayıtsız kalınamayacağı ifade edildi. Sessizlik, sadece bugünü değil yarını da etkiliyor; böyle hatırlatıldı.