Devlet Bahçeli, Suriye’de yaşanan son gelişmeler, SDG ile 10 Mart 2025’te varılan mutabakat ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın yayımladığı 2026/13 sayılı kararnameye ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Bahçeli, açıklamasında Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün korunmasının bölgesel istikrar açısından kritik olduğuna dikkat çekti.

SDG VE MERKEZİ OTORİTE VURGUSU

Bahçeli, Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusunda SDG’nin fiilî kontrol alanları oluşturmasının, yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki temel engellerden biri olduğunu ifade etti. 10 Mart 2025’te SDG ile varılan mutabakatın, örgütün silahlı varlığının sona erdirilmesi ve devlet kurumlarına entegrasyonu açısından önemli olduğunu belirten Bahçeli, mutabakat hükümlerinin eksiksiz uygulanmasının zorunlu olduğunu kaydetti.

SAHADAKİ GELİŞMELER VE ASKERİ HAREKETLİLİK

Açıklamada, Suriye ordusunun Halep ve çevresinde kontrolü sağlamasının ardından Fırat’ın batısında ilerleyişini sürdürdüğü, bazı bölgelerin askeri kapalı alan ilan edildiği ve SDG’nin sahadaki etkinliğinin zayıfladığı değerlendirmesine yer verildi. Bu süreçte bazı Arap ve Kürt aşiretlerinin merkezi yönetime destek verdiği ifade edildi.

“KÜRTLER BAŞKA, SDG BAŞKADIR”

Bahçeli, SDG’nin bir terör örgütü olduğunu ve Suriye’de yaşayan Kürtleri temsil etmediğini vurguladı. Kürtlerin Suriye toplumunun asli bir parçası olduğunu belirten Bahçeli, etnik kimlikler üzerinden ayrıştırıcı yaklaşımların ülkenin birliğine zarar vereceğini ifade etti.

KARARNAMEYE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın Kürt dili ve kültürüne ilişkin yayımladığı kararnameyi değerlendiren Bahçeli, söz konusu düzenlemenin toplumsal uzlaşıyı güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Kürtçenin seçmeli ders olarak öğretilmesi ve kültürel haklara vurgu yapılmasının, SDG’ye yönelik bir taviz değil, aksine örgütün “temsil” iddiasını zayıflatan bir adım olduğu ifade edildi.

YENİ ANAYASA VE YÖNETİM MODELİ

Bahçeli, Suriye’de yeni bir anayasanın hazırlanmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, anayasanın tüm etnik ve dini kesimleri kapsayan, eşitlikçi, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir yapıda olması gerektiğini dile getirdi. Üniter devlet yapısının korunması, federasyon ve özerklik tartışmalarının gündemden çıkarılması gerektiğini vurguladı.

MHP'den KOÜ'ye Destek
MHP'den KOÜ'ye Destek
İçeriği Görüntüle

ÖNERİLEN YOL HARİTASI

Açıklamada öne çıkan başlıca öneriler şöyle sıralandı:

10 Mart 2025 mutabakatının tüm maddeleriyle uygulanması,

SDG ve benzeri yapıların tamamen feshedilerek devlet kurumlarına entegre edilmesi,

Üniter devlet yapısının korunması ve merkezi otoritenin ülke genelinde tesis edilmesi,

Kapsayıcı ve demokratik bir anayasanın hazırlanması,

“Suriye vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi ve eşit haklar temelinde toplumsal uzlaşının sağlanması.

Bahçeli, Suriye’nin siyasi ve toplumsal istikrarının hem bölge barışı hem de Türkiye’nin güvenliği açısından önem taşıdığını belirterek, sürecin dikkatle ve kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Devlet Bey'in görüşleri bu şekildeydi.