Başiskele Haberleri

BAŞİSKELE KİTAPHANE’DE OSMANLI’DA MEZAR TAŞLARI KONUŞULDU

Başiskele Kitaphane Kültür Söyleşileri’nde Osmanlı’da mezar taşları ve edebiyatı ele alındı. Uzman isimler dönemin kültürel mirasını anlattı.

Abone Ol

Başiskele Belediyesi’nin kültür sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği Kitaphane Kültür Söyleşileri, tarih ve edebiyat meraklılarını bir kez daha aynı çatı altında buluşturdu. İlçenin kültürel ve entelektüel hayatına düzenli katkı sunan programın 32’ncisinde, Osmanlı döneminin dikkat çekici miraslarından biri olan mezar taşları masaya yatırıldı. Araştırmacı-yazar Osman Nuri Cebe ile sanat tarihçisi Ferda Temur’un konuk olduğu söyleşide, mezar taşlarının yalnızca bir defin unsuru olmadığı, aynı zamanda birer kültür ve edebiyat belgesi niteliği taşıdığı vurgulandı. Katılımcılar, hem tarihsel hem sanatsal açıdan zengin bir içerikle buluştu.

Osmanlı’da Mezar Taşları Kültürel Bir Hafıza Niteliği Taşıyor

Söyleşide ilk olarak Osmanlı’da mezar taşlarının tarihsel arka planı ele alındı. Araştırmacı-yazar Osman Nuri Cebe, mezar taşlarının dönemin sosyal yapısını, inanç dünyasını ve estetik anlayışını yansıtan önemli eserler olduğunu ifade etti. Cebe’ye göre bu taşlar, sadece birer kimlik bilgisi içeren yapılar değil; aynı zamanda toplumun duygu dünyasını yansıtan sessiz tanıklar.

Osmanlı’da mezar taşları, üzerlerindeki kitabeler, semboller ve motiflerle dikkat çekiyor. Sarık, kavuk, çiçek ve servi ağacı gibi figürler, hem statü hem de inanç sistemi hakkında bilgi veriyor. Özellikle Osmanlı’da mezar taşları ve edebiyat ilişkisi incelendiğinde, manzum ifadelerin ve zarif anlatımın öne çıktığı görülüyor. Bu yönüyle mezar taşları, dönemin edebi zevkini gündelik hayatın bir parçası olarak günümüze taşıyor.

Mezar Taşlarında Edebiyat ve Hat Sanatının İzleri

Programda mezar taşlarının edebi boyutu üzerinde de duruldu. Osmanlı’da mezar taşları ve edebiyat geleneği denildiğinde, şiirsel anlatımlar ve ince üslup öne çıkıyor. Özellikle manzum yazıtlar, ölüm temasını derin bir anlam dünyasıyla ele alıyor. Kısa ama etkili ifadelerle yazılan beyitler, hem kader anlayışını hem de dünya görüşünü yansıtıyor.

Sanat tarihçisi Ferda Temur ise mezar taşlarında kullanılan hat sanatına dikkat çekti. Hat ustalarının zarif dokunuşlarıyla şekillenen kitabeler, estetik açıdan da güçlü bir miras bırakıyor. Taş üzerine işlenen yazılar, dönemin sanat anlayışını gözler önüne sererken; yazı karakterleri ve süslemeler de ayrı bir anlam katmanı oluşturuyor. Böylece Osmanlı mezar taşları, tarih, sanat ve edebiyatın kesişim noktasında özel bir yerde duruyor.

Başiskele Kitaphane Kültür Söyleşileri Yoğun İlgi Görüyor

Tarihçi-yazar Volkan Şenel’in moderatörlüğünde gerçekleşen program, konuşmacıların özgeçmişlerinin okunmasıyla başladı. Ardından soru-cevap bölümüyle devam eden söyleşi, katılımcıların aktif katkısıyla zenginleşti. Başiskele Kitaphane Kültür Söyleşileri, her ay farklı bir başlık altında alanında uzman isimleri ağırlamaya devam ediyor.

Başiskele Belediyesi’nin düzenli olarak gerçekleştirdiği etkinlikler, ilçenin kültürel hayatına canlılık kazandırıyor. 32’nci programda ele alınan Osmanlı’da mezar taşları konusu da katılımcılardan tam not aldı. Program sonunda birçok katılımcı, mezar taşlarına artık farklı bir gözle bakacaklarını ifade etti. Söyleşi, geçmişle bugün arasında kurulan güçlü bir bağ olarak hafızalarda yer etti.