İş yerinde ağır kaldırırken, yanlış bir hareket yaparken ya da uzun süre titreşime maruz kalırken oluşan bel fıtığı, sanıldığı kadar basit bir sağlık sorunu olmayabiliyor. Uzmanlara göre bazı durumlarda bu rahatsızlık, “iş kazası” ya da “meslek hastalığı” kapsamında değerlendirilebiliyor. Bu da çalışan için SGK’dan gelir alma ve işverene karşı tazminat talep etme yolunu açabiliyor.
Özellikle yük taşıyan işçiler, şoförler, operatörler ve uzun saatler aynı pozisyonda çalışan kişiler için risk daha da yüksek. Gün sonunda ortaya çıkan bel ağrılarının “yorgunluktan olur” denilerek geçiştirilmemesi gerektiği belirtiliyor. Çünkü işin niteliği nedeniyle zamanla gelişen rahatsızlıklar, hukuken ciddi haklar doğurabiliyor.
HEM İŞ KAZASI HEM MESLEK HASTALIĞI SAYILABİLİYOR
Sosyal güvenlik mevzuatına göre, iş yerinde ani bir hareket sonrası ortaya çıkan bel rahatsızlıkları iş kazası olarak kabul edilebiliyor. Eğer sorun yapılan işin etkisiyle zaman içinde oluşmuşsa bu kez meslek hastalığı olarak değerlendiriliyor.
Bu tespitin yapılması halinde çalışan için önemli avantajlar devreye giriyor. Yaş şartı aranmadan, prim günü ve sigortalılık süresine bakılmadan bazı haklardan yararlanmak mümkün hale geliyor.
SGK HANGİ HAKLARI SAĞLIYOR?
Bel fıtığının iş kazası ya da meslek hastalığı sayılması durumunda çalışan, tedavi sürecinde geçici iş göremezlik ödeneği alabiliyor. Eğer kalıcı bir hasar oluşmuşsa, SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanabiliyor. Yani bazı çalışanlar için bu süreç, ömür boyu maaş anlamına gelebiliyor.
Bunun yanında, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almaması halinde maddi ve manevi tazminat davası açılması da mümkün oluyor.
EN ÇOK KİMLER RİSK ALTINDA?
Uzmanlar, kapasitenin üzerinde yük kaldıranların, yük altındayken ani dönme veya eğilme hareketi yapanların, uzun süre sabit pozisyonda çalışanların ve sürekli titreşimli araç kullananların daha fazla risk taşıdığına dikkat çekiyor.
Özellikle şoförler, forklift operatörleri, depo çalışanları, fabrika işçileri ve bedensel güce dayalı işlerde çalışanlar için bel sağlığının ayrı bir önem taşıdığı vurgulanıyor.
HAK KAYBI YAŞAMAMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT
Uzmanlara göre çalışanların muayene sırasında sadece “belim ağrıyor” demesi yeterli değil. Yaptıkları işi ayrıntılı biçimde anlatmaları gerekiyor. Kaç kilo yük kaldırıldığı, günde kaç saat araç kullanıldığı ya da nasıl bir çalışma düzeni olduğu mutlaka doktora aktarılmalı.
Ayrıca raporun meslek hastalıkları hastanelerinden ya da tam teşekküllü devlet hastanelerinden alınması büyük önem taşıyor. Teşhis sonrası durumun SGK’ya bildirilmesi ve gerekli başvuruların zamanında yapılması gerekiyor.
KURALLARA UYMAYAN HAKKINI KAYBEDEBİLİR
Öte yandan uzmanlar önemli bir uyarıda da bulunuyor. Eğer işveren gerekli eğitimi vermiş, ekipmanları sağlamış ve tüm önlemleri almışsa; buna rağmen işçi kurallara aykırı davranarak sakatlanmışsa, tazminat hakkı zayıflayabiliyor hatta tamamen kaybedilebiliyor.
Bu nedenle hem sağlık hem de hukuki süreç açısından iş güvenliği kurallarına uymanın büyük önem taşıdığı belirtiliyor.