Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları kongresine katıldı.
Resmen izdiham yaşandı ve teşkilat başarılı bir kongreyi geride bıraktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ziyaretinde ilimizde çeşitli temaslarda bulundu.
O temaslardan biri Burhan Abiş oldu.
Size bu konuda bir ayrıntı vereyim.
Sayın Burhan Abiş, çevresine Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na olan tepkisini anlatıyormuş; ‘Reis ile görüşebilmek için sürekli beni arıyordu. Şimdi iletişime geçemiyoruz” ifadelerini defalarca kullanmış.
Sanırım bu ifadeleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a uygun bir dille yansıtmış ki evinde oturan Sayın Abiş’in gelmesi için Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’ndan Sayın Abiş’i aramasını ve çağırmasını istemiş.
Ve Karaosmanoğlu’da Sayın Abiş’i davet etmiş.
Fotoğrafı net gördünüz değil mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan söylemese Sayın Abiş bu görüşmeyi yapabilecek miydi?
Tabi ki hayır.
Yani ne anlatmak istiyorum.
Bu kentte birileri Kraldan çok kralcı olmuş.
Veya Reis’ten çok reisçi.
Niteki bu durum ilimizde ki bazı belediye başkanlarını kızdırmış.
‘Kimden kimi saklıyorsunuz’ diyorlarmış.
Görebildiğim bazı belediye başkanları uçaktan inerken karşıladı.
Bazıları kongre salonunda, görüştü.
Bazısı zorla çat kapı girerek görüştü.
Bazısı sadece 3 saniye el sıkıştı.
Kimisi yakın markaja alarak evinde görüştü.
Asıl mesele şu,
Belediye başkanları daha kurumsal bir organisazyon beklemişler.
En azından belediye başkanlarının toplu veya tek tek görüşebileceği bir yer konusunda davet gibi…
***********************
Herkese Kadro Yok!
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 127. Maddesinin; Geçici 23 ve 24. Maddesi gereğince taşeronda çalışan işçilerin sürekli içi kadrolarına geçişine imkan verildi.
Cümleyi net okudunuz değil mi?
Bazı vatandaşlarımız kendilerinin hala memur olacağını sanıyor.
Kamuoyunu aydınlatmada fayda var.
Vurgulayarak belirtmek isterim.
Memur olma durumu, söz konusu değil.
Yapılacak hizmet sözleşmeleri kapsamında taşeron olarak çalışmakta olan kadrolar, sürekli işçi kadrolarına geçecekler.
Hatta son dönemde duyduklarımda inanmıyorum desem yeri…
Nasıl bir beklenti veya algı oluşturulduysa önceki gün bir kurum müdürüne taşerondan kadroya geçiş süreci nasıl ilerliyor diye bilgi almak istedim.
Benden söylemesi acayip sıkıntı var.
Düşünün bir temizlik işçisi, ‘Ben artık memur oluyorum. Benim yerime temizlik kim yapacak?” diye soru yöneltmiş.
Bununda altına çizerek ifade edelim.
Taşeron işçiden, sürekli işçiye geçişlerde yapılan işte değişmiyor.
Bizim toplumda memur eşittir, masa başı olarak algılandığı için buda ayrı bir sıkıntı.
Daha devamı var.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 23. Ve 24. Maddelerinin uygulanmasında dair usul ve esasları belirlendiği tebliğde belirtilen kriterler dahilinde taşeron işçilerden, sürekli işçi kadroları için başvurular yapılması istendi.
Bu başvurularda şart olarak önceden var olan haklardan vazgeçilmesi, davaların geri çekilmesi istendi.
Ve başvurular alındı.
Şahsıma ulaşan bilgilere göre başvuran bazı işçiler şokta.
Çünkü çoğunluğu red edilmiş.
Evet yanlış okumadınız.
Taşeron işçilerin, sürekli işçi kadrolara geçme başvurularında kurum tarafından yapılan ön incelemede red olan çok isim olduğunu öğrendim.
Bakanlık bu elemelerin, yapılmak için yapılacağını ifade etmişti.
Şimdi işçiler haklı olarak soruyor;
Neye göre başvurular red edildi?
Açıklanması lazım değil mi?
Yoksa ülke gündeminde olan FETÖ’den mi red edildi?
Veya FETÖ olmasa da red kararı işçilerin üzerinde, böyle bir algının oluşmasında sebep olmaz mı?
Sonuç olarak her başvuran işçinin kadro alamadığını öğrenmiş olduk…