Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 29 Ekim 2025’te yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin hayatını kaybettiği Arslan Apartmanı faciası, aylar geçmesine rağmen hâlâ tüm yönleriyle aydınlatılamadı. Anne Emine Bilir, baba Levent Bilir ile çocukları Muhammet Emir ve Hayrunnisa Nur Bilir’in yaşamını yitirdiği, 18 yaşındaki Dilara Bilir’in ise saatler sonra enkazdan sağ çıkarıldığı olayda kamuoyunun en çok merak ettiği soru hâlâ cevabını bulmuş değil: Bu bina neden yıkıldı?
Facianın ardından başlatılan soruşturma süreci ilk etapta teknik incelemeler üzerinden ilerledi. Ancak zaman içinde dosyaya yansıyan bilgiler, olayın sadece bir bina çökmesi değil, aynı zamanda ciddi bir rapor ve yorum karmaşasına dönüştüğünü gösterdi.
ALİCAN ULUDAĞ’IN PAYLAŞIMIYLA YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Olay, uzun süre kamuoyunda sınırlı biçimde tartışılırken gazeteci Alican Uludağ’ın sosyal medya paylaşımıyla birlikte yeniden ülke gündemine taşındı. Uludağ’ın paylaştığı bilgiler, binanın çökmesinde metro inşaatının etkili olduğu yönündeydi. Bu paylaşım sonrası olay yeniden tartışılmaya başlandı ve kamuoyunda “Arslan Apartmanı’nı metro mu yıktı?” sorusu gündeme geldi.
Bu tartışmanın büyümesinde en önemli neden, olayla ilgili kamuoyuna yansıyan ilk teknik değerlendirmenin metro hattını işaret etmesiydi.
METRO HATTI İŞARET EDİLDİ
Kamuoyuna yansıyan ilk teknik değerlendirmeye göre, Arslan Apartmanı’nın çökmesinde binanın altından geçen Darıca-Gebze Metro Hattı kapsamındaki çalışmaların etkili olduğu öne sürüldü.
Söz konusu teknik tespitlerde, metro hattı kapsamındaki kazıların zeminde boşluk ve gevşeme oluşturduğu, bunun da yapının dengesini bozarak çökmeye neden olduğu ileri sürüldü. Bu değerlendirmeye göre bina, temelinin altındaki zemin kaybı nedeniyle öne doğru gömülerek devrildi.
Olay öncesinde bölgede yaşayan vatandaşların çatlak ve kayma şikayetlerinde bulunmuş olması da bu iddiaları güçlendiren unsurlar arasında yer aldı. Dosyaya yansıyan bilgilerde, bazı teknik sorumlular ve denetim mekanizmalarının da ihmali bulunduğu değerlendirmeleri dikkat çekti.
İHA’NIN YAYINLADIĞI İKİNCİ RAPOR DENGEYİ DEĞİŞTİRDİ
Ancak süreç burada bitmedi. Tam tersine, asıl kafa karışıklığı bundan sonra başladı. Çünkü İhlas Haber Ajansı tarafından servis edilen haberde, dosyada ikinci bir teknik raporun daha bulunduğu bilgisi kamuoyuna yansıdı.
Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlandığı belirtilen bu değerlendirmede ise bambaşka bir tablo çizildi. Bu kez çökmenin temel nedeni olarak metro çalışması değil, binanın bulunduğu zemin yapısı ve yapısal kusurlar gösterildi.
İKİNCİ RAPORDA ODAK ZEMİN VE YAPI KUSURLARI OLDU
İHA’nın aktardığı ikinci teknik değerlendirmeye göre Arslan Apartmanı’nın bulunduğu alan, eski bir dere yatağı ve kontrolsüz dolgu zemin niteliği taşıyordu. Ayrıca yapının temel sisteminin yetersiz olduğu, bazı beton dayanım değerlerinin de projede öngörülen seviyelerin altında kaldığı öne sürüldü.
Raporda yer altı su seviyesindeki değişimlerin zamanla zemin içinde boşluk oluşturduğu ve bu sürecin temel altındaki taşıyıcı yapıyı zayıflattığı vurgulandı. En dikkat çeken bölüm ise metro inşaatına ilişkin tespitler oldu. Buna göre, metro projesi süresince ölçülen zemin hareketlerinin sınırlı kaldığı, bu hareketlerin bina altında büyük çaplı bir çökme yaratacak düzeyde olmadığı ifade edildi.
Dahası, metro tünellerinde yapılan incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısı bulunmadığı da aktarıldı.
AYNI FACİA, İKİ FARKLI TEKNİK SENARYO
İşte tam bu noktada kamuoyunda büyük bir soru işareti oluştu. Çünkü bir tarafta çökmenin ana nedenini metro çalışmasına bağladı, diğer tarafta ise asıl sorunun zeminde ve binanın kendi yapısal zafiyetlerinde olduğunu söyleyen başka bir teknik değerlendirme vardı.
Bu iki farklı çerçeve, dosyanın teknik boyutunu olduğu kadar kamuoyu algısını da ikiye böldü. Bir kesim “binayı metro çalışması yıktı” derken, diğer kesim “asıl problem bina ve zemindi” yorumunu öne çıkarmaya başladı.
ANADOLU AJANSI’NIN HABERİ BELİRSİZLİĞİ DAHA DA BÜYÜTTÜ
Bugün Anadolu Ajansı’nın geçtiği haber ise dosyada hâlâ son sözün söylenmediğini gösterdi. Anadolu Ajansı’nın haberine göre, çöken binanın enkazının kaldırıldığı alan, çevresi ve metro şantiyesinin içinde bilirkişi heyeti tarafından incelemeler sürdürülüyor.
Adliyeden ekiplerle birlikte farklı üniversitelerden akademisyenlerin sahada veri topladığı, güvenlik önlemlerinin ise devam ettiği belirtildi. Bu gelişme, kamuoyuna yansıyan farklı teknik yorumlara rağmen nihai ve tartışmasız bilirkişi değerlendirmesinin henüz tamamlanmadığı yönündeki kanaati güçlendirdi.
İNCELEME SÜRÜYORSA, KESİN RAPOR NE ZAMAN AÇIKLANACAK?
Başka bir ifadeyle, bugün gelinen noktada ortada kamuoyuna parçalar halinde yansıyan iki farklı teknik çerçeve var; ancak facianın kesin nedenini tüm yönleriyle ortaya koyan ve tartışmayı bitirecek resmî, nihai bir sonucun kamuoyu önüne tam anlamıyla konulmadığı görülüyor.
İşte kamuoyunun asıl tepkisi de burada başlıyor. Çünkü Gebze’de dört kişinin hayatını kaybettiği bu faciada insanlar artık yalnızca teknik bir açıklama değil, aynı zamanda netlik ve şeffaflık istiyor.
BİNA NEDEN YIKILDI?
Olayın artık yalnızca mühendislik veya bilirkişilik tartışması olmadığı açıkça görülüyor. Çünkü kamuoyu şu anda birbirinden farklı bilgilerle karşı karşıya kaldı.
Bir tarafta “metro etkiliydi” diyen değerlendirmeler, diğer tarafta “asıl neden zemin ve yapı kusurlarıydı” diyen başka bir yaklaşım, öte yanda ise Anadolu ajansı ‘’ hâlâ devam eden saha incelemeleri var’’dedi.
Bu tablo, facianın etrafında ciddi bir güven krizini de beraberinde getiriyor. Çünkü kamuoyunun beklentisi, böylesine ağır bir olayda farklı farklı yorumlar değil; tek, açık, resmi ve tartışmayı bitirecek bir çerçeve istiyor.
Ayrıca bugün tartışılan yalnızca “binayı ne yıktı?” sorusu değil. Aynı zamanda “Bu facia önlenebilir miydi?” sorusu da dosyanın tam merkezinde duruyor.
Eğer bina önceden çatlaklar, kaymalar, oturmalar ya da tehlike işaretleri veriyorsa; neden daha erken ve daha sert tedbirler alınmadı? Neden tahliye kararı daha önce gündeme gelmedi? Ve neden kamuoyu hâlâ bu soruların net cevabını alamıyor?