ÇANAKKALE’DE SAHTE ALTIN SKANDALI NASIL BAŞLADI?
Çanakkale’de sahte altın skandalı, 31 Aralık 2025 tarihinde bir müşterinin altınını geri alamamasıyla ortaya çıktı. İddiaya göre kuyumcu Hasan Turan ve oğlu M.T., müşterilerden kâr vaadiyle ya da emanet olarak altın ve para topladı. Ancak yılın son gününde ödeme yapılamaması üzerine mağdur müşteri polise başvurdu.
İlk aşamada gözaltına alınan baba ve oğul serbest bırakıldı. Ancak daha sonra çok sayıda kişinin benzer mağduriyet yaşadığını belirterek savcılığa başvurmasıyla dosya genişledi. Çanakkale’de sahte altın skandalı, bu süreçte bireysel bir şikayetin ötesine geçerek geniş çaplı bir soruşturmaya dönüştü.
İŞ YERİNDE SAHTE ALTINLAR TESPİT EDİLDİ
Soruşturma kapsamında yapılan aramalarda dikkat çekici bulgulara ulaşıldı. Polis ekipleri ve bilirkişiler eşliğinde gerçekleştirilen incelemelerde, farklı gramaj ve özelliklerde çok sayıda altın, gümüş ve değerli taş ile birlikte 156 adet saat ele geçirildi.
Mağdurların avukatı Alper Yavuz Ajlan, en çarpıcı bulgunun sahte altınların varlığı olduğunu belirtti. Çanakkale’de sahte altın skandalı çerçevesinde bu durumun, sistematik bir dolandırıcılık düzenine işaret ettiğini vurguladı. Ele geçirilen materyallerin niteliği, olayın planlı şekilde yürütüldüğü iddialarını güçlendirdi.
MAĞDUR SAYISI 143’E ULAŞTI, ZARAR DEV BOYUTTA
Çanakkale’de sahte altın skandalı kapsamında mağdur sayısının 143’e ulaştığı açıklandı. Ancak henüz resmi başvuruda bulunmayan çok sayıda kişinin olduğu da ifade ediliyor.
Toplam zararın ise 200 ila 250 milyon TL arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu rakamın yalnızca bireysel kayıpları değil, toplumsal güveni de zedeleyen ciddi bir tabloyu ortaya koyduğu belirtiliyor. Mağdurların büyük bölümünün yıllarca biriktirdikleri tasarruflarını kaybettiği ifade ediliyor.
TUTUKLAMA KARARI VE SÜREÇTEKİ TARTIŞMALAR
Soruşturma kapsamında kuyumcu Hasan Turan tutuklanırken, oğlu M.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Çanakkale’de sahte altın skandalı sürecinde diğer şüphelilerin tutuksuz yargılanması ise tartışma konusu oldu.
Mağdurların avukatı, serbest olan şüphelilerin kaçma ihtimaline dikkat çekerek tutuklama talebinde bulundu. Ayrıca şüphelilerin mal varlıklarına tedbir konulması gerektiği vurgulandı. Soruşturmanın sağlıklı ilerleyebilmesi için tüm şüpheliler hakkında eşit ve etkili adımlar atılması gerektiği ifade ediliyor.
“SİSTEMATİK DOLANDIRICILIK” VE KAÇMA ŞÜPHESİ
Avukat Alper Yavuz Ajlan, yaptığı açıklamada olayın sadece bir ticari başarısızlık değil, planlı bir dolandırıcılık olduğunu öne sürdü. Çanakkale’de sahte altın skandalı için “halkın güvenini suistimal eden sistematik bir düzen” ifadesini kullandı.
Ayrıca serbest bulunan şüphelilerin yurt dışına kaçma hazırlığında olduklarına dair ciddi emareler bulunduğunu belirtti. Bu durumun soruşturma açısından risk oluşturduğunu ifade eden Ajlan, tüm şüphelilerin tutuklanması ve mal varlıklarına el konulması gerektiğini vurguladı.




