Kastamonu’da İstanbul’dan getirilen yüklü miktarda uyuşturucuya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. 23 Eylül 2025’te düzenlenen operasyonda yakalanan sanıklardan Hediye Ç., mahkemede yaptığı savunmada çocuğuyla tehdit edildiğini öne sürdü ve pişman olduğunu söyledi. Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin yürüttüğü takip sonucu ortaya çıkarılan olayda, şehirler arası otobüste 848 gram metamfetamin ele geçirilmişti. Duruşmada tarafların çelişen ifadeleri dikkat çekerken, mahkemenin ara kararları dosyanın seyrini etkiledi.
İstanbul’dan Kastamonu’ya uzanan uyuşturucu sevkiyatı nasıl ortaya çıktı
Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, İstanbul’dan kente uyuşturucu getirileceği yönünde alınan istihbarat üzerine harekete geçti. Teknik ve fiziki takip sonucu Hediye Ç. ile Atagan Y. isimli şüpheliler belirlendi. Takibin ardından düzenlenen operasyonda, şehirler arası yolcu otobüsünde seyahat eden Hediye Ç. yakalandı.
Operasyonda dikkat çeken detaylardan biri, sanığın tanınmamak için çarşaf giymesi oldu. Ekipler tarafından yapılan aramada çanta içerisinde 848 gram metamfetamin bulundu. Uyuşturucunun miktarı ve sevkiyat yöntemi, olayın bireysel kullanımın ötesinde bir ticaret ağına işaret edebileceği değerlendirmelerini beraberinde getirdi. Aynı soruşturma kapsamında Atagan Y. de gözaltına alındı ve iki şüpheli hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.
Sanığın savunması: Tehdit, çaresizlik ve pişmanlık vurgusu
Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz alan Hediye Ç., yaşam koşullarını ve yaşadığını iddia ettiği baskıyı anlattı. Üç engelli çocuğu olduğunu, eşinden ayrıldığını ve uzun süredir çocuklarını göremediğini belirten sanık, ekonomik zorluklar nedeniyle bu sürecin içine sürüklendiğini dile getirdi.
İstanbul’da uyuşturucuyu temin ettikleri sırada tehdit edildiğini iddia eden Hediye Ç., çocuğunun elinden alınacağı korkusuyla hareket ettiğini söyledi. Çantayı kendisinin hazırlamadığını, sadece taşımak zorunda kaldığını öne sürdü. Savunmasında “çok pişmanım” ifadelerini kullanan sanık, olayın planlayıcısı olmadığını ve yönlendirildiğini iddia etti. Bu beyanlar, davada “zorunluluk hali” ve “tehdit altında suç işleme” tartışmalarını gündeme taşıdı.
Diğer sanık suçlamaları reddetti: Para yardımını kabul etti
Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan Atagan Y. ise tüm suçlamaları reddetti. Hediye Ç.’ye gönderdiği 22 bin TL’yi kabul eden sanık, bu paranın insani yardım amacıyla verildiğini savundu. Uyuşturucu temini ya da sevkiyatıyla ilgisi olmadığını belirten Atagan Y., HTS kayıtlarının da bunu ortaya koyacağını ifade etti.
Sanık, uyuşturucu pazarlığının kendi bilgisi dışında yapıldığını öne sürerken, olay günü evden çıkmadığını söyledi. Bu savunma, dosyada yer alan teknik verilerin ve iletişim kayıtlarının önemini artırdı. Mahkeme sürecinde bu kayıtların detaylı incelenmesi bekleniyor.
Mahkemeden ara karar: Bir tahliye, bir tutukluluğa devam
Mahkeme heyeti, tarafların beyanlarını ve avukatların savunmalarını dinledikten sonra ara kararını açıkladı. Hediye Ç.’nin tutukluluk halinin devamına karar verilirken, Atagan Y. adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Ayrıca dosyada adı geçen ve “Sarı” lakabıyla bilinen Ramazan D. hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Bu karar, dosyada yeni bir şüphelinin aktif olarak aranmasına yol açarken, davanın kapsamının genişleyebileceğine işaret ediyor. Mahkeme, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.




