Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Işıkay, epilepsinin özellikle erken çocukluk döneminde sık görülen bir nörolojik hastalık olduğunu vurguladı. Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin anormal elektriksel aktiviteleri sonucu ortaya çıkan nöbetlerle seyrediyor. Bu nöbetler kimi zaman bilinç kaybı, kimi zaman kasılmalar veya kısa süreli donakalma şeklinde kendini gösterebiliyor.
Prof. Dr. Işıkay, epilepsinin çocukluk döneminde farklı türlerle ortaya çıktığını ve nöbetlerin genellikle 3 ila 5 yaş arasında başladığını belirtiyor. Genetik yatkınlıktan doğum komplikasyonlarına kadar pek çok etkenin hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabildiğini aktaran uzman isim, erken tanı ve doğru tedavinin önemine dikkat çekiyor.
Çocuklarda Görülen Üç Temel Epilepsi Türü
Epilepsi her yaşta ortaya çıkabilse de, çocuklarda belirtiler yaşa ve nöbet türüne göre değişiklik gösterebiliyor. Prof. Dr. Işıkay’a göre çocukluk epilepsilerinde en sık karşılaşılan üç tür şöyle:
Grand Mal (Jeneralize Tonik-Klonik Nöbetler): Yaygın kasılmalar ve bilinç kaybı ile seyrediyor. Çocuk birden yere düşebilir, vücudu kasılabilir ve nöbet sonrası bitkinlik yaşanabilir.
Absans (Dalma Nöbeti): Genellikle kısa süren, çevreyle ilişkinin aniden kesildiği, boş bakışlarla karakterize nöbet türü. Özellikle okul çağındaki çocuklarda fark edilmesi zor olabilir.
Aura ile Başlayan Nöbetler: Bilinç kaybı olmaksızın görülen, duyusal değişiklikler (örneğin garip kokular ya da sesler duyma) ile kendini gösterebilir.
Bu farklı nöbet türleri, çocuğun günlük yaşamını ve gelişimini etkileyebildiği için erken teşhis büyük önem taşıyor.
Detaylı Öykü ve EEG Testi Kritik
Epilepsinin tanısı için yalnızca gözleme dayalı değerlendirme yeterli değil. Prof. Dr. Işıkay, tanı sürecinde ayrıntılı hasta öyküsünün, nörolojik muayenenin ve EEG (elektroensefalografi) testinin önemli rol oynadığını ifade ediyor. EEG sayesinde beyindeki elektriksel aktivite ölçülerek nöbetlerin kaynağı belirlenebiliyor. Gerekli görülen durumlarda MR ya da BT gibi görüntüleme yöntemlerine de başvurulabiliyor.
Çocuklarda epilepsi tanısı hassasiyet gerektirdiği için ailelerin uzman bir nöroloğa başvurması ve belirtileri hafife almaması öneriliyor.
Tedavide Bireysel Planlama ve Düzenli İlaç Kullanımı Şart
Tedavi süreci, çocuğun yaşına, nöbet türüne ve genel sağlık durumuna göre bireysel olarak planlanıyor. Prof. Dr. Işıkay, antiepileptik ilaçların çocuklarda tedavide en yaygın kullanılan yöntem olduğunu, ancak her çocuğun tedavi planının özel olarak hazırlanması gerektiğini vurguluyor. İlaçların düzenli ve doğru dozda kullanılması, nöbetlerin kontrol altına alınmasında belirleyici bir etken.
Bazı vakalarda ise cerrahi müdahaleler ya da ketojenik diyet gibi alternatif tedavi yöntemlerine başvurulabiliyor. Ayrıca nöbet anında çevredeki tehlikeli nesnelerin uzaklaştırılması ve çocuğun başının korunması gibi basit önlemler de hayati önem taşıyor.
Ailelere Önemli Uyarılar
Epilepsiyle mücadelede en önemli destekçilerden biri hiç şüphesiz aileler. Prof. Dr. Işıkay, ailelerin düzenli doktor kontrollerini aksatmaması, tedaviye uyum sağlaması ve çocuklarının durumunu dikkatle gözlemlemesi gerektiğini belirtiyor. Uzman takibi ve ilaç tedavisine bağlılık, çocuğun yaşam kalitesini büyük ölçüde artırabiliyor.
“Çocuklarda epilepsi, doğru yaklaşımla yönetilebilen bir hastalıktır. Bu sürecin uzmanlar eşliğinde ve aile desteğiyle yürütülmesi, çocuğun geleceği açısından kritik öneme sahiptir” diyen Işıkay, çocukların nörolojik sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.





