İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Balıkesir’de partisinin düzenlediği iftar programında yaptığı konuşmada, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapora sert sözlerle tepki gösterdi. Türkiye’nin yeni bir “açılım süreci”ne sürüklendiğini öne süren Dervişoğlu, söz konusu komisyonun kuruluş aşamasından itibaren yanlış bir zeminde ilerlediğini savundu. Raporda somut düzenlemelerin yer almadığını belirten Dervişoğlu, asıl hedefin kamuoyundan gizlendiğini iddia etti. Açıklamalarında hem siyasi partilere hem de Meclis yönetimine eleştiriler yönelten Dervişoğlu, sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisi üzerinden yeni yasal düzenlemelerle ilerletileceğini ileri sürdü.

KOMİSYON RAPORUNA YÖNELİK ELEŞTİRİLERİNİ SÜRDÜRDÜ

Dervişoğlu, konuşmasında komisyonun kuruluş sürecine değinerek, daha ilk günden bu yapının “yetkisiz” ve “korsan” bir nitelik taşıdığını ifade etti. Komisyonun yaklaşık yedi buçuk ay boyunca çalıştığını ancak ortaya konulan raporda somut ve bağlayıcı herhangi bir maddenin bulunmadığını söyledi. Raporda yer alan ifadelerin muğlak olduğunu savunan Dervişoğlu, metnin açık hükümler yerine genel ve yoruma açık cümlelerle kaleme alındığını belirtti.

Komisyonun hazırladığı raporun kamuoyuna sunulan kısmı kadar, yer verilmeyen başlıkların da dikkatle incelenmesi gerektiğini dile getiren Dervişoğlu, “Bu kadar gürültünün iki amacı var” diyerek iddialarını sıraladı. Birinci amacın PKK’ya meşruiyet kazandırmak, ikinci amacın ise Abdullah Öcalan’a özgürlük zemini oluşturmak olduğunu öne sürdü. Siyasi partilere daha önce komisyona katılmamaları yönünde çağrıda bulunduğunu hatırlatan Dervişoğlu, raporun geniş bir mutabakatla imzalanmasını da eleştirdi.

“UMUT HAKKI” TARTIŞMASI VE SİYASİ TEPKİLER

Konuşmasında “umut hakkı” tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, bazı siyasi aktörlerin geçmişte bu konuda mutabakat sağlandığını ifade ettiğini, ancak bugün böyle bir konunun gündemde olmadığını savunduklarını söyledi. Raporda “umut hakkı” ifadesinin yer almadığını belirten Dervişoğlu, buna rağmen ilerleyen süreçte Meclis’e sunulacak yasal düzenlemelerle farklı adımlar atılabileceğini iddia etti.

CHP YÜKSEK DİSİPLİN KURULU'NDAN ABDULVAHAP GÖÇER KARARI: PARTİDEN İHRAÇ EDİLDİ
CHP YÜKSEK DİSİPLİN KURULU'NDAN ABDULVAHAP GÖÇER KARARI: PARTİDEN İHRAÇ EDİLDİ
İçeriği Görüntüle

Söz konusu düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi üzerinden hayata geçirilmeye çalışılacağını ileri süren Dervişoğlu, bunun siyasi ve hukuki sonuçları olacağını savundu. Geçmişte 2009-2014 yılları arasında yürütülen çözüm sürecine atıfta bulunan Dervişoğlu, o dönemde çıkarılan yasal düzenlemelerle bazı sorumlulukların ortadan kaldırıldığını ifade etti. Bu sürecin ardından yaşanan olayları hatırlatarak, benzer bir tablonun tekrar etmemesi gerektiğini söyledi.

TBMM BAŞKANI’NA VE ANAYASA TARTIŞMALARINA ELEŞTİRİ

Dervişoğlu, konuşmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’a da eleştiriler yöneltti. Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm vatandaşlarının onurunu ve gururunu korumakla yükümlü olduğunu belirten Dervişoğlu, bu sorumluluğun etnik kimlik üzerinden tanımlanamayacağını ifade etti.

Anayasa’nın 66’ncı maddesine de değinen Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin Türk sayıldığını hatırlattı. Üniter devlet yapısının tartışmaya açılmaması gerektiğini savunan Dervişoğlu, anayasal tanımların değiştirilmesine yönelik herhangi bir girişimin toplumsal karşılık bulmayacağını ileri sürdü. Cumhuriyet’in temel niteliklerinin korunmasının herkes için ortak sorumluluk olduğunu dile getirdi.

“YOLUN SONUNDA DEĞİL, BAŞINDAYIZ”

Konuşmasının sonunda partisinin siyasi hedeflerine değinen Dervişoğlu, İYİ Parti’nin siyasi mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini söyledi. Partilerinin çeşitli çevreler tarafından hedef alındığını savunan Dervişoğlu, buna rağmen geri adım atmayacaklarını belirtti.

Türkiye’nin geleceğine ilişkin iddialı bir duruş sergilediklerini ifade eden Dervişoğlu, siyasi varlıklarını korumakla yetinmeyeceklerini, iktidar hedefiyle hareket ettiklerini dile getirdi. Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlılık vurgusu yapan Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısına ve anayasal çerçevesine sahip çıkacaklarını sözlerine ekledi.