Üzüldüm,
Utandım,
Sıkıldım,
İçerledim,
Mahcup oldum.
Anlam veremedim.
Hatta “ben neredeyim” dedim.
Aslında beklediğim gibi oldu.
Derdim kimseyle değil, şahıslarla asla işim yok.
Kendimce işime verdiğim emeğe, mesleğime üzülüyorum.
Birileri gibi kendimi üstat görüp, burada ne işim var diye üst perdeden de konuşmuyorum.
Anlatmak istediğim çok farklı.
Ancak bir çeki düzen verilmesi şart.
Bu böyle gitmez, gitmemeli.
Aday olduğu dönemde İzmit Belediye Başkan Adayı Fatma Kaplan Hürriyet, internet gazeteleri ile bir araya gelmişti. O toplantıda ilk konuşmam “Bu toplantıyı yapma cesareti gösterdiğiniz için tebrik ederim” demiştim. Fatma Hanım ilk başta ne demek istediğimi anlamadı ama toplantı sonunda hak verdi.
Benzer bir toplantıyı Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy gerçekleştirdi. Duyarlılık göstererek ilimizde faaliyet gösteren internet gazetecileri ile bir araya geldi. O demez bir Vali olarak ama “Nereden bu toplantıyı yaptım” demiş midir acaba diye de merak ediyorum.
Gerçekten sabrı ve samimiyeti için tekrardan teşekkür ederim.
Toplantıda yaşadığım duyguları yazdım.
Devletimden ve siyasilerden ilk defa bir şey istiyorum.
Milletvekillerine açık açık sesleniyorum.
Avrupa şu an youtube gazeteciliğine geçti. Ne olur şu internet gazeteciliği yasasını çıkartın. Meclise taşıyın. Kim taşırsa bunu asla bir gazeteci olarak unutmam.
Binlerce kişi bu alanda istihdam ediliyor.
Bize yükümlülük yani sorumluluk verin.
Şartlar koyun, yerine getirebilen devam etsin.
Yoksa çıkılmaz bir süreç yaşıyoruz.
Merdiven altı üretilen kaçak ekmek kadar, topluma zarar veriliyor.
Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümü mezunu, 2005’ten bu yana bu mesleği yapan biri olarak söylüyorum. Bu çifte uygulamaya dur deyin.
İnternet Gazeteciliğin önemi ve geleceği hakkında cümle kurmaya dahi gerek görmüyorum. Ne biliyim işte diploma şartı koyun, personel şartı koyun, sorumluluk verin.
İnternet gazeteciliği vahim bir noktada…
Şöyle bir bakıyorum,
Deveye sormuşlar;
-'Boynun neden eğri?
Cevap;
-Nerem doğru ki!