Yıllarca tartıştım.
İnandığım değerlerden asla taviz vermedim.
Vatanda doğdum, vatan diye öleceğim.
Subay olmaya hak kazandım,
Gazeteci olmayı tercih ettim.
Zerre çekinmeden her yerde söyledim.
Türkiye’de A, B, C partisi fark etmez,
Seçilmiş irade, yönetime tam hakim olamıyor tezini savundum.
Hükumetler devleti yönetmiyor dediğimde, eleştirildim.
-Kim yönetiyor? diyerek dalga geçildim.
Kırmızı kitap, meclisin yasaların önünde dedim.
Birileri, bakanlara kendi sınırları içerisinde hareket etme hakkı veriyor tezini savundum.
Sonra Ecevit, Çiller geldi aklıma.
Özel Harp Dairesini öğrenince devleti tanıdım ve korktum sözü.
Adına bir dönem birileri “Derin Devlet” dedi.
Bir yapı vardı.
Hain mi kahraman mı olduklarına emin olamadım.
Her zaman devleti, hükumetler yönetmeli ilkemden zerre ödün vermedim.
Sadece ülke içi bakmadım.
ABD, İsrail, İran, Rusya ve Almanya’nın yönetimde olmak istediği tek ülkeydi Türkiye
Sonra derin devlet, Ergenekon, Balyoz,
Artık bu konuda hiç inat etmeyeceğim.
Devlet makamında oturduğu için kendini devlet sananlar veya makamın gücü ile meşru idareyi dizayn etmeye çalışanlar hariç bir konuda yanılmışım.
Her dönem seçilmiş hükümet maskesi altında, devlete yerleşenler millet yönetiyor derken meğer kendileri yönetmeye kalkmış.
Bu dünde olmuş, bugünde oldu, yıllarca da olacak.
Şimdi derin stratejiye bakıyorum.
Yangın yerine düşenler, bin yıllık devlet geleneğine sarılıyor.
Türk demeyenler, Türk devleti Türk milleti diyor.
Yaşadım gördüm, bedelini kendime işledim.
30 yıllık devleti tanıyanlar yerine, bırakın devleti bin yıllık devlet geleneğinden gelenler yönetsin.
Devletin taşlarını çeşitli gerekçelerle, yer değiştiren her yapı o taşın altında ezildi.
Taşlar yeniden yerlerine geri gelsin.
Ve millet,
Dünyaya rakamlarla dahi korku salan bir millet.
1453, 18 Mart nicelerinden bir kaçı…
Eleştirileri duyuyorum,
Bilimle sanatlar değil diyenleri,
Sen görmedin ki hiç Mevlana’yı, Yunus’u, İbni Sina’yı Aziz Sancar’ı
Şimdi daha çok çalışmalı bu millet.
O tankların önüne yatan genç, Genelkurmay olmalı.
Mermiye göğsünü gererek koşan Anadolu insanı, Cumhurbaşkanı olmalı.
Devlet millet olmalı.
Özel Harp Dairesi, Mehmet olmalı, Osman Olmalı Hakkı olmalı.
Millet olmalı, diri olmalı güçlü olmalıyız.
Yoksa Cumhurbaşkanlarımız, kendisine yapılan saldırıları devletten değil eniştesinden duymaya devam eder.