Buse Naz Çakıroğlu’nun Hedefi Olimpiyat Altın Madalyası
Buse Naz Çakıroğlu’nun Hedefi Olimpiyat Altın Madalyası
İçeriği Görüntüle

Diyanet tarafından hazırlanan hutbede, insanları toplum haline getiren en önemli değerlerden birinin birlik ve beraberlik duygusu olduğu ifade edildi. Hutbede, İslam dininin sevgi, saygı, şefkat ve merhamet temelinde bir arada yaşamayı emrettiği hatırlatılarak, Kur’an-ı Kerim’den “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, bölünüp parçalanmayın” ayetine yer verildi.
Ayrılığın ve kardeşlik bağlarını koparmanın İslam ahlakıyla bağdaşmadığı vurgulanan hutbede, Müslümanların her koşulda dayanışma içinde olmaları gerektiği belirtildi.


VATAN VE BAYRAK SEVGİSİNE DİKKAT ÇEKİLDİ


Hutbede birlik ve beraberliğin en güçlü yansımalarından birinin vatan sevgisi olduğu ifade edilerek, vatanın tarih, kültür ve gelecek anlamına geldiği vurgulandı. Aziz şehitlerin emaneti olan bu toprakların korunmasının milli bir sorumluluk olduğu hatırlatıldı.
Ayrıca şanlı bayrağın birlik ve bağımsızlığın sembolü olduğu belirtilerek, Türk milletinin bayrağa olan bağlılığına dikkat çekildi. Hutbede bayrak şairi Arif Nihat Asya’nın dizelerine de yer verilerek milli ve manevi duygular pekiştirildi.


AFET GÜNLERİNDEKİ DAYANIŞMA HATIRLATILDI


Hutbede, birlik ve beraberliğin en somut şekilde zor zamanlarda ortaya çıktığına işaret edilerek, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü vesilesiyle o günlerde sergilenen dayanışma ruhu anıldı.
Deprem felaketinde milletin omuz omuza vererek yaraları sardığı hatırlatılarak, “Müminler, birbirlerini sevmede ve merhamette tek bir beden gibidir” hadisine vurgu yapıldı. Yardımlaşmanın ve paylaşmanın toplumsal huzurun temel taşları olduğu ifade edildi.


“EL VE GÖNÜL BİRLİĞİ İÇİNDE OLMALIYIZ”


Hutbenin son bölümünde, Müslümanların hayatın her alanında birlik ruhunu diri tutmaları gerektiği belirtilerek, Peygamber Efendimiz’in “Müminler bir binanın birbirini destekleyen tuğlaları gibidir” hadis-i şerifi hatırlatıldı.
Aynı inanç ve idealler etrafında kenetlenildiği müddetçe aşılmayacak hiçbir zorluk bulunmadığına dikkat çekilen hutbe, afetlerde hayatını kaybedenler için rahmet duasıyla sona erdi.


DEPREM ŞEHİTLERİ UNUTULMADI


Diyanet İşleri Başkanlığı, hutbenin sonunda Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlar başta olmak üzere, vatan uğruna can veren tüm şehitler için Allah’tan rahmet diledi. Ayrıca Türkiye’nin ve tüm insanlığın her türlü afetten korunması için dua edildi.
Cuma hutbesi, bugün ülke genelindeki tüm camilerde aynı metinle okunacak.

İŞTE BU HAFTAKİ CUMA HUTBESİ

(BİRLİK VE BERABERLİK)


Muhterem Müslümanlar!
İnsanları toplum haline getiren, milletlerin tarih sahnesinde yer almasını sağlayan değerlerden biri de birlik ve beraberlik duygusudur.

Yüce dinimiz İslam; sevgi ve saygı içinde kardeşçe yaşamayı, şefkat ve merhametle birbirimize muamele etmeyi emretmektedir. Cenâb-ı Hak, “Hep birlikte Allah’ın ipine, sımsıkı sarılın. Bölünüp parçalanmayın…”[1] buyurarak; ayrılığı, kardeşlik bağlarını koparmayı, birbirimizden ilgi ve alakayı kesmeyi yasaklamaktadır.

Aziz Müminler!
Birlik ve beraberliğimizin en güzel tezahürü vatan sevgisinde ortaya çıkmaktadır. Zira vatan; tarihimizdir, kültürümüzdür, geçmişimizdir, geleceğimizdir. Hürriyetimiz için her türlü sıkıntıya göğüs gerdiğimiz cennet yurdumuzdur. Uğruna canını veren aziz şehitlerimizin ve cepheden cepheye koşan kahraman gazilerimizin bizlere bıraktığı en kıymetli emanettir.

Kıymetli Müslümanlar!
Birlik ve beraberliğimizin, hürriyet ve bağımsızlığımızın sembolü ise şanlı bayrağımızdır. Ay yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı yerde zulme ve zalime, korkuya ve kedere geçit yoktur. Bizler; rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımızı başımızın üstünde tutmayı şeref bildik. En mutlu günlerimizi onun gölgesinde yaşadık. Onu gördüğümüz her yerde huzur bulduk. Bayrak şairimiz, içimizde yeşerttiğimiz bu duyguları ne de güzel ifade etmiştir:

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,

Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,

Işık ışık, dalga dalga bayrağım!

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Değerli Müminler!
Birlik ve beraberliğimizin en güçlü göstergelerinden biri de afet günlerinde ve zor zamanlarda gösterdiğimiz yardımlaşma ve dayanışma ruhudur. Nitekim üç yıl önce bugün, hepimizi derinden sarsan iki büyük deprem yaşadık. Her zaman olduğu gibi o gün de omuz omuza verdik. Enkazdan kurtulan her bir kardeşimiz için birlikte sevindik. Hayatını kaybeden her bir canımız için aynı hüznü yaşadık. Rabbimizin inayeti, devletimizin iradesi ve milletimizin kenetlenmesiyle yaralarımızı sardık. Aşımızı ve evimizi paylaşarak acılarımızı dindirdik. “Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer”[2] hadis-i şerifinin yaşayan şahitleri olduk.

Aziz Kardeşlerim!
Bugün bize düşen; birlik ve beraberlik ruhunu hayatımızın her alanına taşımaktır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Müminler bir binanın birbirini destekleyen tuğlaları gibidir”[3] hadis-i şerifleri gereğince ellerimizi ve gönüllerimizi birbirine kenetlemektir. Aramızdaki muhabbeti diri tutmak, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlü kılmaktır. Unutmayalım ki, aynı inanç ve idealler etrafında, bu cennet vatan üzerinde, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde bir ve beraber olduğumuz müddetçe aşamayacağımız hiçbir engel, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur.

Bu vesileyle Kahramanmaraş merkezli depremler başta olmak üzere yaşadığımız afetler sebebiyle ahirete irtihal eden kardeşlerimize, mukaddes değerlerimiz uğruna canını feda eden şehitlerimize Cenâb-ı Hak’tan rahmet diliyoruz. Memleketimizi, aziz milletimizi ve bütün insanlığı her türlü afetten, fitne ve fesadın şerrinden muhafaza etmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.