Dünya Kupası final karşılaşması öncesinde yasa dışı bahis organizasyonlarına yönelik geniş kapsamlı bir çalışma gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis trafiğinde kullanıldığı belirlenen 6 bin 314 banka hesabına bloke konuldu.
YASA DIŞI BAHİSLE MÜCADELE İÇİN ÖZEL BÜRO KURULDU
Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı Genelgesi ile yasa dışı bahis ve kumarla mücadele çalışmaları hızlandırıldı.
Bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde, alanında uzman ekiplerin görev aldığı "Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu" oluşturuldu. Soruşturma süreçleri, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ekipleriyle koordineli şekilde yürütülüyor.
FİNAL MAÇI ÖNCESİ HESAPLAR TEK TEK TESPİT EDİLDİ
Yapılan araştırmalarda, 2022 FIFA Dünya Kupası'nda yasa dışı bahis hacminin yaklaşık 35 milyar dolar seviyesinde olduğu, 2026 organizasyonunda ise bu rakamın 50 milyar dolar civarına ulaşabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda, yasa dışı bahis trafiğinin en yüksek seviyeye ulaşacağı karşılaşma olarak değerlendirilen Dünya Kupası final maçı öncesinde kapsamlı bir çalışma başlatıldı.
Teknik ve saha araştırmaları sonucunda yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen 6 bin 314 banka hesabı belirlendi. Final karşılaşmasının başlamasıyla birlikte ilgili bankalara eş zamanlı yazı gönderilerek hesaplara bloke işlemi uygulandı.
19 FİNANS EVİ DEŞİFRE EDİLDİ
Siber ekiplerin çalışmaları kapsamında yasa dışı bahis siteleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen PANEL sisteminin bulunduğu 19 dış finans evi tespit edildi.
Bu yapılarla bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
SUÇ GELİRLERİYLE MÜCADELE SÜRECEK
Yetkililer, yasa dışı bahis, sanal kumar ve suç gelirleriyle mücadele kapsamında benzer operasyonların öncelikli ve aralıksız şekilde devam edeceğini belirtti. Çalışmalarda temel hedefin kamu zararının önlenmesi ve toplumsal düzenin korunması olduğu vurgulandı.




