Dünya

DÜNYADA BİR İLK BAŞLADI: TRENLER ARTIK SU ÜZERİNDEKİ KÖPRÜDE

Yüzen köprü üzerinden geçen hafif raylı tren sistemi Seattle’da hizmete açıldı. Dünyada ilk olan proje şehir ulaşımını yeniden şekillendiriyor.

Abone Ol

Seattle’da hizmete giren yeni hafif raylı tren hattı, ulaşım teknolojilerinde şimdiye kadar görülmemiş bir sistemi hayata geçirdi. ABD’nin Washington eyaletinde bulunan Lake Washington üzerindeki yüzen köprüden artık trenler de geçiyor. Sound Transit tarafından devreye alınan Crosslake Connection projesiyle birlikte Seattle ve Bellevue arasındaki ulaşım ağı genişledi. Ancak projeyi sıradan bir toplu taşıma yatırımı olmaktan çıkaran detay, trenlerin su üzerinde duran bir köprü üzerinden ilerlemesi oldu. Mühendisler için yıllardır zor kabul edilen bu sistem, kent içi ulaşımın geleceği açısından da yeni bir kapı aralıyor.

YÜZEN KÖPRÜ ÜZERİNDEN GEÇEN TREN SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR

Yüzen köprüler aslında yeni bir teknoloji değil. Özellikle derin göllerin bulunduğu bölgelerde kara bağlantısını sağlamak için uzun yıllardır kullanılıyor. Ancak şimdiye kadar bu köprülerin büyük bölümü yalnızca otomobil trafiğine hizmet veriyordu. Seattle’daki projeyi özel yapan nokta ise hafif raylı tren sisteminin doğrudan bu yapıya entegre edilmesi oldu.

Lake Washington’ın derin yapısı nedeniyle klasik köprü ayaklarının zemine oturtulması oldukça maliyetli ve teknik açıdan zor görülüyordu. Bu nedenle köprü, suyun üzerinde duran dev beton dubalarla inşa edildi. Fakat işin en karmaşık kısmı tren hattının eklenmesiyle başladı. Çünkü trenler yalnızca ağır taşıtlar değil; aynı zamanda sürekli titreşim üreten ve ray üzerinde yüksek hassasiyet gerektiren sistemler olarak biliniyor.

Yüzen köprü ise rüzgâr, dalga ve trafik yoğunluğu nedeniyle sürekli küçük hareketler yapıyor. Sound Transit mühendisleri bu sorunu çözebilmek için özel dengeleme teknolojileri kullandı. Köprü üzerindeki sensörler rüzgâr hızını, dalga hareketlerini ve yapısal esnemeyi anlık takip ediyor. Böylece trenlerin güvenli şekilde hareket etmesi sağlanıyor.

SEATTLE İLE BELLEVUE ARASINDA ULAŞIM YENİDEN ŞEKİLLENİYOR

Yüzen köprü üzerinden geçen tren hattı yalnızca mühendislik başarısıyla gündeme gelmedi. Proje aynı zamanda Seattle bölgesindeki günlük ulaşımı doğrudan etkileyen büyük bir dönüşüm anlamına geliyor.

Yeni 2 Line hattı sayesinde Seattle ile Bellevue arasında doğrudan hafif raylı sistem bağlantısı kuruldu. Özellikle yoğun saatlerde yaşanan araç trafiği düşünüldüğünde hattın ciddi rahatlama yaratması bekleniyor. Bölgedeki milyonlarca kişi artık gölün karşısına geçmek için yalnızca otomobile bağımlı kalmayacak.

Yeni sistem sadece iki merkezi bağlamakla da sınırlı değil. Hat; Seattle-Tacoma Uluslararası Havalimanı, Federal Way, Lynnwood ve Redmond gibi önemli noktalara da entegre şekilde çalışıyor. Bu durum toplu taşıma ağını daha bütüncül hale getirirken kent içi ulaşım sürelerini de azaltabilir.

Uzun yıllardır planlanan East Link uzantısının tamamlanmasıyla birlikte Seattle’ın ulaşım haritasında yeni bir dönem başlamış oldu. Özellikle çevreci ulaşım politikaları açısından proje, ABD’deki diğer büyük şehirler tarafından da yakından takip ediliyor.

YÜZEN KÖPRÜDE TREN PROJESİ DÜNYA İÇİN YENİ BİR MODEL OLABİLİR

Seattle’daki yüzen köprü tren sistemi yalnızca yerel bir ulaşım yatırımı olarak değerlendirilmiyor. Uzmanlara göre proje, coğrafi engeller nedeniyle raylı sistem kurmakta zorlanan birçok şehir için örnek oluşturabilir.

Dünyanın farklı bölgelerinde derin göller, geniş nehirler ve kıyı bağlantıları nedeniyle benzer ulaşım sorunları yaşanıyor. Geleneksel köprü projeleri hem yüksek maliyet hem de uzun inşaat süreleri nedeniyle her zaman uygulanabilir olmuyor. Seattle’da geliştirilen model ise alternatif bir çözüm sunuyor.

Özellikle iklim dostu ulaşım yatırımlarının öne çıktığı bir dönemde hafif raylı sistemlerin daha fazla şehirde yaygınlaşması bekleniyor. Yüzen köprü teknolojisinin raylı sistemlerle birlikte kullanılabilmesi, gelecekte yeni projelerin önünü açabilir.

Seattle böylece yalnızca mühendislik açısından değil, şehir planlaması bakımından da dikkat çeken bir adım attı. Suyun üzerinde hareket eden bir köprüden geçen trenler artık bilim kurgu sahnesi değil, günlük yaşamın parçası haline gelmiş durumda.