Ekonomi

EKONOMİK KRİZ DERİNLEŞİYOR: VATANDAŞ BORÇ VE FAİZ KISKACINDA

Türkiye ekonomisindeki son veriler ekonomik kriz tartışmalarını büyütüyor. Net rezerv düşüşü, artan faiz yükü ve icra takipleri vatandaşın yükünü ağırlaştırıyor.

Abone Ol

Türkiye ekonomisinde son dönemde açıklanan veriler, ekonomik krizin etkilerinin toplumun geniş kesimlerinde daha belirgin hissedildiğini ortaya koyuyor. CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko’nun paylaştığı güncel veriler, özellikle net rezervlerdeki sert düşüş, bütçeden yapılan yüksek faiz ödemeleri ve icra takiplerindeki artışla birlikte ekonomik tablonun giderek ağırlaştığını gösteriyor. Vatandaşın borç yükü altında ezildiğine dikkat çeken Kanko, mevcut ekonomi politikalarının yarattığı baskının her geçen gün daha fazla hissedildiğini belirterek, ekonomik krizin sosyal etkilerine de işaret etti.

Net Rezervlerde Sert Düşüş Ekonomik Krizi Derinleştiriyor

Merkez Bankası’nın net rezerv verilerinde yaşanan hızlı gerileme, ekonomik kriz tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Açıklanan rakamlara göre, brüt rezervler kısa sürede 210,3 milyar dolardan 189,6 milyar dolara gerilerken, swap hariç net rezervlerde 24,5 milyar dolarlık düşüş yaşandı. Bu gerilemeyle birlikte net rezervlerin 54,3 milyar dolar seviyesine indiği bildirildi.

Ekonomistler, net rezervlerdeki bu düşüşün piyasalarda güven sorununu artırabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle son haftalarda yaşanan gelişmelerle birlikte rezervlerin 50 milyar doların altına inmiş olabileceği yönündeki tahminler, ekonomik krizin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Kanko da bu tabloya işaret ederek, belirli dönemlerde yapılan döviz müdahalelerinin rezervler üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı.

Faiz Yükü ve Bütçe Dengesi Vatandaşı Zorluyor

Ekonomik krizin bir diğer önemli boyutu ise bütçeden yapılan yüksek faiz ödemeleri oldu. 2026 yılının ilk iki ayında toplam 620 milyar lira faiz ödemesi yapılması, kamu maliyesi üzerindeki baskının arttığını ortaya koydu. Bu durum, ekonomik kriz sürecinde kaynakların önemli bir kısmının faiz giderlerine ayrıldığını gösteriyor.

Uzmanlara göre artan faiz yükü, kamu harcamalarında esnekliği azaltırken, sosyal destek alanlarının daralmasına da neden olabiliyor. Kanko, mevcut ekonomi politikalarının güven vermediğini ve bunun da ekonomik kriz sürecini daha da derinleştirdiğini ifade etti. İç politikadaki belirsizliklerin de ekonomik dengeleri olumsuz etkilediğini belirten Kanko, bu durumun yatırım ortamını zayıflattığını dile getirdi.

Batık Krediler ve İcra Takipleri Rekor Seviyede

Ekonomik krizin vatandaş üzerindeki en somut etkilerinden biri de borçluluk oranlarındaki artış olarak öne çıkıyor. Bankacılık verilerine göre takipteki alacaklar, yani batık krediler, 659 milyar liraya yükseldi. Sadece bir haftada 1,8 milyar liralık artış yaşanması dikkat çekti.

Öte yandan, bireysel borçların ödenememesi nedeniyle icra takiplerinde de ciddi bir artış görüldü. Ocak ayında 136 bin kişi bireysel kredi borcunu, 183 bin kişi ise kredi kartı borcunu ödeyemedi. Böylece yalnızca bir ayda toplam 262 bin vatandaş icra takibine alındı. Bu veriler, ekonomik krizin hane halkı üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Kanko, vatandaşın giderek artan borç yükü altında yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, ekonomik krizin sosyal boyutunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Ekonomik Kriz Karşısında Acil Adımlar Atılmalı”

Açıklamasında Cumhurbaşkanı ve ekonomi yönetimine de çağrıda bulunan Kanko, mevcut ekonomik krizin ciddi bir bozulmaya işaret ettiğini ifade etti. Yanlış ekonomi politikalarının ve hukuki belirsizliklerin piyasalarda güven kaybına yol açtığını belirten Kanko, bu durumun hem yatırımcıyı hem de vatandaşı olumsuz etkilediğini söyledi.

Ekonomik krizin etkilerinin hafifletilmesi için acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Kanko, özellikle dar gelirli vatandaşın üzerindeki yükün azaltılmasına yönelik politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Açıklanan veriler, Türkiye ekonomisinde kırılganlıkların arttığını gösterirken, önümüzdeki dönemde atılacak adımların kritik önem taşıdığı değerlendiriliyor.