Akaryakıt fiyatlarına zam haberi, küresel piyasalardaki sert dalgalanmanın hemen ardından geldi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan gerilim, Körfez bölgesinde savaş endişesini artırdı. Bu gelişme petrol fiyatlarını son bir buçuk yılın zirvesine taşıdı. Ham petroldeki yükseliş, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansıdı. Yarından itibaren geçerli olmak üzere motorine yüzde 10,5 oranında artış yapılırken litre fiyatı 70 liraya dayandı. Artan maliyetlerin enflasyon üzerindeki baskısı sürerken, gözler yeniden eşel mobil sistemine çevrildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın etki analizi yürüttüğü ve kararın kısa süre içinde netleşeceği belirtiliyor.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansıdı
Körfez’de artan askeri gerilim, enerji piyasalarında sert fiyat hareketlerini beraberinde getirdi. Özellikle İran merkezli risk algısının büyümesi, Brent petrolü 85 dolar seviyesine taşıdı. Rafineri marjlarında görülen yaklaşık yüzde 25’lik artış da zam baskısını güçlendirdi. Bu tablo, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına zam beklentisini kısa sürede gerçeğe dönüştürdü.
Sektör kaynaklarına göre motorinde 6,69 ila 7 lira arasında değişen bir artış hesaplandı. Böylece akaryakıt fiyatlarına zam kararı pompaya yansımış oldu. Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki oynaklığın sürmesi halinde benzer artışların benzin tarafında da görülebileceğine dikkat çekiyor. Akaryakıt fiyatlarına zam, yalnızca araç sahiplerini değil; taşımacılıktan gıdaya kadar pek çok kalemi etkileyerek zincirleme bir maliyet baskısı oluşturuyor. Bu durum da enflasyonla mücadele sürecini doğrudan ilgilendiriyor.
Eşel mobil sistemi yeniden devreye alınabilir
Art arda gelen akaryakıt fiyatlarına zam kararları sonrası, kamuoyunda eşel mobil sistemi yeniden tartışılmaya başlandı. Bloomberg’in aktardığı bilgilere göre Hazine ve Maliye Bakanlığı, fiyat artışlarının tüketiciye etkisini sınırlamak amacıyla kapsamlı bir etki analizi yürütüyor. Çalışmanın sonucuna göre eşel mobil sistemi yeniden devreye alınabilir.
Eşel mobil sisteminin temel mantığı, uluslararası petrol fiyatları ve döviz kuru kaynaklı artışların Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden dengelenmesi. Yani akaryakıt fiyatlarına zam yapılması gerektiğinde, devlet ÖTV’den feragat ederek pompa fiyatını sabit tutabiliyor ya da artışı sınırlayabiliyor. Böylece yükün bir kısmı doğrudan bütçeye yansıyor. Yetkililer, özellikle dezenflasyon sürecinde akaryakıt fiyatlarına zam etkisinin kontrol altına alınmasının önemine işaret ediyor.
Eşel mobil sistemi nedir, nasıl çalışır?
Eşel mobil sistemi, Türkiye’de ilk kez 17 Mayıs 2018’de kur dalgalanmalarının ardından uygulanmaya başlanmıştı. Sistem, akaryakıt fiyatlarındaki artışların enflasyon üzerindeki etkisini azaltmayı hedefleyen bir vergi ayarlama mekanizması olarak biliniyor.
Uygulama basit bir denge prensibine dayanıyor:
Uluslararası fiyat artışı nedeniyle motorin ya da benzine 20 kuruş zam gereksinimi doğarsa,
Bu artış ÖTV’den düşülüyor,
Böylece akaryakıt fiyatlarına zam doğrudan pompaya yansımıyor.
Tersine bir durumda, yani petrol fiyatları gerilediğinde ise önce vazgeçilen ÖTV tutarı kademeli olarak geri alınıyor. Böylece bütçe dengesi korunmaya çalışılıyor. Ancak 2021 yılının son çeyreğinde döviz kurundaki sert yükselişle birlikte, akaryakıt fiyatlarına zam baskısı ÖTV’yi tamamen erittiği için sistem kademeli olarak sona erdirilmişti.
Bugün gelinen noktada, petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi ve motorinin 70 liraya yaklaşması, eşel mobil sistemini tekrar gündeme taşıdı. Hazine’nin yapacağı etki analizi sonucunda, akaryakıt fiyatlarına zam yükünün ne kadarının tüketiciye, ne kadarının bütçeye yansıyacağı netleşecek. Kararın bu hafta içinde açıklanması bekleniyor.




