Genel

Hablemitoğlu Suikastının Tek Tutuklu Sanığı Tahliye Edildi!

Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı davasında tek tutuklu sanık Nuri Gökhan Bozkır, yurtdışı yasağı şartıyla tahliye edildi. Ancak başka bir dosyadan tutuklu olduğu için serbest kalamayacak.

Abone Ol

2002 yılında Ankara’da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu cinayetine ilişkin süren davada dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada, davanın tek tutuklu sanığı Nuri Gökhan Bozkır hakkında tahliye kararı verildi. Ancak Bozkır, başka bir dosyadan tutuklu olduğu için cezaevinden çıkamayacak. Dava sürecindeki birçok detay, halen aydınlatılamayan karanlık noktaları gözler önüne serdi. Özellikle olayla ilgili kamera kayıtları ve savcılık belgeleri üzerindeki tartışmalar duruşmaya damga vurdu.

Savcılık mütalaası Deliller eksik, süreç beklenmeli

Duruşmada söz alan savcı, dosyada hâlâ önemli eksikler bulunduğunu belirterek, Hablemitoğlu’nun suikast öncesi görüntülerinin yer aldığı Eskişehir konferansı ve Migros market kayıtlarına dair süren soruşturmanın sonucunun beklenmesini istedi. Bu gerekçeyle esas hakkındaki mütalaanın hazırlanmasının da ertelenmesi talep edildi. Savcı ayrıca Bozkır’ın tutukluluğunun ve diğer sanıkların adli kontrolünün devamı yönünde görüş bildirdi.

Ancak mahkeme, Nuri Gökhan Bozkır’ın yurtdışı yasağı koşuluyla tahliyesine karar verdi. Diğer sanıklar için adli kontrol tedbirleri devam ettirildi. Bozkır, başka bir soruşturma kapsamında tutuklu olduğu için şimdilik cezaevinden çıkamayacak.

“Sizde örneği var mı?”

Duruşmada yaşanan bir başka dikkat çekici gelişme ise, mahkeme başkanının Hablemitoğlu’nun son görüntülerine ilişkin “kovuşturmaya yer yok” kararının kaldırılmasına dair yazının hâlâ mahkemeye ulaşmadığını açıklaması oldu. Mahkeme başkanı, avukatlara “Sizde örneği var mı?” diye sorarken, Hablemitoğlu ailesinin avukatı “Fotoğrafı var” diyerek telefonunu gösterdi. Başkan, bu görsel üzerinden kararın tarih ve sayısını tutanağa geçmek zorunda kaldı.

Bu olay, adli süreçteki belge akışındaki aksaklıkları ve davanın seyri açısından taşıdığı önemi yeniden gündeme getirdi.

Bozkır: “Gerçek faillerin izi kaybettiriliyor”

Sanıklardan Nuri Gökhan Bozkır, duruşmada yaptığı savunmada kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, olay günü kışladan hiç çıkmadığını, HTS kayıtları ve tanık ifadelerinin bunu doğruladığını söyledi. Eski savcı Zafer Ergün hakkında “FETÖ’cü olduğuna dair tüm bilgi ve belgeleri HSK’ya sundum” diyerek tepki gösteren Bozkır, asıl faillerin izinin sürülmediğini, hatta profesyonelce delillerin karartıldığını iddia etti.

Bozkır, iddianamede geçen bal köpüğü renkli bir aracın gerçek sahibi tespit edilememesine rağmen, bu araçla olay günü elçilik çalışanlarının Hablemitoğlu’nu izleyen bir kişiyi gördüklerini belirtti. Söz konusu kişinin eşkâli ile Hablemitoğlu’nu takip eden şahsın örtüştüğünü öne sürdü.

Yeni talepler ve soru işaretleri

Sanık avukatları, dosyada adı geçen gazeteci Zihni Çakır’ın da kısa süre önce tutuklanıp serbest bırakıldığını hatırlatarak, Çakır hakkında “FETÖ” bağlantısı olup olmadığının araştırılmasını talep etti. Ayrıca Çakır’ın evinde Hablemitoğlu suikastına ilişkin bilgi ya da belge bulunup bulunmadığının da ortaya konulmasını istedi.

Bozkır’ın avukatı ise, müvekkilinin yaşadıklarını özetledikten sonra, Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yollarının da mevcut yargı düzeni içinde etkisiz kaldığını savundu.

Duruşma ertelendi

Mahkeme, Bozkır’ın bu dosyadan tahliyesine ve diğer sanıklar hakkındaki adli kontrol kararlarının devamına hükmetti. Suikast davası, 18 Mayıs’ta yeniden görülecek.