HAK-İŞ Konfederasyonunun 50. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen “HAK-İŞ Türkiye Kadın Buluşmaları”nın İstanbul Avrupa Yakası programı Beyoğlu’ndaki bir otelde gerçekleştirildi. Programa konfederasyon yöneticileri, sendika temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Toplantıda kadınların çalışma hayatındaki yeri, sendikalaşma oranları ve iş yerinde şiddetle mücadele başlıkları ele alındı. Konuşmalarda, kadınların yalnızca çalışma yaşamının bir parçası değil, aynı zamanda çözümün önemli bir unsuru olduğu vurgulandı. Kadın istihdamının artırılması ve sendikal temsilde daha güçlü bir yer edinilmesi gerektiği ifade edildi.

KADINLARIN SENDİKAL TEMSİLİ VE İSTİHDAM ORANLARI GÜNDEMDEYDİ

Programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Türkiye’de sendikalaşma oranının yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olduğunu, kadınlarda ise bu oranın yüzde 8,7 civarında kaldığını belirtti. Kayıtlı çalışan yaklaşık 17 milyon işçi içinde kadın sayısının 6,9 ila 7 milyon arasında olduğunu aktaran Arslan, kadın istihdamının dünya ortalamasının gerisinde seyrettiğine dikkat çekti.

HURMA ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? UZMANINDAN RAMAZAN UYARILARI
HURMA ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? UZMANINDAN RAMAZAN UYARILARI
İçeriği Görüntüle

Arslan, çeşitli teşviklere rağmen kadınların iş gücüne katılımında ve sendikal örgütlenmede istenen düzeye ulaşılamadığını ifade etti. Sendikalarda kadın temsilinin de sınırlı olduğunu belirten Arslan, konfederasyon yönetiminde kadın yöneticiler bulunduğunu ancak yönetim kurulunda kadın üyenin yer almadığını söyledi. Bağlı 21 sendikanın hiçbirinde kadın genel başkan bulunmadığını dile getiren Arslan, özellikle sağlık, gıda ve tekstil gibi kadın istihdamının yoğun olduğu sektörlerde üyelerin yaklaşık yarısının kadın olmasına rağmen yönetimlerde temsil oranının düşük kaldığını kaydetti.

Kadınların sendikal mücadelede daha aktif rol alması gerektiğini vurgulayan Arslan, delegelik oranlarının artırıldığını ancak yönetim kademelerinde daha fazla kadın temsilinin önem taşıdığını ifade etti.

ILO C-190 SÖZLEŞMESİ VE İŞ YERİNDE ŞİDDETLE MÜCADELE

Toplantıda iş yerinde şiddet ve tacizle mücadele de önemli başlıklardan biri oldu. Arslan, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) iş yerinde şiddet ve tacizle mücadeleye yönelik 190 sayılı sözleşmesinin küresel ölçekte bağlayıcı ilk düzenleme olduğunu belirtti.

Sözleşmenin Türkiye tarafından onaylanmasının önemine işaret eden Arslan, iş yerinde şiddet ve tacizle mücadelede daha güçlü bir hukuki zemine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Öncelikle sözleşmenin imzalanması, ardından uygulanmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması gerektiğini dile getirdi. Bu düzenlemenin yalnızca kadınları değil, tüm çalışanları ilgilendirdiğini vurguladı.

KADINLARA YÖNELİK DESTEKLEYİCİ DÜZENLEMELER VE ÖRGÜTLENME ÇAĞRISI

HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin ise yürüttükleri araştırmalarda kayıt dışı istihdam, örgütlenme, yeni istihdam modelleri, ev işçileri, göç ve iş-aile yaşam dengesi gibi konulara odaklandıklarını açıkladı. Araştırma sonuçlarının 7 Mart’ta Ankara’da kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Zengin, Türkiye’de nüfus artış hızının 1,48’e gerilediğini, nüfusun kendini yenileyebilmesi için bu oranın 2,1 olması gerektiğini ifade etti. Toplu iş sözleşmelerinde kadınlara yönelik çeşitli destekleyici maddelere yer verdiklerini belirten Zengin, doğum ve süt izinleri, kreş yardımları ve çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi uygulamalarla çalışan kadınların desteklendiğini söyledi.

Ev işçilerinin büyük bölümünün kayıt dışı çalıştığını kaydeden Zengin, yaklaşık 1,3 milyon ev işçisinden yalnızca 44 bininin kayıtlı istihdamda yer aldığını dile getirdi. Sendikalaşma oranlarının düşüklüğü nedeniyle bu haklardan yararlanan kadın sayısının sınırlı kaldığını belirten Zengin, örgütlenmenin artırılması gerektiğini ifade etti.

Program, kadın istihdamı ve iş yerinde şiddetin önlenmesine yönelik çalıştaylarla devam etti.

Kaynak: AA