Kocaeli’nin İzmit ilçesinde otizmli ve epilepsi hastası Ertuğrul Şenol’un darbedilmesine ilişkin dava bugün yeniden görülüyor. İlk duruşmada adli kontrol şartıyla serbest bırakılan sanık Yılmaz D.’nin tekrardan hâkim karşısına çıkacak olması, hem aileyi hem de süreci yakından izleyen sivil toplum temsilcilerini adliyeye yöneltti. Kamuoyunda tepki çeken tahliye kararının ardından gözler, bu duruşmada ortaya konulacak yeni delil ve beyanlara çevrildi. Davanın seyrini değiştirebilecek gelişmelerin yaşanması ihtimali, sürece yönelik ilgiyi artırıyor.

KAVŞAKTA ŞİDDETLİ ÇARPIŞMA: 60 YAŞINDAKİ SÜRÜCÜ HAYATINI KAYBETTİ
KAVŞAKTA ŞİDDETLİ ÇARPIŞMA: 60 YAŞINDAKİ SÜRÜCÜ HAYATINI KAYBETTİ
İçeriği Görüntüle

İzmit’te otizmli gence saldırı olayı nasıl gerçekleşti

Olay, 16 Kasım 2025’te İzmit’in Yenişehir Mahallesi’nde meydana geldi. İddialara göre yüzde 84 engelli raporu bulunan ve hem otizm hem de epilepsi hastası olan 34 yaşındaki Ertuğrul Şenol, bisikletiyle mahallede dolaştığı sırada sanık Yılmaz D. ile karşılaştı. Şenol’un zorla bir iş yerine götürüldüğü ve burada odunla darbedildiği öne sürüldü. Olayın ardından sokağa bırakıldığı iddia edilen Şenol’un sağlık durumu ise hastaneye kaldırılmasıyla netlik kazandı.

Doktor raporlarına göre başına 6 dikiş atılan Şenol’un kolu alçıya alındı. Ailenin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan sanık, ilk etapta tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın detayları ortaya çıktıkça, özellikle mağdurun engelli olması nedeniyle kamuoyunda hassasiyet daha da arttı.

Savcılık mütalaasında nitelikli yaralama vurgusu

Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan mütalaada, sanığın “nitelikli kasten yaralama” suçundan cezalandırılması talep edildi. İstenen ceza 1 yıl 6 aydan başlayıp 4 yıl 6 aya kadar uzanıyor. Mütalaada dikkat çeken en önemli unsur ise mağdurun engelli olması ve kendisini savunamayacak durumda bulunması oldu.

Bu durumun, suçun niteliğini ağırlaştıran bir unsur olarak değerlendirildiği açıkça ifade edildi. Hukuki açıdan bakıldığında, mağdurun savunmasızlığı ve olayın gerçekleşme biçimi, mahkemenin takdirinde belirleyici faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlara göre bu tür davalarda yalnızca fiziksel zarar değil, mağdurun içinde bulunduğu özel durum da ceza miktarını doğrudan etkileyebiliyor.

İlk duruşmadaki tahliye kararı neden tepki çekti

İlk duruşmada savunma yapan sanık Yılmaz D., mağdurdan şüphelendiğini öne sürerek eylemini bu gerekçeyle gerçekleştirdiğini iddia etti. Ancak müşteki taraf, darp olayının yaklaşık 15 dakika sürdüğünü belirterek bu savunmaya itiraz etti.

Mahkeme heyeti, sanığın tutuklu kaldığı süreyi ve alabileceği muhtemel ceza miktarını dikkate alarak adli kontrol şartıyla tahliye kararı verdi. Bu karar, duruşma salonunda bulunan aile üyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oldu. Tepkilerin temelinde, suçun niteliği ile verilen karar arasındaki dengenin kamu vicdanını tatmin etmediği görüşü yer aldı.

Kararın ardından sosyal medyada da geniş yankı oluştu. Engelli bireylere yönelik şiddet vakalarında yargı sürecinin nasıl ilerlediği yeniden tartışma konusu haline geldi.

Bugün görülecek duruşmada dosyaya sunulacak yeni deliller ve tanık beyanları kritik önem taşıyor. Özellikle olayın oluş şekline dair ayrıntıların netleşmesi, mahkemenin kararını doğrudan etkileyebilir.

Aile, sanığın yeniden tutuklanmasını talep ederken; hukuk çevreleri ise mevcut delil durumunun genişletilmesinin davanın yönünü değiştirebileceğine dikkat çekiyor. Bu duruşmada çıkacak ara karar ya da nihai hüküm, benzer davalar açısından da emsal teşkil edebilecek nitelikte görülüyor.

Kamuoyu ise sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal bir boyut taşıdığını düşünüyor. Engelli bireylere yönelik şiddet vakalarında caydırıcı kararların önemi bir kez daha gündeme gelmiş durumda.

Muhabir: Dilara Büyükkardeşler