İzmit’te etkili olan fırtına ve ardından yaşanan taşkın, yalnızca sahil kesiminde oluşan su baskınlarıyla sınırlı kalmadı. Ncity mevkiinde bulunan Büyükşehir Belediyesi’ne ait otopark alanının sular altında kalması, kentte uzun süredir konuşulan otopark sorununu bir kez daha gündeme taşıdı. Otopark alanlarının özellikle sahil bölgesinde yoğun şekilde kullanılması, doğal risklerle birleşince dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Haluk Tamyüksel, yaşananların yalnızca bir doğa olayı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, asıl meselenin şehir planlamasındaki eksiklikler olduğunu vurguladı. Tartışma, İzmit’te artan araç sayısı ve yetersiz otopark yatırımları üzerinden yeniden alevlendi.
Şehir Planlamasında Otopark Sorunu Derinleşiyor
Haluk Tamyüksel, İzmit’te otopark sorununun artık günlük bir sıkıntı olmaktan çıktığını, yapısal bir mesele haline geldiğini ifade etti. Şehir merkezinde artan araç sayısına rağmen kalıcı ve merkez odaklı otopark yatırımlarının hayata geçirilmediğini dile getiren Tamyüksel, mevcut yükün sahil kesimlerine yönlendirilerek geçici çözümler üretildiğini söyledi.
“Sahil alanı tek başına sorun değildir. Ancak şehir merkezinde karşılanamayan ihtiyaç, bu tür alanlara yönlendirme ile çözülmeye çalışılıyor. Merkezde çözülemeyen her ihtiyaç başka bir noktada birikiyor” diyen Tamyüksel, planlama eksikliğinin zincirleme sonuçlar doğurduğunu savundu.
Kent merkezinde yeterli kapalı ve çok katlı otopark projelerinin hayata geçirilmemesi, sürücüleri alternatif alanlara yönlendiriyor. Bu durum hem trafik akışını etkiliyor hem de belirli bölgelerde yoğunluk oluşturuyor. Uzmanlara göre, İzmit şehir merkezinde kalıcı otopark yatırımı ihtiyacı her geçen gün daha belirgin hale geliyor.
Sahil Otoparkı ve Taşkın Riski Bir Arada
Ncity mevkiindeki sahil otoparkının uzun süredir yoğun kullanıldığı biliniyor. Özellikle hafta sonları ve akşam saatlerinde doluluk oranının oldukça yüksek olduğu belirtiliyor. Ancak bu alanın doğal risklere açık bir konumda bulunması, yaşanan taşkınla birlikte yeniden sorgulanmaya başlandı.
Tamyüksel, “Bir alan hem yoğun kullanılıyor hem de doğal risklere açık bir konumdaysa burada planlama eksikliği sorgulanmalıdır” sözleriyle dikkat çekti. Taşkının bir doğa olayı olduğunu kabul etmekle birlikte, ortaya çıkan tablonun risk yönetimi açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sahil şeridinde yer alan otopark alanlarının uzun vadede nasıl korunacağı, alternatif çözümlerin neler olacağı ve olası yeni taşkınlara karşı hangi önlemlerin alınacağı kamuoyunda merak ediliyor. Özellikle iklim değişikliği ve artan aşırı hava olayları göz önünde bulundurulduğunda, riskli bölgelerdeki yoğun kullanımın yeniden planlanması gerektiği dile getiriliyor.
Kalıcı ve Merkez Odaklı Otopark Yatırımı Çağrısı
Tamyüksel’e göre otopark sorunu yalnızca araç sahiplerinin park yeri bulma meselesi değil. Konunun trafik akışı, esnaf hareketliliği ve şehir düzeni açısından doğrudan etkileri bulunuyor. Şehir merkezinde park alanı bulamayan sürücülerin uzun süre dolaşması, hem trafik yoğunluğunu artırıyor hem de zaman kaybına yol açıyor.
“İzmit büyüyor, araç sayısı artıyor. Ancak şehir planlaması aynı hızda ilerlemiyor. Yükü bir yerden alıp başka bir noktaya taşımak çözüm değildir” diyen Tamyüksel, Büyükşehir Belediyesi’nin geçici yönlendirmeler yerine uzun vadeli ve merkez odaklı projelere yönelmesi gerektiğini söyledi.
Kentte kalıcı otopark yatırımı planlarının hızlandırılması, çok katlı otopark projelerinin değerlendirilmesi ve şehir içi ulaşımın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Yaşanan taşkın, bu ihtiyacı bir kez daha görünür hale getirdi.