LGS anneliği tartışması, Liselere Geçiş Sistemi sınavının ardından sosyal medyada paylaşılan içeriklerle yeniden gündeme taşındı. Bir annenin “LGS Annesi” yazılı kuşakla yaptığı paylaşım ve “başarıyı birlikte yaşadık” mesajı, kısa sürede geniş bir kesimin tepkisini çekti. Tartışmalar, sınavın yalnızca çocukların değil ailelerin de bir “başarı vitrini” haline gelip gelmediği sorusunu öne çıkardı. Eğitimciler ise bu yaklaşımın özellikle ergenlik dönemindeki öğrenciler üzerinde ek bir baskı oluşturabileceğini belirtiyor. Sosyal medyada büyüyen bu görünürlük yarışı, sınav stresinin yönünü de değiştiren yeni bir tartışmayı beraberinde getiriyor.

LGS ANNELİĞİ KAVRAMI SOSYAL MEDYADA NASIL YAYILDI

lgs anneliği kavramı, son yıllarda sınav süreçlerinin yalnızca öğrenciler üzerinden değil, ailelerin sosyal medya paylaşımları üzerinden de görünür hale gelmesiyle yaygınlaştı. Özellikle sınav sabahı yapılan paylaşımlar, “biz hazırız”, “biz başardık” gibi ifadelerle dikkat çekiyor. Bu tür içerikler zamanla bireysel bir eğitim sürecini aile odaklı bir başarı hikâyesine dönüştürüyor.

Uzmanlara göre bu durum, sınavı yalnızca öğrencinin performansı olmaktan çıkararak aile içi bir rekabet alanına dönüştürebiliyor. Sosyal medyada beğeni ve etkileşim odaklı paylaşımlar arttıkça, “lgs anneliği” ifadesi de bir kimlik tanımı gibi kullanılmaya başlandı. Bu süreçte bazı kullanıcılar annelerin emeğini vurgularken, bazıları ise çocuk üzerindeki görünmez baskıya dikkat çekiyor. Tartışmanın temelinde ise sınavın kime ait olduğu sorusu yer alıyor: öğrenciye mi, aileye mi?

KIZILCIK ŞERBETİ'NİN IŞIK'I ECE İRTEM HAYATINI KAYBETTİ: CENAZE TÖRENİ NE ZAMAN, ÖLÜM NEDENİ NE?
KIZILCIK ŞERBETİ'NİN IŞIK'I ECE İRTEM HAYATINI KAYBETTİ: CENAZE TÖRENİ NE ZAMAN, ÖLÜM NEDENİ NE?
İçeriği Görüntüle

Ekran Görüntüsü 2026 06 16 095039

EĞİTİMCİLERDEN LGS ANNELİĞİ VE BASKI UYARISI

lgs anneliği tartışması büyürken eğitimciler, sınav sürecinin psikolojik boyutuna dikkat çekiyor. Uzmanlara göre “biz kazandık” ya da “birlikte başardık” gibi söylemler, öğrencinin bireysel emeğini geri plana itebiliyor. Bu durum özellikle ergenlik dönemindeki çocuklarda performans kaygısını artıran bir etki yaratabiliyor.

Eğitim uzmanları, sınavın doğası gereği bireysel bir değerlendirme olduğunu ve bu çerçevenin korunması gerektiğini vurguluyor. Aksi durumda öğrencinin sadece sınavla değil, ailesinin beklentisiyle de baş etmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Ayrıca sosyal medyada paylaşılan başarı hikâyelerinin, diğer öğrenciler üzerinde kıyaslama baskısı oluşturabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, görünürlük arayışının çocukların sınav motivasyonunu olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI SINAV ALGISINI NASIL DEĞİŞTİRİYOR

lgs anneliği üzerinden yürüyen tartışmalar, sosyal medyanın sınav algısını nasıl dönüştürdüğünü de ortaya koyuyor. Sınav süreci artık sadece ders çalışma ve başarı üzerinden değil, aynı zamanda paylaşım kültürü üzerinden de değerlendiriliyor. Ailelerin yaptığı paylaşımlar, çocukların emek sürecini görünür kılarken aynı zamanda rekabet duygusunu da artırabiliyor.

Sosyal medya uzmanları, bu durumun “paylaşılabilir başarı” baskısını beraberinde getirdiğini belirtiyor. Özellikle sınav dönemlerinde artan etkileşim odaklı içerikler, aileleri daha fazla görünür olmaya teşvik edebiliyor. Bu da öğrencinin kendi sürecinden çok, dışarıdan nasıl göründüğüne odaklanmasına yol açabiliyor. Tartışma, eğitimde başarı kavramının sadece sonuç üzerinden değil, süreç üzerinden de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gündeme taşıyor.

Kaynak: YENİ ŞAFAK - T24