Balıkesir’in Marmara Adası açıklarında teknesinin parçalanmasının ardından yaşamını yitiren iş insanı Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin açılan davada 10 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam edildi. Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Yukay’ın ailesi, yakınları ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada, hem aile bireylerinin beyanları hem de tanık olarak dinlenen oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’un ifadeleri dikkat çekti. Mahkeme, mevcut adli kontrol kararlarının sürdürülmesine hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
EŞİ VE AİLESİNDEN SERT İDDİALAR
Duruşmada tercüman aracılığıyla tanık sıfatıyla ifade veren Halit Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay, sanıkların kazaya taksirle değil, bilinçli şekilde sebebiyet verdiğini düşündüğünü söyledi. Geminin kontrolünün boş bırakıldığını ve olay sonrası gerekli müdahalenin yapılmadığını öne süren Yukay, eşinin zamanında kurtarılabileceğini savundu.
Otopsi raporuna göre ölüm nedeninin boğulma olduğunu hatırlatan Yukay, olay sonrası yetkililere yeterli ve hızlı bildirim yapılmadığını iddia etti. “Bu ihmal değil, kasıt” diyen Yukay, bir ay boyunca deniz dibinde kalan eşinin 40 kilogram olarak çıkarıldığını belirterek yaşadığı acıyı dile getirdi.
Anne Ayşin Yukay da oğlunun teknesine çarpan gemi personelinin manevra yaparak uzaklaştığını iddia ederek, “Benim nezdimde bu bir cinayettir” ifadelerini kullandı. Baba Can Yukay ise oğlunun deneyimli bir denizci olduğunu vurgulayarak, yaşadıkları kaybın derinliğine dikkat çekti.
KIVANÇ TATLITUĞ TANIK OLARAK DİNLENDİ
Duruşmada tanık olarak dinlenen oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, olay günü Halit Yukay ile telefon görüşmesi yaptığını anlattı. Ailece tatil planladıklarını belirten Tatlıtuğ, Yukay’ın 4 Ağustos günü Yalova’dan Bozcaada’ya doğru yola çıktığını ve akşam saatlerinde adada konaklamayı planladığını söyledi.
Son görüşmelerinde Yukay’ın Marmara’nın kuzeyinde seyir halinde olduğunu ve her şeyin yolunda gittiğini aktardığını belirten Tatlıtuğ, konuşma sırasında sesin gidip geldiğini ifade etti. Saat 17.09’da yaptıkları 37 saniyelik telefon görüşmesinin aniden kesildiğini söyleyen Tatlıtuğ, ardından gönderdiği mesajların iletilmediğini fark ettiğini kaydetti.
Bu durum üzerine Yukay’ın yakın çalışma arkadaşına ulaştığını anlatan Tatlıtuğ, kısa süre sonra sürecin arama çalışmalarına dönüştüğünü belirtti. Görüşme sırasında sağanak ve rüzgâr sesine benzer bir uğultu duyduğunu dile getiren Tatlıtuğ, Yukay’ın seyir güvenliğini tehlikeye atacak bir davranışta bulunmayacağını vurguladı.
MAHKEMEDEN ERTELEME KARARI
Taraf avukatlarının beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti, gemide yeniden keşif yapılmasına gerek olmadığına hükmetti. Birinci kaptan C.T. hakkındaki adli kontrol kararının devamına karar verilirken, diğer sanıkların da tutuksuz yargılanmalarının sürdürülmesine karar verildi. Eksik evrakların tamamlanması amacıyla duruşma 8 Mayıs 2026 tarihine ertelendi.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Halit Yukay, 4 Ağustos’ta “Graywolf” isimli özel teknesiyle Bozcaada’ya gitmek üzere denize açılmıştı. Aynı günün gecesi kendisinden haber alınamaması üzerine yakınları güvenlik güçlerine başvurmuş, bölgede arama çalışması başlatılmıştı.
Sahil Güvenlik ekipleri tarafından Kapıdağ Yarımadası Turanköy açıklarında yapılan incelemelerde, teknenin parçalanmış ve yarı batık halde olduğu tespit edilmişti. Dalış timleri tarafından teknede yapılan aramada ilk etapta herhangi bir bulguya ulaşılamamıştı.
Yapılan sonar ve ROV çalışmaları sonucunda 23 Ağustos’ta 68 metre derinlikte deniz tabanında bir ceset tespit edilmiş, 3 Eylül’de çıkarılan cenazenin DNA incelemesiyle Halit Yukay’a ait olduğu belirlenmişti. Yukay, İstanbul’da düzenlenen törenin ardından Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’nda toprağa verilmişti.
Soruşturma kapsamında, “taksirle ölüme sebep olma” suçlamasıyla gemi kaptanı C.T. hakkında işlem başlatılmış, süreç içinde tutuklama ve tahliye kararları verilmişti. Davada yargılama süreci devam ediyor.