Kocaeli’de akran zorbalığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen “Şiddetin Görünmeyen Yüzü: Akran Zorbalığı ve Çocuk Güvenliği” başlıklı konferans, geniş katılımla gerçekleştirildi. Davranış Bilimleri Uzmanı Filiz Çınar ile Psikolog Seyran Kurnaz’ın konuşmacı olarak yer aldığı programda, çocuklar arasında giderek artan akran zorbalığı tüm boyutlarıyla ele alındı. Eğitimcilerden emniyet temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarından iş dünyasına kadar farklı kesimlerin ilgi gösterdiği konferans, yalnızca bir bilgilendirme toplantısı olmanın ötesine geçerek ortak sorumluluk çağrısına dönüştü. Katılımcılar, çocuk güvenliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği konusunda hemfikir oldu.

Akran Zorbalığına Karşı Ortak Bilinç Vurgusu
Programın açılış konuşmasını Halk Kürsüsü Dernekleri Kurucusu Ramazan Sevinç yaptı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan konferansta Sevinç, akran zorbalığına karşı toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Bu sorunun yalnızca okullarla sınırlı olmadığını, aileden sosyal çevreye kadar geniş bir alanı etkilediğini ifade etti.
Akran zorbalığı konusunda ortak bilinç oluşturmanın gerekliliğine vurgu yapan Sevinç, çocukların güvenli ortamlarda büyümesinin toplumun geleceği açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Bu tür farkındalık konferanslarının farklı ilçelerde ve eğitim kurumlarında da sürdürüleceğini dile getirdi. Toplumsal duyarlılığın artmasının, erken müdahale açısından belirleyici olduğuna işaret etti.

“Zorba–Mağdur–Tanık” Üçgeni Üzerinden Psikolojik Analiz
Psikolog Seyran Kurnaz sunumunda akran zorbalığının psikolojik temellerini “zorba–mağdur–tanık” üçgeni üzerinden ele aldı. Gerçek yaşamdan örneklerle desteklenen anlatım, salondaki katılımcıların dikkatini topladı. Çocuklar arasında gelişen davranış kalıpları mini canlandırmalarla somutlaştırıldı. Böylece akran zorbalığının yalnızca mağdur üzerinde değil, olaya tanıklık eden çocuklar üzerinde de kalıcı etkiler bıraktığı vurgulandı.
Kurnaz, özellikle okul çağındaki çocuklarda görülen dışlama, alay etme ve fiziksel ya da dijital şiddet davranışlarının erken dönemde fark edilmesi gerektiğini belirtti. Tanık konumundaki çocukların sessiz kalmasının da sürecin bir parçası olduğuna dikkat çekerek, ailelerin ve öğretmenlerin bilinçli gözlem yapmasının önemini anlattı. Akran zorbalığı ile mücadelede psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Okuldan Sosyal Medyaya Uzanan Şiddet Zinciri
Davranış Bilimleri Uzmanı Filiz Çınar ise akran zorbalığının yalnızca okul ortamında değil, sokakta ve özellikle sosyal medya platformlarında giderek artan bir şiddet biçimi olarak karşımıza çıktığını söyledi. Dijitalleşmeyle birlikte zorbalığın sınır tanımadığını belirten Çınar, çevrim içi ortamlarda yapılan psikolojik baskının etkilerinin çoğu zaman daha derin olduğunu kaydetti.
Akran zorbalığının nedenlerini bireysel, ailevi ve toplumsal boyutlarıyla değerlendiren Çınar, çözümün çok paydaşlı bir yaklaşımla mümkün olabileceğini dile getirdi. Eğitim kurumları, aileler, hukuk sistemi ve kamu kurumlarının iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini belirtti. Sorunun yalnızca gençler arasında yaşanan bir çatışma olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çınar, yapısal ve sürdürülebilir politikaların önemine dikkat çekti.
Emniyet Birimlerinden Bilgilendirme
Konferansta Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şubesi görevlileri de kısa sunumlar gerçekleştirdi. Akran zorbalığı vakalarında emniyet birimlerinin yaklaşımı, koruyucu ve önleyici çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verildi. Özellikle dijital ortamda yaşanan zorbalık vakalarında ailelerin nasıl bir yol izleyebileceği konusunda açıklamalar yapıldı.
Öğretmenler, iş insanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği program, katılımcılar tarafından hem eğitici hem de düşündürücü bulundu. Programın sonunda yeniden söz alan Ramazan Sevinç, akran zorbalığı konusunda farkındalık çalışmalarının artarak süreceğini ifade etti.
Yetkililer ve katılımcılar, çocukların güvenli bir sosyal çevrede büyümesi için bu tür organizasyonların önemli bir adım olduğunu vurguladı. Akran zorbalığıyla mücadelede toplumsal iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği mesajı, konferansın ortak noktası olarak öne çıktı.



